alerjik.gen.tr https://www.alerjik.gen.tr Alerji, Alerji Hastalıkları, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, alerjik.gen.tr Sun, 19 Apr 2015 00:00:00 +0000 Mon, 09 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Polen Alerjisi Olan Polen Yiyebilirmi https://www.alerjik.gen.tr/polen-alerjisi-olan-polen-yiyebilirmi.html Fri, 19 Oct 2018 00:55:11 +0000 Polen alerjisi olan polen yiyebilirmi, Polenler, aynı tür bitkilerin döllenebilmesi için havaya saldıkları arılar ve rüzgarlarla etrafa yayılan, değişik ağırlık ve çaplardaki küçük parçacıklardır. Polen alerjisinde e Polen alerjisi olan polen yiyebilirmi, Polenler, aynı tür bitkilerin döllenebilmesi için havaya saldıkları arılar ve rüzgarlarla etrafa yayılan, değişik ağırlık ve çaplardaki küçük parçacıklardır. Polen alerjisinde en önemli polen türleri kızılağaç, huş ağacı ve fındık ağacı tarafından üretilmektedir. Ayrıca tüm çimen türleri, pelin, çayır otları ve meyve bahçeleri gelmektedir. Küf mantarlarının üreme organları, polenin neden olduğu rahatsızlıklara benzer rahatsızlıklar verebilir. Polen alerjisine, tıpta mevsim alerjik rinit veya halk dilinde saman nezlesi olarak adlandırılır.

Polen nefes yoluyla solunum yolumuza yerleşir. Polen saç, cilt ve gözlerimize de yerleşir. Bu, birçok kişi için sorun yaratmaz. Alerjik olan kişilerde bağışıklık sistemi harekete geçer, burunda ve gözlerde iltihaplanma belirtileri görülür. Vücudumuz, polendeki proteinlere tepki gösterir ve hapşırmaya, burun akıntısına, gözlerde kaşıntıya, rahatsızlığa neden olan histamin ve iltihap yaratan maddeler salgılamaya başlar. Polen alerjisi 5-40 yaş arasındaki kişilerde görülür ve bu hastalığa yakalananların giderek arttığı görülmektedir.

Polen, yılın belli zamanlarında havada çok büyük miktarda bulunmaktadır. Polenin en yaygın kaynakları, bahar mevsiminde ağaçlar, yaz sonunda çimenler ve pelinlerdir. Çimen ve pelin polenleri birkaç yüz metreden mesafelere yayılırken, ağaç polenleri kilometrelerce uzaklığa yayılabilir. Sahil ve yüksek kesimlerde, dağlık kısımlarda daha az polen vardır. Arıların topladıkları polenler zengin mineralli, protein ve vitamin deposu olan bir besine dönüşür. Buna da arı poleni denir. 

Polen alerjisi olan kişilerin arı poleni alerjisi olma olasılığı yüksektir.

Arı poleni faydalı bir besindir. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi, enerji vermesi ve dayanıklılık gibi kullanım nedenlerinin başında gelmektedir. Basit bir test sayesinde, rahatlıkla kullanmanız mümkündür. Standart olarak yapılan polen testleri sayesinde arı poleni alerjisi öğrenilebilir. Eczanelerde polen alerjisini test edecek haplar bulunmaktadır. Bir diğeri ise, bir polen tanesini dilinize alın ve dilinizde tamamen çözülmesini bekleyin. Zaten kana hızlı bir şekilde karışacaktır. Eğer bir belirti görülmezse dozajı arttırarak bir çay kaşığı poleni tüketin. Eğer alerji belirtileri oluşmamışsa normal olarak poleni tüketebilirsiniz.

Arı poleni alerjisi sıklıkla deri döküntüsüne ve kaşıntıya sebep olur. Göz çevresi, hassas bölgelerdeki kızarıklık ve kaşıntı şeklinde kendini gösterir. Ender olarakta nefes alma ritim bozukluğu ve solunum güçlüğü görülebilir. Bu durumda önem verilmesi gerekli olan Polen alerjisi olan polen yiyebilirmi sorusundan çok, alerjiniz varsa verdiğiniz tepkimenin şiddetidir. 

Polen alerjisi olan polen yiyebilirmi; Arı poleni alerji testi yapılmış olunsa bile, hamilelerin ve bebek emziren annelerin arı poleni yemesi önerilmemektedir. Ayrıca bir hastalık tedavisi görenlerin, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullananların, arı poleni kullanımları sakıncalıdır. Bu durumda mutlaka bir doktor onayı alınması gerekmektedir.
]]>
Çimento Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/cimento-alerjisi.html Fri, 19 Oct 2018 04:39:21 +0000 Çimento Alerjisi, Çimento ile çalışılan iş kollarında, en çok solunum yolları çimento alerjisi ile ilgili olarak alerjik mesleki hastalıklarına rastlanır. Havada uçuşan tozlar ile birlikte, mikro makro klima Çimento Alerjisi, Çimento ile çalışılan iş kollarında, en çok solunum yolları çimento alerjisi ile ilgili olarak alerjik mesleki hastalıklarına rastlanır. Havada uçuşan tozlar ile birlikte, mikro makro klimatik iş yeri ortamı bu hastalıkların en önemli sebeplerini teşkil eder.

Çimento Kaynaklı Alerji Ve Hastalıklar

Çoğunlukla episemi ile beraber görülen kronik bronşit, bu iş kollarında en çok görülen solunum yolu rahatsızlığıdır. 1940’ lı yıllarda dahi krom solüsyon testi ile ortaya çıkartılabilen çimento egzamasına sebep olduğu zannediliyordu. Krom tuzları, deride mevcut olan, proteinler ile birleşip alerjik bir durum ortaya çıkarır. Bütün bunlarla beraber çimentonun alkali bir toz olması dermatit hastalığına sebep olmaktadır.

Normal Portland çimento, serbest silis taneciği içermediğinden silikoz hastalığına neden olmaz. Fakat asitlere karşı dayanıklılık gösteren çimento türleri, serbest silis tanecikleri içerdiği için, maruz kalındığında mutlaka silikoz hastalığına yakalanma tehlikesini beraberinde getirir.
Silis tanecikleri, taş ocaklarında çalışan insanların en çok karşılaştıkları tozdur. İçinde silis maddesi bulunan taşlar kırıldığı zaman, parçalanıp, ufalandığı zaman solunabilir silis tozları meydana gelir. Bu işlemler yapıldığında, dibe doğru derin çukur açılır ve bunun içinde, ister elle olsun isterse büyük makineler aracılığıyla olsun, toprak kazılır. Bu esnada ortaya çok fazla miktarda silis tozu çıkar. Bu tozların solunması cidden çok tehlikelidir.

Belirli bir süre bağlı olarak bu toza maruz kalındığında, silikoz adı verilen bir tip pnömokonyo gelişir. Tüberküloz, akciğer kanseri  ve artrit gibi otoimmün rahatsızlıklara da sebep olur. Silis tozu, toprak yeni kazıldığı vakit çok daha tehlikeli olur. Daha önce ortaya çıkan ve bir yerde kalmış olan silis tozunun tekrar solunması, yeni kazılan taşlardan meydana gelen, taze tozun solunması kadar tehlikeli olmaz. Bazı çimento türleri içeriğinde, diatoma toprağı (beyaz pekmez toprağı) ve sünger taşı bulundurur. Diatoma toprağı ısıtıldığı zaman amorf silis, kristobalite dönüştüğünden muhtemelen tehlikeli olur.  Kristobalit, kuvarstan daha patojenik bir kristaldir. Bu kristal konkomitan tüberküloz hastalığına sebep olabilir.

Çimento Alerjisi Ve Hastalıklarından Korunma Yolları: yukarıda sayılan çimento alerjileri ile çimentodan kaynaklanan hastalıklardan korunmanın başında, çimento tozlarının bulunduğu ortamlarda çok uzun süreli kalınmaması, basit güvenlik önlemlerinin uygulanması, rutin olarak sağlık kontrolleri yaptırılması geçici ve kalıcı hastalıkların önüne geçilmesinde etkili olacaktır. 

]]>
Bebeklerde Ceviz Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-ceviz-alerjisi.html Fri, 19 Oct 2018 16:24:48 +0000 Bebeklerde Ceviz Alerjisi, Ceviz, bol miktarda protein, omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini ve lifleri içinde bulunduran bir kuruyemiştir. Damar ve kalp sağlığını korumada yardımcı rolü oynar. Antidepresan özelliği de bulunur. Beyi Bebeklerde Ceviz Alerjisi, Ceviz, bol miktarda protein, omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini ve lifleri içinde bulunduran bir kuruyemiştir. Damar ve kalp sağlığını korumada yardımcı rolü oynar. Antidepresan özelliği de bulunur. Beyin gelişimine oldukça faydası da vardır. Fakat bazen işler beklediğimiz gibi gitmez ve çok etkili bir alerjik reaksiyonla karşı karşıya kalabiliriz. Özellikle ceviz alerjisi bebeklerde oldukça sık rastlanan bir alerji türüdür. Alerji türlerinin bazıları geçici diye tabir ettiğimiz kısa vadeli türlerdir. Ama ceviz alerjisi başta olmak üzere, kuru yemiş alerjileri kalıcı olabiliyorlar. Bazen kalıcı hasarlara da yol açabilirler. En önemlisi de ölümlere bile yol açabilmesidir. O yüzden alerjiler önemsenmeli ve gerekli tedbirler muhakkak alınmalıdır. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülen ceviz alerjisinin belirtilerini, bir kaç maddeyle anlamamız mümkün olabilir. Belirtiler, bebeğinizde varsa mutlaka doktora götürülmelidir. 

Bebeklerde Ceviz Alerjisi Reaksiyonları
  • Gözlerin sulanması ve göz kapaklarının şişmesi
  • Ciltte şişme,ayak ve ellerde kızarıklık,kuruluk ve pul pul dökülmeler
  • Kusma, bulantı ve karın ağrısı
  • Ağzın kaşınması, dudaklarda ve dilde şişlik oluşması
  • Tansiyonun düşmesine bağlı bayılmalar, halsizlik
  • Nefes almada zorluk, hapşırma, öksürme, burun tıkanması yada tam tersi burun akması
  • Ceviz yedikten sonra bebeğinizde yada çocuğunuzda farklılık hissetme örneğin, hızlı nabız veya yavaş nabız, kusma, bulantı, bilinç kaybı gibi..
Bebeklerde Ceviz Alerjisi, yukarıda belirtilen maddelerden birkaçı veya hepsi ceviz alerjisinin muhtemel olduğunu göstermektedir. Tabii kesin olmamakla birlikte, yinede emin olmak için bir çocuk doktoruna başvurmanız en doğrusu olacaktır. 

Bebeklerde ceviz alerjisinin olup olmadığını anlamak için, deri ve kan testi yaptırmanız yeterli olacaktır.Ceviz alerjisini durdurmak için en etkili yöntem, içinde ceviz bulunan hiçbir şey tüketmemektir. Bilmeden tüketildiği taktirde hemen doktora başvurmak gerekir. Aileden birinde ceviz alerjisi olan bir kişi varsa, çocuklarda ortalama 5 ile 10 yaş arasında olma olasılığı, %15-25 arasındadır. 
]]>
Çölyak Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/colyak-alerjisi.html Sat, 20 Oct 2018 01:10:23 +0000 Çölyak alerjisi, vücudun glüten içeren gıdaya karşı gösterdiği bir çeşit reaksiyondur. Pek çok insan çölyak glüten içeren gıdalara karşı alerjisi olduğu halde bu durumun farkında dahi değildir. Glüten ise çoğu Çölyak alerjisi, vücudun glüten içeren gıdaya karşı gösterdiği bir çeşit reaksiyondur. Pek çok insan çölyak glüten içeren gıdalara karşı alerjisi olduğu halde bu durumun farkında dahi değildir. Glüten ise çoğu üründe bulunduğundan çölyak alerjisi olduğu halde bu ürünlerin tüketimine devam edilir. Çölyak alerjisinin pek çok belirtisi bulunmaktadır. Çölyak alerjisi diğer hastalıklar gibi bir iki haftada tedavi edilebilir bir hastalık değildir. Bu alerjik bünye ile yaşamak zorunda kalan insanların uygulayacağı diyet programları sayesinde hastalığın etkilerinin azaltılması mümkündür. 

Çölyak alerjisi belirtileri nelerdir

Çölyak alerjisinin yetişkinlerde en bilinen belirtileri ishal, karın ağrısı, kilo verme, şişkinlik hissidir. Hastalığın ilerleyen evrelerinde belirtilerde ağırlaşmaktadır. Diğer belirtilere ilave olarak anemi, karaciğer enzimlerinin bozulması, bir takım kemik hastalıkları, cilt rahatsızlıkları yaşandığı gözlemlenmektedir. Ayrıca alınan gıdalardaki vitamin ve proteinlerin emilimi gerçekleşmediğinden vitamin ve mineral eksiklikleri de baş gösterebilir. Bu vitamin ve protein eksikliklerine bağlı olarak da ağız içinde geçmeyen yaralar, tırnak kenarlarında soyulma ve tırnak kırılmaları yaşanabilir  Çocuklardaki en belirgin belirtisi ise sürekli ishal hali, anemi ve gelişim yavaşlığıdır. Hayat standartını oldukça etkileyen çölyak alerjisi ile mücadele edebilmek için öncelikle çeşitli tetkikler sayesinde bu hastalığın tam olarak tanısının konulabilmesi gerekmektedir. Hastanın durumuna göre kan tahlillerine ilave olarak endoskopi ve bağırsak biyopsisi dahi istenebilir.

Çölyak alerjisi ile mücadelede yapılması gerekenler:
  • Çölyak alerjisi olan hastaların ilk  önce çok büyük irade göstermeleri gerekmektedir. 
  • Çölyak alerjisi için önerilen diyete uyulmaması halinde ilerleyen yıllarda hastaları büyük hastalıklar beklemektedir. Bu hastalıkların başında, bağırsak kanseri, şizofreni gibi hastalıklar gelmektedir. Eğer hastalık ilerleme göstermiş ise diyete ek olarak ilaç tedavisine başlanılması gerekebilir. Ayrıca çölyak alerjisi olan hastalar beslenme kısıtlaması ve bağırsaklarındaki sıkıntı nedeniyle vitamin ve protein eksikliği yaşayabileceğinden doktor gözetiminde olmak şartıyla ilave olarak vitamin, kalsiyum içeren ilaçlar kullanabilirler.
  • Glüten içermeyen gıda sektörü artık geliştiğinden hemen hemen her ürünün alternatifi bulunmaktadır. Ürün alımında glüten içermez ibaresinin bulunmasına dikkat edilmelidir.
  • Özellikle çölyak alerjisi olan çocuğa sahip olan bireylerin görevleri de oldukça ağırdır. Çocuğun sürekli yanında olamayacaklarından çocukların bu ürünlerle ilgili yeterince bilinçlendirilmesi ve beslenme şeklinin hayat standartı haline getirilmesine katkıda bulunması gerekmektedir. Anneler evde hazırlayacakları gıda maddeleri ile de çocuklara bu konuda daha fazla yardımcı olabilirler. 
  • Çölyak alerjisi olan bireylerin simit, unlu tatlılar, tahıllar, tahıl türevler, çikolata, çay kahve, salam, sosis, tarhana, bisküvi, makarna, patates, fasulye gibi ürünlerden uzak durmaları gerekmektedir.
]]>
Kaşıntı https://www.alerjik.gen.tr/kasinti.html Sat, 20 Oct 2018 10:32:24 +0000 Kaşıntı, tıp alanındaki ismi ''pruritus'' dur. Vücudun tümünde veya sadece belirli bir bölgesinde hissedilen bu inatçı kaşıntılar çok sinir bozucu bir seviye gelebilir. Bazı durumlarda ise kaşıntı ile beraber kabartı ve Kaşıntı, tıp alanındaki ismi ''pruritus'' dur. Vücudun tümünde veya sadece belirli bir bölgesinde hissedilen bu inatçı kaşıntılar çok sinir bozucu bir seviye gelebilir. Bazı durumlarda ise kaşıntı ile beraber kabartı veya kızarıklık gibi başka belirtilerde olabilir. Böcek ısırıkları, bağırsak parazitleri, egzama benzeri cilt rahatsızlıkları, mantar enfeksiyonu, alerjik reaksiyonlar, sistematik rahatsızlıklar veya hormonel farklılıklar kaşıntının başlıca sebepleri arasında yer almaktadır. Tiroit bezi, bağışıklık sisteminde oluşan anormallikler, karaciğer ve böbrek rahatsızlığı bütün vücutta genel bir kaşıntıya yol açmaktadır. Kurdeşen dökmek veya isilik de en bilindik kaşıntı nedenleridir. Çeşitli birçok olayda kaşıntının altında yatmakta olan hastalık tedavi edildikten sonra kaşıntı da ortadan yok olur. Ayrıca cildi kaşındıracak tür de kıyafetler giyinmemek, soğuk su ile banyo yapmak, soğuk kompres yapmak, parfümsüz cilt bakımı  ürünleri kullanmak, kaşıntı olan yere kalamin losyonu sürmek yada cildi devamlı nemli tutmak birazda olsa rahatlama sağlar. Tüm bunların yanı sıra steroidli veya antihistaminik kremler kullanmak kaşıntı tedavisi için kullanılmakta olan ilaçlarında çok faydası olur. 

Kaşıntı Nedenleri

Kuru Cilt: Ciltte yalnızca kaşıntı var ise ve bu belirtiye döküntü şeklinde başka bir anormal durumda eşlik etmiyor ise bu durum genelde cilt kuruluğundan olur. Aslında ilerleyen yaş ile beraber cildin kuruması da son derece normal bir durumdur. Ancak kaşıntı işin içerisine girdiğinde dış nedenlerde etki etmekte olabilir. Çok sık banyo yapmak, havada nem seviyesinin çok düşük olması, klorlu su kullanmak, uzun müddet klimaya maruz kalmak ve merkezi ısıtma gibi sebeplerden dolayı cilt kurur ve kaşıntıya yol açar. Bol, bol nemlendirici kremler kullanmayı ihmal etmemeniz gerekir. 

Alerji: Alerji sebebi ile ortaya çıkan kaşıntılar genelde cildin temas etmiş olduğu bazı cisimlere karşı tepki vermesi anlamına gelen ''alerjik egzaması'' sorumlu olur. Parfüm, nikel takılar, lastik eldivenler, dikenli bitkiler, sabun, kumaş boyası veya kozmetik ürünlerin içerisinde bulunan kimyasallar alerji durumunu etkilemektedir. Alerjilere karşı harekete geçmekte olan bağışıklık sistemi sebebi ile yanma hissinin de eşlik etmiş olduğu bir kaşıntı başlamaktadır. Saman nezlesi, astım veya egzamaya yatkınlığı bulunan kişilerin alerjik temas egzaması çok daha kolay bir şekilde gelişmektedir. Bunun tedavisi içinde ilk önce cildin nelere karşı tepki verdiği mutlaka tespit edilmesi gerekir. Cildi devamlı nemli tutmak ve anti-alerjik kozmetik ürünler kullanmanız rahatlama sağlamaktadır. 

Menopoz: Hormonal farklılıklar üstünüzde sanki karıncalar dolaşıyormuş gibi vücutta genel bir kaşıntıya yol açmaktadır. Bunun sebebi ile alakalı en önemli teorilerden birsi de dalgalanan hormon seviyesinin ciltte bulunan sinir uçlarını etkilediği yönündedir. Beslenmenizde omega üç yağ asitleri içeren besinlerde uzak durmalı ve bol, bol su içerek cildin kurumasını engelleyin, sigara içmeyin, stresten ve güneş ışınlarından uzak durun, uykunuzu almaya dikkat edin bunlar kaşıntıyı durdurmada yardımcı olmaktadır. 

Enfeksiyonlar İle Cilt Hastalıkları: Su çiçeği, egzama, sedef rahatsızlığı, kepek, bit, uyuz, kurdeşen ve mantar gibi çeşitli birçok cilt rahatsızlığının belirtisi içinde kaşıntı da mutlaka vardır. Cilt rahatsızlıkları sebebi ile ortaya çıkan kaşıntılar da ise kaşıntı belirli bir alanı etkiler ve kaşınan bölgelerde kabartı, kırmızı renkli lekeler, pullanma veya deri tahrişi olur. Kaşıntı ile beraber deri üstünde bu tür anormal durumlar olduğunda hemen doktora giderek rahatsızlığın ne olduğunu araştırmak yapılması gereken ilk şeydir. Cilt rahatsızlığı için uygulanacak olan tedavi kaşıntıyı da gidermektedir. 

İlaçlar: Antibiyotik, penisilin, ağrı kesiciler, aspirin veya mantar ilaçları gibi alınan birtakım ilaçlar kaşıntı ile döküntüye yol açar. Kullanılan bu ilaçlar vücuda girmiş olan yabancı kimyasal maddeler o]]> Sigara Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/sigara-alerjisi.html Sat, 20 Oct 2018 12:00:08 +0000 Sigara alerjisi, sigara içmenin görünen en başlı rahatsızlığı astım olan kronik bir hava yolu rahatsızlığıdır. Bununla birlikte bilinen hastalıkların yanında bilinmeyen bazı problemler de eklenerek bronşial hastalıkla Sigara alerjisi, sigara içmenin görünen en başlı rahatsızlığı astım olan kronik bir hava yolu rahatsızlığıdır. Bununla birlikte bilinen hastalıkların yanında bilinmeyen bazı problemler de eklenerek bronşial hastalıklara neden olabilir.  Sigara içen bireyler hava yolları ile havada bulunan zararlı toksikleri vücuda alır. Böylelikle bu bireylerde akciğer iltihabı meydana gelir. Vücutta hem astım hem de akciğer iltihabının olması kalıcı rahatsızlıklara neden olabilir. Aktif içicilerde hava yolu duvarında hücre iltihabı, balgam gibi rahatsızlıklara çok sık rastlanmaktadır. Pasif sigara içicilerinde görünen rahatsızlıklar nefes darlığı, öksürük, hırıltı, bronşit gibi hastalıklardır. Zamanla astıma dönüşmesi  karşılaşılabilecek muhtemel bir problemdir. Aynı zamanda akciğer solunum testlerinde de bazı bozukluklar çıkabilmektedir. Bu gibi problemlerle karşılaşmamak için yapılan uyarıları dikkate almalı ve kurallara uymaya özen gösterilmelidir. Sigara alerjisinin yetişkin insanlarda da görülmeye başlanması ile bazı kanunlar ile önüne geçilmeye çalışılmıştır. 


Pasif sigara içenler ve alerjik sigara kullanıcıları arasındaki fark,

Pasif sigara içiciler ile alerjik sigara kullanıcılarına yönelik yapılan bir araştırmada pasif sigara içimi ile alerjik duyarlılık ve alerjik rinit görülme sıklığı arasında olumlu bir bağlantı olduğu görülmüştür. Pasif içicilerde sigara alerjisine bağlı olarak oluşan şikayetler göz kızarması, ani öksürük, hapşırma, yanma vs. gibi problemlerdir. Bu alışkanlıklar kadınlarda gebelik ve bebeğin gelişim sürecinde kalıcı rahatsızlıklara neden olmaktadır. Sigara alerjisinin bir diğer adı Buerger Hastalığıdır. Türk dilinde budama hastalığı olarak ta adlandırılır. Parmak, ayak, bacakların kesilmesi yani budama gibi bir işlem yapılması sonucu bu ismi alır. Sigara dumanında elliye yakın kansere sebep olan maddeler bulunmaktadır. Gerek dünyada gerekse Türkiye'de erken ölümlerin sebeplerinin başında gelir. 
]]>
Momecon https://www.alerjik.gen.tr/momecon.html Sun, 21 Oct 2018 11:30:00 +0000 Momecon, İlacın etken maddesi  "mometazon furoat"tır. Piyasada krem ve losyon formunda bulunabilmektedir. Cilt yüzeyine uygulanan kortikosteroid ilaçlardan olan momecon krem ya da losyon, kızarıklık, şişliklere ve iltihaplara Momecon, İlacın etken maddesi  "mometazon furoat"tır. Piyasada krem ve losyon formunda bulunabilmektedir. Cilt yüzeyine uygulanan kortikosteroid ilaçlardan olan momecon krem ya da losyon, kızarıklık, şişliklere ve iltihaplara yol açan kimyasal maddelerin tesirini azaltma konusunda oldukça önemli bir konumda yer almaktadır. Bunların yanı sıra çeşitli alerjik reaksiyonlar, sedef ve egzama hastalıklarının sebep olduğu problemleri momecon krem ile yok etmek olağandır. Egzama, sedef hastalığı ve alerjik durumlar sebebiyle ortaya çıkan kaşıntılar ve iltihaplanmalar momecon ile giderilebilir.

Momecon kullanım alanları: Çeşitli cilt rahatsızlıklarında etkili olan momecon, tanısı konan cilt sorunları konusunda etkilidir. Özellikle alerjik sebepli cilt problemlerini kolayca ortadan kaldırılabilmektedir.

Birtakım nedenlerden dolayı ciltte meydana gelen kızarıklıklar, şişikler ve iltihaplanmalar momecon krem ya da losyonunun uzman olduğu cilt sorunları arasında yer alır. Bu tür problemlere neden olan maddelerin etkisini azaltan momecon, düzenli bir kullanım ile etkili neticelerin ön plana çıkmasını sağlar. Ayrıca cilt yüzeyinde görülen iltihaplanma ve kaşıntı sorunları için momecon önerilen ilaç olarak karşımıza çıkar.

Şeker hastalığı bulunan bireylerin de uzmanı bilgilendirmesi önemlidir. Cildin emeceği ilaç kandaki ve idrardaki glikoz seviyesinin yükselmesine sebep olur. Kortikosteroid ilaçlar çoğunlukla kan ve idrarda bulunan glikoz seviyesini artırmaya meyillidir. Bu nedenle ilaç kullanılmadan önce kesinlikle hekime bilgi verilmesi gerekir.

Momecon nasıl kullanılır: Momecon krem kullanılmaya başlamadan önce ellerin dezenfekte edilmesi gerekir. Bunun yanında momecon ellerin üzerinde bir yere uygulanacaksa ellerin uygulama sonunda yıkanmaması gerekirdir. Uygulama esnasında krem tedavi edilecek olan kısma ince bir tabaka biçiminde sürülür ve hafif dokunuşlarla cildin ilacı emmesi sağlanır. Bunun ardından ilacın uygulandığı kısım herhangi bir bandaj veya bez parçası ile sarılmaz. Ayrıca ilaç bacak veya kol bölgelerine uygulandığında dar ve sıkı elbiseler giyilmemesi önerilir. Uygulandığı yerin herhangi bir giysi veya bandaj ile baskıya uğraması ilacın sağa sola dağılarak gereken iyileşmenin gecikmesine neden olabilir.

İlaç kullanılımı sürecinde en az 2 hafta içerisinde pozitif etkiler görülmüyorsa uzmana başvurulması gereklidir. Bireyin tedavi süreciyle ilgili uzmanı bilgilendirmesi ve yeni bir tedavi planlaması yapılması gereklidir.

Momecon yan etkileri: Momecon krem ya da losyon kullanımında görülen yan etkiler çoğunlukla cilt ile yakından ilgilidir. Çoğunlukla karşılaşılan yan etkiler yüz, dudaklar, dil ve boğazda şişme ve nefes alma güçlüğü görülür. Bununla birlikte ilacın, uygulanan bölgede cildin yüksek oranda tahriş etmesi de mümkündür. Bu belirtiler görülünce ilaç hemen kesilip uzmana müracaat edilmelidir.
]]>
Propolis Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/propolis-alerjisi.html Sun, 21 Oct 2018 17:21:08 +0000 Propolis Alerjisi, Bilinen hiçbir zararı olmayan propolisin antibiyotik, antifungusid ve antiseptik özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeplerden dolayı da diş hastalıkları, solunum sistemi, ve çeşitli birçok rahatsızlıklar Propolis Alerjisi, Bilinen hiçbir zararı olmayan propolisin antibiyotik, antifungusid ve antiseptik özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeplerden dolayı da diş hastalıkları, solunum sistemi, ve çeşitli birçok rahatsızlıkların tedavisinde ek ürün olarak propolis kullanılır. Arıların yapmış olduğu propolis doğal bir madde olduğundan dolayı alerji haricinde başka hiçbir zararı yoktur. Alerji dışında tam tersine vücuda faydası vardır. Çok güçlü bir antioksidan olduğundan dolayı kullanılan kişilerin çok dikkatli olması gerekir. İçinde çeşitli birçok vitamin ile mineral vardır. Ayrıca antiromatizmar etkisine sahip olan propolis adeta kişilere sağlıklı bir hayatın kapılarını aralar. Propolis daha önceki yıllarda sadece mısır halkı tarafından çok kullanılırdı. Mısır halkı propolisi sıcaklığın üstünde eriterek mumya yapımında kullanılırlardı. Günümüzde artık propolis çeşitli birçok hastalıktan kurtulabilmek ve şifa bulmak için kullanılmaktadır.

Propolis Alerjisi

  • Alkol ile beraber propolis alan kişilerde kusma ile mide bulantısı olur.
  • Bal gibi arı ürünlerine karşı alerjisi olanlarda propolis sağlık bakımından oldukça zararlı olur.
  • Emzirme ile hamile döneminde alınmaması gerekir.
  • İki yaşının altında olan bebek yada çocuklara propolis verilmemesi gerekir.
  • Kimyasal ilaç alan kişilerde propolis kötü sonuçlara sebep olur. Propolis almadan ilk önce mutlaka doktora danışması gerekir.
  • Özellikle de astım hastası olan bireylerin propolis almadan önce kesinlikle doktora gitmeleri gerekir. 
  • Oldukça hassas bir vücut yapısına sahip olan bireylerin almaması gerekir. Propolis almanız durumunda deride döküntü, vücutta kızarıklık, kaşıntı ve var ise hiç zaman kaybetmeden size en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gerekir. Bunlar alerji belirtisidir.
]]>
Ceviz Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/ceviz-alerjisi.html Sun, 21 Oct 2018 18:41:11 +0000 Ceviz Alerjisi; Ceviz, Juglandaceae ailesine bağlı bir ağaç türüdür. Tatlılar, pastane ürünleri, dondurma ve yumuşak peynirler vb. birçok gıda ceviz içerebilmektedir. Bağışıklık sistemlerimiz kimi besinlerde bulunan protein Ceviz Alerjisi; Ceviz, Juglandaceae ailesine bağlı bir ağaç türüdür. Tatlılar, pastane ürünleri, dondurma ve yumuşak peynirler vb. birçok gıda ceviz içerebilmektedir. Bağışıklık sistemlerimiz kimi besinlerde bulunan proteini zararlı olarak algılayıp, tepki göstermesiyle alerjik bir durum meydana getirmektedir. Cevizde günümüzde besin alerjisine neden olan yiyeceklerdendir. Genel olarak bebeklerde ve çocuklarda daha sık rastlanmaktadır. Ceviz alerjisi yaşam boyu devam etmektedir. Ciddi belirtilere de yol açabilmektedir. Kimi zaman ölümcül olduğu bile görülmüştür.

Ceviz Alerjisi Belirtileri;
  • Ellerde, ayaklarda ve yüzde kızarıklık,
  • Ağız, dil ve dudaklarımızda kaşıntı ve şişlik oluşması,
  • Karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve ishal,
  • Gözlerde yaşarma, göz kapaklarımızda şişme,
  • Kan basıncında düşüş, bayılma, sersemlik hissi,
  • Ceviz tüketimi sonrasında kusma, bulantı, zayıf ve hızlı nabız, nefes almakta zorlanma, zihin bulanıklığı ve bilincinizde kayıplık vb. anafilaksi belirtiler yaşamanız durumunda acil olarak tıbbi bir yardım almanız önem taşımaktadır.

Ceviz Alerjisi Nasıl Geçer; 

Ceviz alerjisini önlemek için et kesin çözüm ceviz tüketimini durdurmaktan geçer. İçerisinde ceviz bulunan yiyeceklerden de uzak durmak sizin için faydalı olacaktır. Lakin eğer alerji belirtilerinden herhangi biri üzerinizde oluşmuş ise doktorunuza danışmanız önemlidir. Ceviz yoluyla daha ciddi alerjik reaksiyon veya anafilaksi ortaya çıktıysa adrenalin enjeksiyonu kullanılması yarar sağlar.
]]>
Sabun Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/sabun-alerjisi.html Mon, 22 Oct 2018 01:09:36 +0000 Sabun alerjisi, tıbbi olarak kimyasal alerjiler gurubuna girmektedir. Her ne kadar böyle bir alerjen madde bulunsa bile günümüzde insanlarda sabun alerjisi çok az görülen bir durumdur. Bazı insanlarda ortaya çıkarak çok ciddi belir Sabun alerjisi, tıbbi olarak kimyasal alerjiler gurubuna girmektedir. Her ne kadar böyle bir alerjen madde bulunsa bile günümüzde insanlarda sabun alerjisi çok az görülen bir durumdur. Bazı insanlarda ortaya çıkarak çok ciddi belirtilere neden olan sabun alerjisi özellikle son zamanlarda daha da yoğunlaşmış olarak ortaya çıkan ve farklı maddelerden yapılan sabunlardan kaynaklanmaktadır. Aslında sabun alerjisinin en büyük bölümü direk olarak sıvı sabunlardan kaynaklanmaktadır. Sıvı sabunlarında günümüzde yaygın olarak kullanılması nedeniyle sabun alerjisinin görülmesi de artış göstermiştir. Bu nedenle özellikle çocukların içeriği belli olmayan sabunlardan uzak tutulması gerekmektedir. Sabun alerjisi sadece çocuklar özgü bir durum değildir. Bu nedenle herkesin bu duruma dikkat etmesi gerekmektedir. Öyle ki daha önceden de sabun kullanan insanlarda bu durum aniden ortaya çıkabilir. Çünkü günlük olarak gidilen yerlerde kullanılan farklı sabunlar, farklı içerikleriyle alerjik sorunlara neden olabilir. Sabun alerjisi, her zaman sabundan kaynaklanmayabilir. Bu durumlarda kıyafetlerin yıkandığı deterjan kalıntıları da vücutta alerjik durumlara neden olabilir. Özellikle kıyafetleri iyi bir şekilde durulanmayan kişide sabun alerjisi farklı belirtiler gösterebilir. Kişide meydana gelen sabun alerjisi sabunun tüketilen bir madde olmaması nedeniyle direk olarak cildinde belirtilere neden olmaktadır. Bu nedenle iç organlarda herhangi bir alerji belirmeyebilir. Fakat sabunun kokusu da bazen alerjiye neden olabileceği için akciğerlerde ve solunum yollarında da alerjik belirtiler ortaya çıkabilir. 

Sabun alerjisi belirtileri:

Ciltte kızarıklık: Özellikle sabunun temas ettiği yerler ve bu bölgelere yakın yerlerde oluşan kızarıklıklar sabun alerjisi sorununun en büyük belirtisidir. Bu kızarıklıklar kişinin bağışıklık sistemine göre ve alerjiden etkilenme derecesine göre değişiklikler gösterebilir. Ciltte kızarıklık ciddi estetik problemlere neden olur.  

Kaşıntı: Daha çok kızarıklık probleminden hemen sonra ortaya çıkarak insanlarda belirtiler gösteren bu durum bazen çok şiddetli bir şekilde etkiler gösterebilir. Bu nedenle ciltte oluşan kaşıntı için önlem alabilirsiniz. Özellikle bölgeyi bol bol nemlendirmek ve yapılabilecek birçok tedaviyi yapabilirsiniz. 

Kabarma ve pullanma: Sabun alerjisi aşırı şekilde görülen insanlarda cilt üzerinde kabarma ve pullanma meydana gelecektir. Yaygın olarak görülen bu durum birçok alerji durumunda ortaya çıkmaktadır. Sabun alerjisi de cilt üzerinde etkiler oluşturduğu için bu sorun ortaya çıkar. 

Nefes daralması ve öksürük: Bazen sabunun kokusu bile insanlarda alerjik belirtilere neden olabilir. Özellikle sabuna aşırı duyarlı olan insanlarda bu şekilde nefes darlığı ve benzeri durumlar meydana gelmektedir. Bunun için sabunun kokusu kişide alerjinin ortaya çıkmasına neden olmaya yetecektir. 

Teşhis ve tedavi: Aslında bu şekilde oluşmuş olan alerji durumları için yapılabilecek ciddi işlemler bulunmamaktadır. Fakat bazı önleyici yöntemlerle sabun alerjisi sorununun ortaya çıkarmış olduğu problemler azaltılabilir. Bunun için öncelikle alerjik bir durum olup olmadığının teşhis edilmesi gerekmektedir. Bu durumlarda kişide yapılan bazı kan testleri sonrasında herhangi bir alerjik durumun söz konusu olup olmadığı ortaya çıkarılır. Teşhis sonrasında ciltteki tahribatın engellenmesi için merhemler ve ilaçlar kullanılarak tedavi gerçekleştirilir.
]]>
Fındık Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/findik-alerjisi.html Mon, 22 Oct 2018 10:52:34 +0000 Fındık Alerjisi, Fındık alerjisi en yaygın kuru yemiş alerjisi olarak bilinmektedir. Bağışıklık sistemlerimiz kimi besinlerde bulunan proteini zararlı olarak algılayıp, tepki göstermesiyle alerjik bir durum meydana getirmektedi Fındık Alerjisi, Fındık alerjisi en yaygın kuru yemiş alerjisi olarak bilinmektedir. Bağışıklık sistemlerimiz kimi besinlerde bulunan proteini zararlı olarak algılayıp, tepki göstermesiyle alerjik bir durum meydana getirmektedir. Bu durum alerjik reaksiyon belirtilerine de neden olabilecek histamin ve antikor gibi kimyasalların üretim sağlamasını tetiklemektedir. Eğer ki alerjiniz olduğunu düşünüyor iseniz kesinlikle fındık tüketmemeniz önerilmektedir. Günümüzde genel olarak çocukların %9'unda görüldüğü gözlenmektedir. Ve bu alerjisi fındık tüketimi sağladığınız andan itibaren 2 saat içerisinde belirginliğini göstermektedir. 

Fındık Alerjisi Belirtileri
  • Gözlerimizde alerjik konjonktivit oluşumu,
  • Karın ağrısı, mide bulantısı, gaz, ishal ve kusma durumları,
  • Öksürük ve burun akıntısı,
  • Dudaklarımızda, yüzümüzde veya dilimizde şişme,
  • Cildimizde kurdeşen ya da egzama,
  • Şiddetli alerjik reaksiyon (Anafilaksi),
  • Bunun dışında, göz yaşarması, astım benzeri belirtiler, karın krampları, şişkinlik, boğazımızda ve yüzümüzde yanma hissiyati da fındık alerjisinin diğer belirtileridir.
Fındık Alerjisi Nasıl Geçer; Bu alerjide alerjik reaksiyonlar belli bir zaman sonra kendiliğinden sona erebilmektedir. Lakin nadiren anafilaksi ismi verilen şiddetli reaksiyonlar oluşturabilmektedir. Bu reaksiyon tüm vücudunuzu etkilemektedir. Bilinç kaybı, bayılma ve hatta ölüme sebebiyet veren şiddetli bir reaksiyondur. Bu gibi bir durumda mutlaka tıbbi destek alınmalıdır. Epinefrin enjeksiyon denilen bir uygulama ile hasta yaşamına döndürmeye çalışılmaktadır. Alerjiniz olup, olmadığını öğrenmeniz için mutlaka hastanelere başvurmanız gerekmektedir. Belli bir takım testlerle alerjiniz olup, olmadığını öğrenebilirsiniz. Fındık alerjinizin tedavisi için kesinlikle fındık tüketmemeniz sizin açınızdan fayda sağlayacaktır. Fındık içeren çikolata, yaş pasta, gofret ve bisküvi gibi gıdalar size dokunabilecek gıdalar arasında yer almaktadır. 
]]>
Polen Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/polen-alerjisi.html Mon, 22 Oct 2018 19:21:34 +0000 Polen alerjisi, günümüzde başta çocuklar olmak üzere birçok kişide meydana gelen ve son derece ciddi rahatsızlıklar veren bir alerji türüdür. Tamamen burun içi hassasiyeti ile alakalı olan bu alerji türü ile sava Polen alerjisi, günümüzde başta çocuklar olmak üzere birçok kişide meydana gelen ve son derece ciddi rahatsızlıklar veren bir alerji türüdür. Tamamen burun içi hassasiyeti ile alakalı olan bu alerji türü ile savaşmak oldukça zordur. Çünkü birçok kişinin ilkbahar ve sonbahar ayını bu alerji türü berbata çevirmektedir. Bu nedenle polen alerjisi içingerekli önlemlerin erkenden alınması gerekmektedir. Tıbbi olarak kesin bir tedavisi olmaması nedeni ile ancak belirtilerin azaltılması için tedaviler yapılmaktadır.

Polen alerjisi, çocuklarda daha etkili bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Özellikle belirtileri çocuklarda çok daha yoğun bir şekilde gerçekleşmektedir. Özellikle bahar aylarında çiçeklerin açması ile ağaçlarda polen miktarı hatsafhaya çıkmaktadır. Bu durumlarda polen alerjisi olan kişiler ve çocuklar yavaş yavaş belirtilerle olumsuz etkilenmektedir.

Polen Alerjisi Belirtileri Nelerdir

  • Hapşırma sorunları polen alerjisinin ilk belirtileri arasındadır. Özellikle sabah vakitlerinde uykudan uyandıktan sonra hapşırma sorunları çok sık görülmektedir. Polen alerjisi olan kişi 10 kez ya da adha fazla kez ard arda hapşırır.
  • Kişi birkaç kez hapşırdıktan sonra nefes alıp verirken hırıltılar gelebilir. Nefes alıp verirken zorluklar çekebilir. Genellikle ileri dereceli polen alerjisi olan kişilerde görülür.
  • Nefes darlığı, halsizlik ve belli oranda yorgunluk sorunları baş gösterecektir. Bu biraz da uyknun tam alınamamasına da bağlanabilmektedir.
  • Burun içerisinde çok şiddetli kaşıntı meydana gelir. Bu kaşıntı burun içi ve geniz bölgelerinde de yaygın bir şekilde görülür. Bu nedenle öksürük ya da hapşırık gerçekleşir.

Polen Alerjisi Tanısı Nasıl Konur

Polen alejisinin teşhisi son derece kolaydır. Nedeni ise bu rahatsızlığın birçok kişide görülmesidir. Herkeste aynı belirtilere neden olduğu için bu durum hemen doktorlar tarafından anlaşılabilir. Öyle ki bu rahatsızlık için burun içerisine bakıldığında kızarıklık durumları doktorlar tarafından hemen fark edilebilmektedir. Bunun yanı sıra hala teşhis konulamamış ise iğne testleri yapılarak polen alerjisi olup olmadığı çok rahat bir şekilde anlaşılabilmektedir. Ancak genellikle iğne testine gerek kalmadan bu durum anlaşılabilmektedir.

Polen Alerjisi Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır

Polen alerjisini tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak yıl içerisinde sürekli tekrarlanan aşılar sayesinde polen alerjisinin tek belirtisini bile hissetmeden yılı geçirebilirsiniz. Bu aşılar reçete ile yapılabileceği için doktorunuzla görüşmeniz ve iğneleri temin etmeniz gerekmektedir. Doktorlar iğnelerin yanı sıra burun içi spreylerle sizi daha da rahatlatabilmektedir. Ancak bu rahatsızlık için herhangi bir müdahale yapılmaz ise bronşit ve astım gibi ciddi rahatsızlıklar zamanla ortaya çıkabilmektedir.

Bitkisel Tedavisi Var Mıdır

Polen alerjisi zaten bitkisel bir rahatsızlık olduğu için bitkilerle herhangi bir tedavi yapmak önerilmez. Ancak elma sirkesi ile yapılan bazı işlemler polen alerjisi üzerinde ciddi faydalar sağlamaktadır. Ayrıca bu uygulamanın hazırlanması da oldukça kolaydır. Bunun için yarım litre kadar su içerisine iki damla kadar elma sirkesi damlatmanız ve tüketmeniz gerekmektedir. Bu işlemi sürekli tekrarlarsanız çok faydası olacaktır.

]]>
Çikolata Alerjisi Kaşıntı https://www.alerjik.gen.tr/cikolata-alerjisi-kasinti.html Tue, 23 Oct 2018 06:28:15 +0000 Çikolata alerjisi kaşıntı, dünya genelinde bütün kişilerin özellikle de çocukların çok sevdiği ve severek yediği yiyeceklerin en başında yer alıyor. Çikolata yedikten sonra vücutta kırmızı benekler olması veya aşırı d Çikolata alerjisi kaşıntı, dünya genelinde bütün kişilerin özellikle de çocukların çok sevdiği ve severek yediği yiyeceklerin en başında yer alıyor. Çikolata yedikten sonra vücutta kırmızı benekler olması veya aşırı derecede kaşınmalar çıkması kişinin çikolata alerjisinin olduğu akla gelir. Aslında meydana gelen bu alerjinin sebebi çikolata değildir. İnsan bünyesi bazı yiyecekler karşısında çaresiz kalabilir. Vücut bu çaresizlik sonucunda alerji gibi reaksiyonlar ortaya çıkarır. Kişiler çikolata yediği zaman eğer vücudunda kırmızı benekler ve kaşıntılar çıkıyorsa bunun sebebi olarak çikolataya karşı savunma mekanizması zayıf demektir. Yine de bu duruma  direkt olarak çikolata alerjisi diyemeyiz. Çünkü çikolatanın içinde bir çok madde vardır. Eğer çikolata yedikten sonra bir çok şikayetler ortaya çıktı ise bunun altında yatan sebep olarak fındık, kakao, süt ve soyaya karşı alerjisi de olabilir. Kakao alerjisi kişilerde çok nadir olarak görülür. Fakat çikolata alerjisi çok daha yaygındır. Aslına bakarsanız çikolataya alerjisi olduğunu sanan kişiler aslında çikolatanın içinde bulunan bir yada birden fazla maddeye karşı alerjisi bulunmaktadır. Çoğumuz çikolatanın dayanılmaz lezzetine karşı  koyamayıp içinde ne olduğunu hiç düşünmeden yesek de bazı kişiler bu duruma karşı daha dikkatli olmak zorunda. Çünkü dünyada bulunan kişilerin yüzde 2 sinde besin alerjisi bulunmaktadır. 

Çikolata alerjisi kaşıntı belirtileri 
  • Çikolata alerjinin bir çok belirtisi vardır. Bunların başında ise yer alan mide ekşimesi durumu yer alıyor 
  • Bu şikayetle beraber midede yanma ve bulantıda ortaya çıkar.
  • Aşırı terleme ve sinirlilik hali gözlenir
  • Ciltte kurdeşen ataklarını görmek mümkündür.
  • Ciltte kırmızı küçük benekler meydana gelir
  • Gözlerde bulanık görme.
  • Makat bölgesinde kaşıntı hissi verir
  • Hapşırma ve gözlerde sulanma
  • Sindirim sistemi bozuklukları
  • Rektal kaşıntılar ortaya çıkar
  • Nefes alıp vermekte ve solunumda zorluk çeker
  • Baş ağrısı görülür.
  • Bölgesel yerlerde kaşıntılar
  • Çikolata yedikten sonra bu belirtilerle savaşmak zorunda kalırsınız. Çikolata alerjisi özellikle astım hastalarında önemli sağlık sorunlarını çıkmasına sebep olur. 
Çikolata alerjisi kaşıntı tedavisi:
  • Çikolata alerjisi durumunda en iyi yöntem alerjiye maruz kaldığı yiyecekten uzak durmak. Ayrıca içinde çikolata bulunan başka ürünlerden de uzak durmak gerekir
  • Antihistaminler, çikolata alerjisi tedavisinde kullanılan bir diğer yöntemdir. Antihistamin kullanımı alerjinin yol açtığı kaşıntı, gözlerde sulanma, hapşırma ve cilt hastalıkları tedavisinde kullanılan yardımcı bir uygulamadır.
  • Bu yukarıda belirtilen belirtileri giren kişiler hiç zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız ve uzman bir doktorla görüşmek gerekir. 
  • Doktorun tavsiye ettiği alerji ilaçları ve şurubu verecektir. Eğer alerji ileri boyutlara ulaşmış ise iğne önerisinde bulunacaktır. 
]]>
Dabaz https://www.alerjik.gen.tr/dabaz.html Tue, 23 Oct 2018 18:48:02 +0000 Dabaz, deride oluşan ürtiker, etrafı kızarıklarla çevrili, çevre büyüklüğü birkaç milimetre ile birkaç santimetre arasında değişen, farklı şekillerde olabilen, ödemli, kaşıntılı şiş plakalar halinde oluşan rahatsızl Dabaz, deride oluşan ürtiker, etrafı kızarıklarla çevrili, çevre büyüklüğü birkaç milimetre ile birkaç santimetre arasında değişen, farklı şekillerde olabilen, ödemli, kaşıntılı şiş plakalar halinde oluşan rahatsızlığın halk arasındaki ismi dabazdır. Bilinen diğer ismide kurdeşendir. Dabaz hastalığı yiyeceklerle, enfeksiyonlar, ilaçlar ve daha bir çok uyarana bağlı olarak gelişebilen bir hastalıktır. Genel olarak toplumdaki kişilerin ortalama %20'sinin yaşamları boyunca en az bir kere ürtiker atağı geçirdiği gözlemlenmiştir. Altı haftadan az süren olgulara akut ürtiker, uzun süre devam edenlere kronik ürtiker tanısı konulur. Kadınlarda dabaz orta yaşlarda görülmekle beraber, erkek ve kadınlarda aynı oranda dabaz rahatsızlığı görülür. 

Dabaz sebepleri, 
  • Alerjen besin maddeleri, ilaçlar, polenler, Kereviz, ince kabuklu meyveler, Fındık, fıstık ve ceviz gibi besin maddeleri. 
  • Diğer, Sigara, Stres, Sarılık, bağırsaklarda tenya, bağırsak mantarı ve bakteri, midedeki halikobakter pylorinin ürettiği toksik maddeler gibi. 
Dabaz tedavisi, Tedavi, hastanın dabaz niteliğinin sınıflandırılması sonucunda başlar. Akut ve ağır atak geçiren hastalarda uygun alerjenler ile cilt testleri dahil olmak üzere dikkatli inceleme yapılması gerekir. Dabaz olan hastanın öncelikle reaksiyonu tetikleyen etkenlerin belirlenip bunlardan uzak durulmasıyla başlar. Erken teşhis edilen hastalıklarda antihistaminikler faydalı olmaktadır. Ancak gecikmiş basınç dabazı olan kişilerde etkisi olmaz. O zamanda kortizon ilaçları ile tedavi uygulanır. Kronik dabazı olan kişilere tedavi sürecinin uzun sürebileceği açıklanması gerekir. Dabaz belirtileri kanser yada ciddi bir hastalık belirtisi değildir. Doktorun yapılan muayene, öykü ve tetkikler sonrasında belirleyeceği tedaviyle birlikte dabaz tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Dabaz tedavisi destek olarak dikkate alınması gereken önlemlerin belirlenmesi gereklidir. Örneğin, aşırı sıcağa maruz kalmamak, stres, aşırı yorgunluk, fazla alkol alımı ve aspirin gibi maddelerden uzak durulması gerekir. Geçici rahatlamalar içinde evde, ılık duş, yulaf banyosu, buz paketleri uygulanabilir. Dabaz belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora gidip tedavi olunuz.
]]>
Travazol https://www.alerjik.gen.tr/travazol.html Wed, 24 Oct 2018 06:51:34 +0000 Travazol: vücutta oluşan kızarıklık kaşıntı ve iltihaba sebep olan kimyasal maddelerin etkilerini azaltan, bakteri ve mantarların cilt üzerinde çoğalmalarını engelleyen bir kremdir. Özellikle mantar enfeksiyonlarındaki kaşın Travazol: vücutta oluşan kızarıklık kaşıntı ve iltihaba sebep olan kimyasal maddelerin etkilerini azaltan, bakteri ve mantarların cilt üzerinde çoğalmalarını engelleyen bir kremdir. Özellikle mantar enfeksiyonlarındaki kaşıntıyı ve iltihabı azaltmaktadır. Ayrıca derideki ağır iltihaplanmada görülen ve derideki yüzeysel mantarların enfeksiyonlarının, maya benzeri mantarların ve küf mantarlarının başlangıç ve ara tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların dışında bulaşıcı bir deri hastalığı olan eritrazmanın tedavisinde de kullanılmaktadır.

Travazol krem kullanmadan önce bilinmesi gerekli olan hususlar:
  • ilacın etken maddesi izokonazol nitrat ve diflukortolon velerat' tır, bu maddelere karşı herhangi bir alerjiniz var ise ilacı kullanmanız tavsiye edilmez.
  • Herhangi bir ilaca karşı alerjiniz var ise yada virüs kaynaklı herhangi bir cilt enfeksiyonu (çiçek hastalığı, su çiçeği, uçuk gibi) yada ağız çevresinde oluşan iltihaplı kırmızı kabarcıklı deri hastalığı oluşumunda ve cildiniz aşıya reaksiyon gösteriyorsa travazol kremi kullanmayınız.
  • Eğer başka ilaçlar kullanıyorsanız örneğin etken maddeleri mikanazol, ekonazol, tiokanazol, içerikli olan ilaçlar. Travazol krem reçete edilirken  kullandığınız bu ilaçlardan doktorları haberdar etmelisiniz.  
  • Travazol kremin tedavisinden en iyi sonuç alınabilmesi için ve hastalığın tekrar lüks etmemesi için. Hastalık belirtilerinin ortadan kaybolmasından en az iki hafta sonrasına kadar ilaç kullanılmaya devam edilmelidir.
  • Tedavi eğer bir çocuğun bebek bezi bölgesinde uygulanıyorsa burada dar ve sıkı bezler kullanılmamalıdır. Tedavi edilen bölgenin hava alacak şekilde sarılması gereklidir.
  • İlacın uygulandığı yerlerde hava akışı olacak şekilde, bol gevşek ve pamuklu kıyafetler giyilmelidir.
  • Tedavi edilen bölge ayaklar ise hava, akışını sağlayacak sandalet türü terlikler, pamuklu çorap tercih edilmelidir. Ayaklar kuru tutulmalıdır.
  • Tedavi sırasında hijyenik şartlara dikkat edilmelidir. Tedavinin uygulandığı yerlerdeki çamaşırlar sık sık değiştirilmelidir.
  • Tedavi sırasında ciltte tahrişe neden olabilecek saç boyası, tüy dökücüler, alkollü cilt ürünleri kullanılmasından kaçınılmalıdır.
  • Doktor tavsiyesi olmadan yetişkinlerde ve çocuklarda kullanmayınız. özellikle çocuklar yan etkilere karşı daha fazla hassastırlar.
  • İlaç kullanılmaya başlanıldıktan sonra iyileşme olmazsa ve daha kötüleşirse doktorunuza başvurunuz.
  • Hamilelik ve emzirme döneminde doktora danışmadan ilacı kullanmayınız.
Travazol kremin uygulanışı: Doktorunuzun uygulayacağı kullanım şekli dikkate alınmalı onların direktiflerine uyulmalıdır. İlaç genel olarak şu şekilde tatbik edilir. İlacın uygulanacağı bölge temizlenir. İnce bir tabaka halinde ilgili bölgeye sürülür. Üzeri kapatılması gerekiyorsa hava akışı sağlanmalıdır. Günde iki defa uygulanır. 

Travazol kremin yan etkileri: Nefes almakta güçlük, karın ağrısı, kurdeşen, dudaklarda, yüzde, dilde ve boğazda oluşan şişlik. Bu durumlarda doktorun bilgilendirilmesi gerekmektedir. Travazol  kreme bağlı yaygın olarak görülen herhangi bir yan etkiler bildirilmemiştir.
]]>
Polen Alerjisi Aşısı https://www.alerjik.gen.tr/polen-alerjisi-asisi.html Wed, 24 Oct 2018 23:07:49 +0000 Polen Alerjisi Aşısı, Polen alerjisi genel olarak kış aylarının sonra ermesi ile bahar aylarında çiçeklerin açması, ağaçların tekrardan can bulması ile birlikte havada oluşan polenlerin kişilerde alerjiye bağlı olarak Polen Alerjisi Aşısı, Polen alerjisi genel olarak kış aylarının sonra ermesi ile bahar aylarında çiçeklerin açması, ağaçların tekrardan can bulması ile birlikte havada oluşan polenlerin kişilerde alerjiye bağlı olarak rahatızlık vermesidir. Alerjilerin verdiği rahatsızlıklardan ötürü ve zamana bağlı olarak bahar nezlesi de denilmektedir. Nitekim bahar aylarında nezle oluşması, kişide polen alerjisi vardır anlamına gelmez. Kesin tanı doktor kontrolünde gerekli tahlilleri gerçekleştirdikten sonra tedavisi gerçekleşmelidir. Bizde sizler için polen alerjisi aşısı yaptırmadan önce polen alerjisi belirtileri ve tanı konulması için dikkat etmeniz gerekenleri açıklayacak olurasak

Polen Alerjisi Aşısı Yapılması Gereken Zaman Dilimi

Polen alerjisi kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Kiminin çiçek polenlere alerjisi var iken kiminin ki ise ağaçların ilk mart ayında açmış oldukları çiçeklere alerjisi vardır. Bazılarının ki ise direk otların salgıladıkları polenlere vardır. Bunu ayırt etmek tedavi için çok önemlidir. Çünkü yaptıracağınız aşının zamanlaması ve etkisi için önemlidir. Bunu siz kendiniz zamansal olarak ayırt edebilirsiniz. Örnek verecek olursak; Alerjiniz temmuz ve ağustus aylarına kadar devam ediyor ise, otların salgıladıkları polenlere karşı daha çok alerjininz var demektedir. Polen alerjisi aşınızı bahar mevsiminin sonlarına doğru yaptırmanız daha uygun olacaktır. Zamansal olarak belirtilerinde dikkat etmeniz gerekenler ise kişide burun ve dudak çevresinde kaşıntıar, gözlerde istem dışı sulanmalar, hapşırmalar, nefes darlıkları, burun tıkanıkları ve aşırı derecede halsizlik var ise polen alerjisi aşısı yaptırmanız gereken zaman dilimidir.

Polen Alerjisi Aşısı Faydası Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Polen alerjisi aşısı, diğer yöntemlere oranla çok daha başarılı yöntemdir. Kimyasal olarak kullanılan alerji ilaçlarına oranla çok daha çabuk ve etkili sonuçlar alınmaktadr. Polen alerjisi aşıları iki farklı zaman dilimlerinde yapılmaktadır. Tabi ki bu aşılar doktor kontrolünde ve zaman dilimini de doktor belirlemelidir. Yıl içinde her mevsim yapılan ve bir diğer aşı ise belirtmiş olduğumuz alerji çeşidine göre bahar ayının başı ortaları ve sonları gibi zaman dilimlerinde yapılan sene içerisinde yapılan tek aşı yöntemidir. Tabiki burada belirtmiş olduğumuz zaman aralalıklarına dikkat etmelisiniz. Sizin etkilendiğiniz polenin yapısı farklı olabilir. Bununla birlikte aşı yaptırmak için doktorun teşhisi ve tanı koyması gerekmekle birlikte doktorunuz uzman doktor sıfatında olmalıdır. Çünkü bu aşılar direkt yurt dışında özel olarak getirilmekte ve herkesin eczaneden kendi başlarına alacakları basit aşılardan değildir.
]]>
Arı Sütü Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/ari-sutu-alerjisi.html Thu, 25 Oct 2018 09:27:24 +0000 Arı sütü alerjisi, olan insanlarda arı sütünün kullanımı ciddi sonuçlara neden olabilir. Arı sütü çocuklardan yaşlılara kadar herkesin faydalanabileceği bir besindir. İçerisinde pek çok bileşen olduğundan arı
Arı sütü alerjisi, olan insanlarda arı sütünün kullanımı ciddi sonuçlara neden olabilir. Arı sütü çocuklardan yaşlılara kadar herkesin faydalanabileceği bir besindir. İçerisinde pek çok bileşen olduğundan arı sürü arılar içinde çok değerlidir. Arı sütü 5-15 günlük arıların yutak üstü bezlerinden salgılanan, jel kıvamında akışkan ve suda çözünebilen, ekşi ve keskin kokulu, kremsi yapıdadır. Renginin beyaz olması ve kraliçe arının besin kaynağı olması nedeniyle süt olarak adlandırılmaktadır.

2-3 ay ömrü olan işçi arıları sadece larva döneminde 6 gün arı sütüyle beslenirken, 5-7 yıl kadar yaşayan ve binlerce yumurta üreten kraliçe arı hayatı boyunca sadece arı sütü ile beslenmektedir.  Tübitak araştırmalarından çıkan sonuca göre kraliçe arıların kendi ağırlıklarında yumurta üretmeleri arı sütü ile beslenmeleri sayesindedir. Arı sütünde A, C, D, E vitaminleri, kompleks  B vitamini (9 tane B vitamininin hepsini içerir), 22 farklı  amino asit, fosfor, selenyum, manganez, magnezyum, çinko gibi birçok önemli mineral ve çeşitli hormon ve enzimler bulunmaktadır. İnsan metabolizmasına olumlu etkisi olan HDA-10 içerir.  Bu nedenle arı sütünün bir çok faydası bulunmaktadır.

Arı sütü alerjisi olmayan insanlarda bile kullanım miktarı uzmanlar tarafından belirlenmelidir. Çocuklarda ve kalp ritim bozukluğu olanlarda arı sütünün kullanım miktarı uzmanlar tarafından belirlenmelidir. 1 yaşından küçük çocuklarda arı sütü kesinlikle kullanılmamalıdır.
 
Aşırı dozda veya yanlış kullanılan arı sütünün, arı sütü alerjisi sorununa yol açma ihtimali olduğu uzmanlar tarafından tespit edilmiştir. Ayrıca arı ürünlerine alerjisi olanlarda  arı sütü alerjisi çıkma ihtimali çok yüksek olacağından tüketilmesi kesinlikle önerilmemektedir.

Astım, saman nezlesi tarzı hastalık geçmişi olan insanlarda arı sütünün, egzama, göz ve yüzde ödemler, ürtiker, kaşıntı, burun kanaması, konjuktivit, solunum güçlüğü ve astım gibi alerjik reaksiyonlara neden olabildiği gözlenmiştir.  Bu nedenle  bu hastalarda arı sütü kullanımı kesinlikle önerilmemektedir.Bazı durumlarda anafilaksi, kronik astım ve ölümlere neden olabilmektedir.

Arı sütü alerjisi belirtileri,  İmmunoglobulin E (IgE) kaynaklı aşırı duyarlılık bağlantılıdır.

Arı sütünün deri yoluyla alınması durumunda, deride kaşıntı, şiddetli deri ödemleri, bulaşıcı deri iltihapları gibi alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Yada var olan deri iltihabı gibi problemlerin şiddetini arttırabilmektedir. Bu nedenle deri iltihabı problemi olan insanlarda kullanılması kesinlikle önerilmemektedir.
]]>
Bebeklerde Polen Alerjisi Belirtileri https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-polen-alerjisi-belirtileri.html Fri, 26 Oct 2018 07:26:40 +0000 Bebeklerde polen alerjisi belirtileri, sinüs enfeksiyonu ve bebeklerde kulak enfeksiyonu gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca sık sık nezle olma şeklinde de belirtiler göstermektedir.Çiçek açan bitkilerin erkek hücreleri polen ol Bebeklerde polen alerjisi belirtileri, sinüs enfeksiyonu ve bebeklerde kulak enfeksiyonu gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca sık sık nezle olma şeklinde de belirtiler göstermektedir.

Çiçek açan bitkilerin erkek hücreleri polen oluşturmaktadır. İlkbahar ve yaz aylarında polenler düşerler ve havada uçuşmaya başlarlar. Havaya karışan bu polenler soluma yoluyla vücut içine çekilirler. Polen alerjisi olan bebeklerde hapşırma, gözlerde sulanma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda yanma ile gelen kaşıntı, sık öksürük, kulakta kaşıntı yapma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, nefes sıkışması ve nefes alamama gibi belirtileri göstermektedir.

Bebeklerde polen alerjisi belirtileriyle soğuk algınlığı belirtileri çok benzerlik göstermektedir. Fakat soğuk algınlıklarında ateş, ses kısıklığı, boğazda yara ve burunda akıntı da meydana gelmektedir. Ayrıca soğuk algınlığı daha çabuk ve hızlı bir iyileşme gösterir. Fakat polen alerjisi uzunca bir süre geçmez.  

Polen alerjisi olan kişilerin evlerdeki tozlara, toz bitlerine ve evcil hayvan tüylerine ve salgılarına da karşı da alerjileri olabilir.

Bebeklerde polen alerjisi görüldüğü zaman astım hastalığının görülmesi de oldukça muhtemel bir rahatsızlıktır. Bu gibi polen alerjisi problemlerine önlem alınmadığı zaman astım gibi hastalıkların meydana gelme olasılığı çok yüksektir.

Bebeklerde polen alerjisi belirtilerini gördüğünüz zaman alınacak önlemler; 

Polen alerjisi belirtilerini gördüğünüz zaman mutlaka uzman bir hekime başvurmanız gerekir. Doktor bebeğe bir alerji testi yapacak ve hangi etkenin alerjiye sebep olduğunu tespit edecektir.

Bebeklerde polen alerjisinin olduğu tespit edildiğinde, tedavisinde polenlerden de mümkün olduğunca uzak durmak ve kaçınmak oldukça önemlidir. Bunun için aşağıdaki önlemlerin alınması tavsiye edilir;

  • İlkbahar ve yaz aylarında polenlerin dışarıda uçuştuğu zaman bebeği dışarı çıkartmamalı ve evin pencere, kapılarını polenlerin içeri girmemesi için kapalı tutmanızda da fayda vardır. 
  • Bebeğiniz arabada iken arabanızın camını açmamalı ve mümkün olduğunca klimayı çalıştırmamalısınız.
  • Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarıda çok fazla plan yapılmamalıdır. Dışarıdaki işlerinizi mümkün olduğunca sabah saatlerinde yapmamalısınız. Çünkü erken sabah saatlerinde polenler havada daha fazla bulunmaktadır.
  • Dışarıdan geldiğiniz zaman bebeğinizin kıyafetleri mutlaka değiştirilmeli ve kirli sepetine atılmalıdır. Bebeğinizi yıkamanızda vücuttan polenleri temizlemeye yarar.
  • Eğer bir kurutucunuz var ise kıyafetleri kurutma makinesinde kurutmalısınız. Evcil hayvanları mümkün olduğunca bebeğinizin yatak odasından uzak tutmalısınız. Mümkünse evin bahçesinde hayvan beslemelisiniz.
  • Özellikle bahar aylarında aşırı çimli ve ağaçlı olan yerlerde bebeğinizi bulundurmamanız gerekir.
Tüm bunları yaptığınızda bebeklerde polen alerjisi belirtilerini en aza indirgemiş olursunuz.
]]>
Alerjik Rinit https://www.alerjik.gen.tr/alerjik-rinit.html Fri, 26 Oct 2018 20:29:07 +0000 Alerjik Rinit, burun iltihabı olan rinit rahatsızlığının alerjik etkilerden dolayı olmasıdır. Kendini hapşırma, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi belirtilerle gösterir. Bu belirtiler genellikle göz, damak ve burun k Alerjik Rinit, burun iltihabı olan rinit rahatsızlığının alerjik etkilerden dolayı olmasıdır. Kendini hapşırma, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi belirtilerle gösterir. Bu belirtiler genellikle göz, damak ve burun kaşıntısı ile birlikte görülebilir. Alerjik rinit görülme sıklığı erişkinlerde % 8-30, çocuklarda da % 2-37 oranındadır. Her yaşta etkili olabilir. Ancak en çok görüldüğü dönem çocukluk ve genç erişkinlik çağıdır. Alerjik rinit hastalarında astım, alerji sendromu, egzama gibi alerjik hastalıkların görülme olasılığı daha yüksektir.

Alerjik rinit nedir

Saman nezlesi olarak ta bilinen bu rahatsızlık burun içi mukozasının alerjik etkiyle iltihaplanmasıyla ortaya çıkar. Alerjik yapıda olan kişilerde daha fazla görülür: Genellikle yaşam boyu etkili olur. Fakat genellikle etkisini ileri yaşlara doğru azaltır. Alerjik rinitin en yaygın nedeni baharda havada uçuşan polenlerdir. Buna rağmen alerjik etkisi olan her şeyden uzak durmakta yarar vardır. Toplumda yaygınlığı fazla olan bu rahatsızlıkta hastalarda sosyal ve ruhsal sorunlarda daha fazla görülür. 

Belirli mevsimlerde ortaya çıkan alerjik rinit türü mevsimsel rinit olarak tanımlanır. Bu ayı zamanda saman nezlesi olarak bilinir. Bunun dışında yıl boyu etkili olan perenital rinit denilen türü vardır. Bunun yıl boyu devam etme nedeni çeşitli kimyasallardan, hayvan tüyü, ev tozu gibi alerjenler yüzündendir. Alerjik rinit uygun şekilde tedavi edilirse, atak sayısı oldukça azaltılabilir.

Alerjik rinit neden olur

Alerjik rinit nedenleri arasında en önemlisi havada uçuşan polenlerdir. Ağaçlarda bunda etkilidir. Bunların gösterdiği alerjik reaksiyonu aynı zamanda hayvan tüyü, küf, av akarları, ev tozu da gösterebilir. Havanın rüzgarlı ve kuru olduğu zamanlarda polen daha fazla olur. Bu dönem alerjik rinit etkileri de artar. Mevsimsel rinit daha çok bahar aylarında olan ağaç polenlerinden, yıl boyu süren alerjik rinit ev tozu, hamam böcekleri ve akarlardan kaynaklanır. Özellikle evde beslenen köpek kedi, kuş gibi hayvanlar rahatsızlığın şiddetini artırabilir.

Alerjik rinit belirtileri

Alerjik rinit için en belirgin semptomlar burun akıntısı, hapşırık, burun kaşıntısı ve burun tıkanıklığıdır. Bunların dışında öksürük, geniz akıntısı, koku almada zorluk, halsizlik gibi belirtilerde olabilir. Bazen de kulak ve damağın içinde kaşıntı olabilir. Bu rahatsızlıkla birlikte alerjik konjunktivit bulunan hastalarda ise gözlerde sulanma, kaşıntı, kızarıklık gibi belirtilerde oluşabilir. Kişilerde ağız solunumu nedeniyle diş bozuklukları ve yüksek damak sorunu oluşabilir.

Alerjik rinit rahatsızlığında yakınmalar çift taraflı olur. Kişide sarı yeşil burun akıntısı ya da tek taralı belirtiler olması bu rahatsızlıkla uyumlu belirtiler değildir. Burun kaşıntısı yüzünden elle burnu yukarıya itme nedeniyle (buna alerjik selam denir) burun ucunda yatay bir çizgilenme olur. Bununla birlikte göz altı morluğu, ödem gibi etkilerde olabilir..Hastalar tedavi edilmezse rahat nefes alamadıkları için uyku sorunları ortaya çıkabilir. Çocuk hastalarda dikkat eksikliği, sınavlarda başarısızlık, konsantrasyon güçlüğü, özgüven azalması gibi belirtiler olabilir. Erişkinlerde depresyon, anksiyete, işte ve akademik yaşamda performans düşüklüğü gibi etkiler yüzünden yaşam kalitesinde olumsuz etkiler ortaya çıkabilir.

Alerjik rinit kimleri etkiler

Alerjik rinit en fazla alerjiye yatkın olanlarda yani atopik denilen kişileri etkiler. Bu kişilerde görülen diğer alerjik hastalıklarda daha yüksek orandadır. Ailede alerjik hastalık varsa bu kişilerde de alerjik rinit görülme oranı fazladır. Rahatsızlığın belirtileri daha çok 40 yaş öncesinde görülür. Bu yaştan sonra belirtiler giderek azalır. Bu hastalığın kendiliğinden iyileşme oranı yok gibidir. Bu çok nadir olarak görülebilir.

Alerjik rinit türleri]]> Kavun Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/kavun-alerjisi.html Fri, 26 Oct 2018 21:01:42 +0000 Kavun alerjisi, gıda alerjisi bağışıklık sisteminin besinlerde bulunan proteinlere karşı aşırı tepki vermesinden dolayı meydana gelmektedir. Alerji uzmanları 5 yaş altındaki çocuklarda gıda alerjisi görülme oranı yüzde 7, Kavun alerjisi, gıda alerjisi bağışıklık sisteminin besinlerde bulunan proteinlere karşı aşırı tepki vermesinden dolayı meydana gelmektedir. Alerji uzmanları 5 yaş altındaki çocuklarda gıda alerjisi görülme oranı yüzde 7, erişkinlerde ise yüzde 4 civarında olduğu bildirilmektedir. Kavun alerjisi ise çocuklarda yetişkinlere göre daha sık şekilde karşılaşılan bir alerji türlerinden biridir. Mayoclinic uzman doktorları kavun alerjisinin çoğunda belirtisinin sindirim sistemiyle ilgili olduğunu ve ağız bölgesinde kaşındı, kusma, bulantı, ishal, karın ağrısı gibi semptonlara sebebiyet verir. Kavunun alerjiye sebep olmasının nedeni içeriğinde bulunan profilinin adındaki enzimidir. Kavunda bulunan kitinaz ismindeki enzimin de alerjiyi tetikleyebileceği söyleniyor. Bağışıklık sisteminin bu enzimleri düşman olarak algılaması, histamin ismindeki kimyasal salgılamaya başlayıp ve bunun neticesinde kavun alerjisi belirtileri meydana çıkıyor. 

Kavun alerjisi çok sık görülen belirtileri
  • Kavun alerjisinin ciddi belirtisi yutma güçlüğü, kan basıncında ani düşüşle beraber bilinç kaybı ve baş dönmesi ile sonuçlanabilir.
  • İshal ve kusma
  • Dudak ve ağız çevresinde karıncalanma
  • Yüz kısmında kızarma
  • Ciltte kaşıntı, cilt iltihabı ve cilt döküntüsü
Kavuna karşı alerji varsa, birkaç dilim kavun yemesinin ardından kavun alerjisi belirtileri yaşanabilir. Kavun alerjisi az da olsa anafilaksi adı verilen nefes almada güçlük, bilinç kaybı ve nabızda hızlanma gibi ölümcül olabilecek belirtilere sebep olabilir. Bu gibi bir durumda karşılandığı zaman hiç vakit kaybetmeden 112 acil aranıp yardım alınabilir. 

Kavun alerjisi nasıl geçer
  • Kavuna karşı alerji görülüyorsa kavundan ve kavun içeceklerden, her türlü yiyeceklerden, tatlılardan uzak durulmalıdır. 
  • Kavun yemesinin ardından kaşıntı, burun tıkanıklığı gibi belirtiler başlamışsa doktor antihistaminik ilaç reçete edebilir. 
  • Antihistaminik cilt losyonları da cilt döküntülerin ve kaşıntı gibi durumları gidermeye yardımcı olacaktır.
  • Kavuna karşı şiddetli tepkiler gelişmesinde ise acil tıbbi müdahale gerekebilir ve epinefrin enjeksiyon uygulanmaktadır.
]]> Vucutta Çıkan Kırmızı Lekeler https://www.alerjik.gen.tr/vucutta-cikan-kirmizi-lekeler.html Sat, 27 Oct 2018 17:03:50 +0000 Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler yüzünüzün ve vücudunuzun herhangi bir yerinde meydana gelen kırmızı lekeler alerjik bir durum ya da bir hastalığın habercisi olabilir. Cildinizde çıkan kırmızı lekelerin birçok sebebi vardı Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler yüzünüzün ve vücudunuzun herhangi bir yerinde meydana gelen kırmızı lekeler alerjik bir durum ya da bir hastalığın habercisi olabilir. Cildinizde çıkan kırmızı lekelerin birçok sebebi vardır. Bunlar yüzünüzde kullandığınız kimyasal maddeler içeren makyaj ürünleri, parfümler, vücut kremleri, deterjanlar ve hatta güneş ışınlarından kaynaklanan bir durum olabilir. Alerji sebebiyle ortaya çıkan bu kırmızı lekeler beraberinde kaşıntıya ve cildin kurumasına neden olabilir ve bu durum sizi oldukça rahatsız edebilir. Vücudunuz da çıkan bu kırmızı lekeler yediğiniz herhangi bir şeyden de kaynaklanabilir. Bu yüzden doktorunuza başvurup neye karşı alerjinizin olduğunu ve ciddi olup olmadığını öğrenmeniz gerekir. 
Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler kişiden kişiye büyüklükleri ve çeşitleri farklılık gösterip son derece değişkenlik gösterebilir. Bazen yüzünüzde ve vücudunuzda oluşan bu kırmızı lekeler kalıcı izler bırakabilmektedir. Bu kırmızı lekeler farklı hastalıkların nedeni olabilir. 

Vücutta Çıkan Kırmızı Lekelerin Nedenleri

İlk olarak bu kırmızı lekelerin alerjiden kaynaklandığını belirtmiştik. Diğer nedenleri olarak farklı hastalıklar olabilir. Bunlar;

Zona hastalığı: Ciltte oluşan kaşıntılı kırmızı lekeler bu hastalığın belirtisidir. Kaşıntı, yanma ve uyuşukluk gibi belirtilerde gösterebilir.

Purpura hastalığı: Bu hastalık kan damarlarının zayıflaması sonucu oluşur. Bunun sonucunda da kırmızı lekeler meydana gelir.

Kurdeşen: Özellikle gıda alerjisi nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıktır. 

Kızamık: Bu hastalıkta da kırmızı lekeler görülmektedir. Bu hastalık sonuncunda bütün vücuda yayılır.

Böcek ve sinek ısırıklarından kaynaklanan ve vücutta oluşan bir takım kırmızı lekeler görülebilir. Soğuk ve kuru olan hava şartları da vücudunuzda oluşan kırımızı lekelere yol açan faktörler arasında yer almaktadır. Eğer vücutta çıkan kırmızı lekeler kalıcıysa ve sizi ciddi derecede rahatsız ediyorsa acilen doktora gitmeniz gerekiyor.
]]>
Alerjik Nezle https://www.alerjik.gen.tr/alerjik-nezle.html Sun, 28 Oct 2018 14:59:35 +0000 Alerjik Nezle, alerjiye neden olan pek çok maddenin kişinin mukozası ile temas etmesi sonucunda, gözlerde kaşıntılara, boğaz kaşıntısına, burunda kaşıntı, burun akıntısı ve hapşırma gibi ortaya çıkan şikayetlere seb Alerjik Nezle, alerjiye neden olan pek çok maddenin kişinin mukozası ile temas etmesi sonucunda, gözlerde kaşıntılara, boğaz kaşıntısına, burunda kaşıntı, burun akıntısı ve hapşırma gibi ortaya çıkan şikayetlere sebep olan alerjik nezle şeklinde tanımı yapılmaktadır. Alerjik nezlenin nedeni çoğunlukla vücut özellikle savunma sisteminin havada mevcut olan ve solunum yolu ile burun içerisinden giren parçacıklara karşı meydana gelen anormal bir reaksiyondur. Alerjik nezle genellikle halk dilinde saman nezlesi, yaz nezlesi ya da saman gribi isimleri ile adlandırılırken, (burun iltihabı) alerjik rinit ismi ile de bilinmektedir. Çoğunlukla bu türdeki hastalıklarda meydana gelen alerjik reaksiyonun şiddeti özellikle her kişiye göre farklılık göstermektedir. Bazı kişilerde ortaya çıkan bu reaksiyonlar hafif dereceli atlatılırken, bazı kişilerde ise, bu reaksiyon normal işleri aksatacak ve yaşam kalitesini de etkileyebilecek şekilde şiddetli olarak meydana gelebilmektedir. 

Alerjik Nezle Neden Olur, insanların vücudundaki bağışıklık sisteminde alerjen ismindeki maddeler karşı geliştirmiş olduğu aşırı reaksiyon alerji adı ile tanımı yapılmaktadır. Her insanın vücudunun bağışıklık sistemi özellikle dışarıdan gelen her türlü yabancı maddeye karşı doğal olarak bir savunma reaksiyonu gösterir. Bazı kişiler vücuda giren bazı maddelere karşı değişik bir bağışıklık cevabı geliştirirken, tekrar bu maddelerle karşı karşıya kaldığı zaman beklenmedik bir şekilde reaksiyon oluşturabilmektedir. Genellikle bu tür reaksiyona sebep olan maddeler "alerjen" bağışıklık sistemi de bu alerjenlere farklı bir cevap verdiği durumlarda ise, "alerjik" ismi ile tanımlanmaktadır. Alerjik nezle genetik olarak bir geçiş özelliği olan bir hastalıktır. 

Alerjik Nezleye Hangi Faktörler Yol Açar, özellikle havada kolaylıkla taşınabilecek küçük ve hafif hayvan ya da bitki proteinleri gözümüzden, burnumuzdan ve boğazımızda bulunan zarların üzerinde birikir. Bu parçalar sıklıkla polenler, hayvan türleri, ev tozu ve mantar sporlarının akarlarıdır. Bu tür maddeler kişilerde kolaylıkla alerjik nezleye yol açabilmektedir. Alerjik nezleye sebep olan polenler genellikle ilk baharın geç dönemlerinde ortaya çıkarak ağustos, eylül hatta ekim ayının sonuna kadar havada kolaylıkla bulunabilmektedir. Özellikle bu polenlere karşı alerjisi olan kişiler sık olarak alerjik nezle durumu ile karşı karşıya kalmaktadır. Alerjik nezlenin zararları ise, kişide kulak ve sinüs enfeksiyonlarında hassasiyeti artırır. Ayrıca bazı kimselerde alerjik nezle çok ağır dereceli astım rahatsızlıklarına bile yok açabilmektedir. 
]]>
Sıvı Sabun Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/sivi-sabun-alerjisi.html Mon, 29 Oct 2018 07:39:39 +0000 Sıvı Sabun Alerjisi, sıvı sabunun içinde bulunan kimyasal maddeler nedeniyle kişide ortaya çıkan alerji tipidir. Sıvı sabunlar içlerinde barındırdıkları bu kimyasallar nedeniyle ciltte alerjik bir reaksiyonu tetikleyebilirle Sıvı Sabun Alerjisi, sıvı sabunun içinde bulunan kimyasal maddeler nedeniyle kişide ortaya çıkan alerji tipidir. Sıvı sabunlar içlerinde barındırdıkları bu kimyasallar nedeniyle ciltte alerjik bir reaksiyonu tetikleyebilirler.

Sıvı Sabun Alerjisi Nedenleri

Genellikle alerjik cilt reaksiyonları vücudun bağışıklık sisteminin herhangi bir kimyasala ( bu kimyasal madde normalde zararsız olsa dahi ) aşırı tepki vermesi sonucu görülür. Tüm kişisel hijyen ürünleri, temizleyiciler, kolonya, saç boyaları ve benzeri ürünlerde olduğu gibi sıvı sabunlarda da bulunan kimyasallar insanlar üzerinde alerjik reaksiyona yol açabilir. Bu tür ürünlerin düzenli olarak kullanılması görülen bu etkiyi hızlandırır.

Özellikle sıvı sabunların kokularını düzenleyen ve bir çok farklı kokunun cezbedici şekilde bu ürünlere eklenmesini sağlayan kimyasallar çoğu kişi için alerjen olabilmektedir. Ayrıca koruyucu ve anti bakteriyel özelliği olan sıvı sabunlarda da alerjen etkiler artmaktadır.

Sıvı Sabun Alerjisi Belirtileri

İnsan cildi alerjik reaksiyonların görüldüğü ilk bölgelerden biridir. Kimyasal bir alerjen ciltle temas ettikten sonra 1–2 gün içerisinde alerji belirtileri ortaya çıkar. Ama bazı durumlarda alerjene maruz kaldıktan 1 hafta sonra bile alerjik belirtiler gözlenebilir. Bu alerjik belirtiler her ne kadar kişiden kişiye değişebilse dahi en yaygın belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Ciltte pullanma
  • Ciltte kızarıklık
  • Ciltte yanma, kaşıntı
  • Sızıntı yapan kabarcıklar
  • Kurdeşen
  • Gözlerde, yüzde ve genital bölgede şişme
  • Ciltte koyulaşma, sertleşme ve çatlama
  • Güneşe hassasiyet

Sıvı Sabun Alerjisinin Teşhisi

Başvurulan doktor eğer kimyasal bir alerjiden şüpheleniyorsa deri yama testi uygulayacaktır. Deri yama testi ile cildin hangi kimyasal alerjenlere karşı tepki verdiği kolayca tespit edilebilir. Bununla birlikte aşağıdaki değişkenler de doktorun teşhiste bulunmasını kolaylaştırır.

  • Alerjik belirtilere yol açabilecek ne tür ürünler kullanıldı
  • Son 24–48 saat içerisinde alerjik belirtilerin oluşmasına yol açabilecek neler yapıldı
  • Hastanın geçmişinde daha önce yaşanmış cilt reaksiyonları var mı
  • Alerjen ürünler ne sıklıkla ve ne miktarda kullanılıyor
Yapılan testlerin ve değişkenlerin değerlendirilmesi sonucunda hastada Sıvı Sabun Alerjisi teşhis edilebilir.

Sıvı Sabun Alerjisinin Tedavisi

Tüm kimyasal alerjilerin tedavisinde olduğu gibi sıvı sabun alerjisine karşı da en etkili yöntem alerjiye yol açan alerjenden kaçınmaktır. Sıvı sabunla temas halinde cilt suyla iyice yıkanmalıdır. Eğer eller sıvı sabunla temas ettiyse elleri yıkanana kadar, eller vücudun diğer kısımlarına sürülmemelidir. Orta derecede seyreden alerji semptomlarına karşı otc yani kalamin losyon, antihistamin ve kortizon merhem gibi ürünler kullanılabilir. Semptomlar eğer sık ve şiddetli şekilde gelişiyorsa mutlaka doktora danışmak gereklidir. Sıvı Sabun Alerjisinin tespit edilmesi ile güçlü bir reçeteli ilaç şikayetlerin etkili bir şekilde azaltılması sağlanabilir.

]]>
Köpek Tüyü Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/kopek-tuyu-alerjisi.html Mon, 29 Oct 2018 21:07:33 +0000 Köpek tüyü alerjisi: İnsanlarda oluşan hastalık köpeklerin tüylü olması sonucu alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Köpeklerin kılları dışında, köpeğin salgıladığı salyamsı tükürük ve yağsı yapı gibi buluna Köpek tüyü alerjisi: İnsanlarda oluşan hastalık köpeklerin tüylü olması sonucu alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Köpeklerin kılları dışında, köpeğin salgıladığı salyamsı tükürük ve yağsı yapı gibi bulunan idrarındaki bakteriler alerjenlerde buna sebep olabilir. Bunlar yer yüzünden havaya karışması sonucu direk solunumla birlikte teneffüs edilir. Bu durumda oluşan alerjik tepkiler vücudumuz gösterebilir. Köpeklerden saçılan tozların hepsinde içeriğinde 15-20 türde alerjik etken bulunur.

Köpek tüyü alerjisi kimlerde görülür: Kişideki sorunlar arasında genetik olan etkenler köpek alerjisine yatkınlığını belirleyen en önemli unsurlar arasında bulunmaktadır. Ailede böyle durumlar, alerjiye yatkınlık olması halinde, kişinin köpek alerjisi birden açığa çıkabilir. Anne ve babada kedi alerjisi  gibi bir alerji olursa, büyü olasılıkla çocuklarda da kedi, köpek alerjisi olabilir. Anne ve babanın her ikisininde bu alerjik yapıda olması demek çocuğun % 90 oranında kesine yakın bir sonuçla alerjik yapıya sahip olması demektir. Bu sorun küçük yaştaki çocuklarda ya da bebekler de çok daha fazla görülmektedir.  Yaşı 10-11 olan çocuklarda artık kendini göstermeye başlar ve bundan sonra köpek alerjisi görülme riski çok daha fazla olur. Yetişkinlerinde olan köpek alerjisi çok da sık bulunmayabilir kendini pek belli etmez. Her insanın hayvan alerjisi birden farklı olabilir, hayvanlara karşı farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Köpekle yakından bir temas olunduğunda, alerjik sorunlar görülüyorsa kişinin köpekten uzak kalması ve hatta öyle ortamlardan uzak durması uyarısında bulunması gerekir. Ancak yeni yapılan bir çok araştırmalarda, kişinin erken dönemde oluşan yani çok küçük yaşlarında alerjenlerle direk temas etmesi halinde, daha sonradan alerjiye yakalanma riskini biraz azalttığı görülmektedir.

Köpek tüyü alerjisi nasıl teşhis edilir

Kişideki bu sorunlar yapılan kan tahlilleri sonucu yapılarak, ciltte yapılan iğne testi gibi testler sayesinde teşhis edilebilir. Bu testler sadece bilindiği üzere köpeklerde oluşan alerjilerde değil, tüm hayvanlara olan alerjiyi en iyi şekilde tespit edebilir. Ancak çocuklarda ise belli başlı hayvanlara karşı alerjinin etkili bir şekilde belirlenmesi daha önceden tahmin edilerek, testlerle belirlenmesi pek mümkün değildir. Yapılan bu iğne testi negatif bile çıksa, ilerdeki oluşan sorunlar arasında alerjik tepkilerin tahmininde kullanılamaz.

Köpek tüyü alerjisinde hangi belirtiler olur, tedavi nasıl uygulanır

Öncelikle oluşan bu alerjide burunda akma, tıkanıklık, gözlerde sulanma gözlerde oluşan kaşıntı ve kaşınma, astım en fazla görülen belirtiler arasındadır. Bazı kişilerde ise bu kurdeşen ve egzama gibi farklı hastalıklar ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Bu belirtilerin en belirgin halinde, alerjiye neden olabilecek bu köpeğin bulunduğu bölgeden olabildiğince uzaklaştırılması gerekir. Cilt altına yapılan bu aşılama, alerji aşısı denilen aşı bağışıklık terapisi, köpek alerjisinde en etkin tedavi şekillerinden biridir. Bunun dışında ise kortizonlu yapılmış olan burun spreyleri, göz damlası antihistamin ilaçlarda belirtilerin etkilerini oldukça azaltmaktadır. En önemlisi ise köpeklerden olduğunca uzak kalınmalıdır. Bu diğer alerjilerde de alerjinin kaynağından olduğunca uzak kalınması şeklinde uygulanmaktadır. Bunları uygularken evin çok iyi bir şekilde temizliğine de önem verilmelidir. Evdeki köpekten kalan tüy kalıntılarının mutlaka dikkatli bir şekilde temizlenmesi gerekir. Geniş çaplı bir temizlik yapılması uygun görünmektedir. Dış ortamda ise köpeklerden uzak kalınması çok önemlidir.

]]>
El Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/el-alerjisi.html Mon, 29 Oct 2018 23:28:37 +0000 El Alerjisi; El alerjisi, toplumumuzda yaygın olan rahatsızlık türüdür. Ellerde oluşan rahatsızlıklardan dolayı hayatımızı olumsuz etkilemektedir. Günlük ihtiyacımızı karşılamakta zorluk çekmemize neden olur. Bundan dol El Alerjisi; El alerjisi, toplumumuzda yaygın olan rahatsızlık türüdür. Ellerde oluşan rahatsızlıklardan dolayı hayatımızı olumsuz etkilemektedir. Günlük ihtiyacımızı karşılamakta zorluk çekmemize neden olur. Bundan dolayı el alerjileri olanlar, tedbir ve tedavileri almakta gecikmemelilerdir. Ve ellerde alerjilere neden olan faktörlerden uzak durmalıdır.

El Alerjisinin Oluşmasına Neden Olan Faktörler; El alerjileri, genel olarak iki farklı yoldan meydana gelmektedir. Bunlar besin yoluyla ve solunum yoluyla meydana gelmektedir. Bunların yanında ayrıca alerji olunan ürünlere temas halinde de meydana gelmektedir. Normal şartlarda başka insanlarda alınan besin veya hava şartlarında hiçbir sakınca görülmezken el alerjileri olanlarda ise alınan bu besin veya havadan dolayı vücut kabul etmeyerek ani bir şekilde tepki vermesiyle ellerde kırmızımsı şişkinlik, kızarıklık, ellerde deri dökülmesi gibi belirtiler meydana gelir. El alerjisinin oluşmasına etki eden bazı riskli ürün çeşitleri ve hava şartları vardır. Özellikle günümüzde hazır gıdaların çokluğu, hava kirliliğin giderek artması gibi etkenleri göz önünde bulundurulduğunda ellerde alerjilerin oluşması kaçınılmaz bir durumdur.Bunların başında ise lateks diye adlandırılan ve çoğu kimyasal ürünlerin hammaddesi olarak kullanılan ürünlerde el alerjisi olma riski oldukça yüksektir. El alerjisinin oluşmasına neden olan lateks; kauçuk ağacında bulunan ve sütü andıran sıvı bir üründür. Lateksin kullanım alanı yaygındır.Bunlar çoğu plastik ürünleri, tıbbı eldivenler, araç lastiklerinde gibi alanlarda kullanılır. Bundan dolayı çocukların oynadığı çoğu oyuncaklar, araç lastikleri,ve hayatımızın çoğu alanında kullanılan plastik ürünlerinden dolayı Ellerde alerjileri oluşması giderek yayılmakta yaş farkı gözetmeksizin herkeste görülebilir. Bunların başında kimyasal ortamlarda çalışanlarda, lastik fabrikası gibi yerlerde çalışanlarda el alerjisi görülme riski yüksektir. Bu gibi yerlerde çalışanlar daha dikkat etmelidirler.

El Alerjisi
El Alerjisinin Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri; El alerji, olanlarda ellerde kuruluk, deride dökülme ve çatlaklıklar, kırmızımsı şişkinlikler,kızarmalar gibi belirtiler meydana gelir. Bu belirtiler görüldüğü takdirde hemen tedavisi gerçekleşmelidir. Tedavi yöntemlerinde ise ilk olarak el alerjisine neden olan besin veya temas edilen maddeyi tespit etmek ve kesinlikle tespit edilen madde veya besini kullanmamaktır. Besinin veya maddenin tespiti için ilk olarak en yakın hastaneye başvurulmalıdır. Alerji testi yapılarak vücudda ellere alerji olan ürünü belirleyebiliriz. Bu testler deriden ve kanda olmak üzere iki farklı yoldan gerçekleşir. Hangi testin hasta için uygun olacağını doktor belirlemektedir. Hastanede gideceğiz bölüm ise dahiliye bölümü ve uzman bir doktor tarafından gerçekleşir. Doktor tarafından ilaç ve kremler verilerek alerjinin ilermesine izin verilmez. Burada dikkat etmeniz testten sonra ellerde alerjiye neden olabilecek günlük kullandığınız ürün veya besini doktorunuzla paylaşmanızdır. Böylelikle tespitin ve tedavinin gerçekleşmesini hızlandırmış olabilirsiniz.
]]>
Arı Poleni Alerji Yaparmı https://www.alerjik.gen.tr/ari-poleni-alerji-yaparmi.html Tue, 30 Oct 2018 09:45:36 +0000 Arı Poleni Alerji Yapar mı, Arı poleni zengin mineralli, protein ve vitamin deposu olan bir süper besindir. Ancak arı poleni kullanmak isteyen kişilerin akıllarındaki en büyük tedirginlik, arı poleni alerji yapar mı, s Arı Poleni Alerji Yapar mı, Arı poleni zengin mineralli, protein ve vitamin deposu olan bir süper besindir. Ancak arı poleni kullanmak isteyen kişilerin akıllarındaki en büyük tedirginlik, arı poleni alerji yapar mı, sorusudur. Evet, arı poleni alerji yapabilir ancak, eğer kişinin polen alerjisi var ise bu olasılık yüksektir, diğer şartlarda herkes arı poleni kullanabilir.

 Arı poleni özellikle büyüme çağında olan çocukların gelişimi için destekleyici bir besindir. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi, dayanıklılık ve enerji vermesi ise kullanım sebeplerinin başında gelmektedir. Kullanmadan önce arı poleni alerji yapar mı, diye yapılacak basit bir test sayesinde, gönül rahatlığı ile kullanmanız da mümkündür.

Arı Poleni Alerji Yaparmı

Arı Poleni Alerji Testi Nasıl Yapılır

 Standart olarak yapılan polen testleri sayesinde arı poleni alerji yapar mı, kolayca öğrenebiliriz. Bu testi yapmak için polen alerjisini tespit edecek haplar olmakla birlikte, basit alerji testleri de yapılabilmektedir.

Arı polenini kullanırken önerilen yöntem, test yaptırmış olunsa bile, ilk olarak bir polen tanesini dilinizin üzerinde emerek yemenizdir. Kana çabuk bir şekilde karışan polene karşı, bünyeniz herhangi bir tepkime vermiyorsa, hiçbir problem yaşamadan arı poleni tüketebilirsiniz.

Kimler Arı Poleni Yememeli

Arı poleni alerji yapar mı diye test yaptırmış olunsa bile, hamilelerin ve çocuk emziren annelerin arı poleni yemesi önerilmez. Ayrıca bir hastalık tedavisi gören kişilerin, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde, arı poleni kullanımı sakıncalı olabilir. Bu durumda mutlaka hekim onayı alınması gereklidir.

Arı Poleni Alerjisi Belirtileri

Sıklıkla arı poleni alerjisi deri döküntüsüne ve kaşıntıya sebep olmaktadır. Göz çevresi ve yoğun olarak hassas bölgelerdeki kızarıklık ve kaşıntı şeklinde kendini gösterir. Nadir olarak nefes alma ritminde bozukluk ve solunum güçlüğü görülebilir. Bu durumda önem verilmesi gereken şey, arı poleni alerji yapar mı sorusundan çok, sizin alerjiniz varsa verdiğiniz tepkimenin şiddetidir.

]]>
Alerji Hapı https://www.alerjik.gen.tr/alerji-hapi.html Wed, 31 Oct 2018 00:49:24 +0000 Alerji hapı, bazı vücutlar zararlı olmasa bile bazı maddelere karşı aşırı duyarlı olabilir. Bu durumda vücut reaksiyon göstererek alerji hastalığı ortaya çıkabilir. Alerjen maddeler bağışıklık sistemine kada Alerji hapı, bazı vücutlar zararlı olmasa bile bazı maddelere karşı aşırı duyarlı olabilir. Bu durumda vücut reaksiyon göstererek alerji hastalığı ortaya çıkabilir. Alerjen maddeler bağışıklık sistemine kadar ulaştığında madde zararlı olmasa da bağışıklık sistemi maddeyi zararlı algılayarak bu duruma karşı koruyucu amaçlı antikor üretmeye başlar. Dolayısı ile alerji ortaya çıkar. Alerjiye aşırı yatkın kişilere atopik kişiler denir. Bağışıklık sistemi alerjik madde ile bir defa karşılaştığında hassasiyet gösterir ve o madde hafızaya kazınır. İlerleyen dönemlerde tekrar aynı madde ile karşılaşıldığında bağışıklık sistemi bu defa aşırı tepki gösterir. Toplumda yaklaşık %30 civarında kişi alerjiye maruz kalmaktadır. Alerji daha çok genetik yatkınlık ile alakalı bir rahatsızlıktır. Ancak çevresel faktörler de alerji üzerinde etkilidir.

Alerji tedavisinde ilk basamak kişinin alerjen maddeden uzak durmasıdır. Alerji genellikle temas yolu ile ortaya çıktığı için kişi alerjen olduğu maddeye mümkün olduğunca temastan kaçınmalıdır. Alerji için kullanılan farklı hap türleri vardır.

Alerji Hapları

Antihistaminikler: Bu tür alerji hapları alerjik reaksiyonlarda şikayetleri hafifletmek ya da baskılamak için kullanılır. Burun tıkanıklığı, kaşıntı, yanma, hapşırma, burun akıntısı gibi şikayetlere karşı kişinin yaşam kalitesini arttırmak amaçlıdır. Antihistaminikler özellikle kaşıntı, hapşırma ve akıntı için faydalıdır. Ancak hangi tür histaminiğin hastaya daha faydalı olduğu deneme yanılma yöntemi ile anlaşılır. Hasta hapı uzun süre kullandığında başlangıçta olduğu gibi etkili olmazsa hap değiştirilir.

Alerji Hapı

Kortizon: Kortizon tarzı haplar histaminikler ile birlikte kullanıldığında daha faydalı olur. Tablet ya da iğne şeklindedir. Ancak kortizon bilindiği gibi yan etkisi fazla olan bir ilaç grubudur. Dolayısı ile yan etkilerinden en az etkilenmek için bilinçli ve önerilen şekilde kullanılmalıdır.

Dekojestanlar: Bu ilaç grubu burun içinde oluşan şişliğe karşı faydalıdır. Sprey ve hap versiyonu vardır. Uzun süreli, kullanımlarda bağımlılık yapabileceğinden uzun süre kullanımı önerilmemektedir. Ayrıca uzun süre kullanımı burun damarlarının fonksiyonunu olumsuz yönde etkileyerek burun akıntısı ve tıkanıklığına yol açabilir.

]]>
Vücut Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/vucut-alerjisi.html Wed, 31 Oct 2018 15:59:07 +0000 Vücut Alerjisi, Alerji vücudun her hangi bir maddeye verdiği aşırı tepkiye denilmektedir. Kimi zaman bir otta, kimi zaman yemekte, kimi zaman çiçeklerden, kimi zaman dokunulan maddelerden, kimi zamanda havadan kapılabilecek bir çok a Vücut Alerjisi, Alerji vücudun her hangi bir maddeye verdiği aşırı tepkiye denilmektedir. Kimi zaman bir otta, kimi zaman yemekte, kimi zaman çiçeklerden, kimi zaman dokunulan maddelerden, kimi zamanda havadan kapılabilecek bir çok alerji durumuna rastlanılmaktadır. Alerjileri olan kişilerin bağışıklık sistemi alerjan denilen bu yabancı maddeye karşı aşırı vermiş olduğu tepki de kişide bazı belirtiler göstermektedir. Kişilere göre alerjiler değişiklik göstermektedir. Örneğin ailede bir kişide çiçeğe alerjisi var ise diğer kişide de olacak diye bir şey olmamaktadır. Alerji konusunda kişilerin hassas oldukları maddeler vardır. Bazı kişilerde polene hassaslık varsa polen alerjisi bazı kişilerde ise çilek alerjisine rastlanılmaktadır. Bağışıklık sistemi iyi bir belleğe sahip olmaktadır ve karşılaşılan yararlı bir maddeyi zararlı alerjen olarak kaydeder ve diğer bir gün o maddeyle yakın temas olmasa da ilk karşılaşma durumunda vücutta belirtiler çıkmaya başlamaktadır. Yani gözde, ciltte, elde, tüm vücutta alerji belirtilerine rastlanır.

Bazen vücut alerjisi tüm sistemi etkileyebilecek duruma gelir ve  alerji sonunda mast hücrelerinden salgılanan kimyasallardan bilinç kaybı, ishal, tansiyonun düşmesi ve ölüme kadar yol açmaktadır.  Birde alerjiyle beraber egzama, orta kulak iltihabı, ve ürtiker gibi alerji hastalıklar, gıdaya bağlı tepkiler ve ilaçlardan oluşan alerji rahatsızlıklarından sayılabilmektedir. Fakat hiç kimse bu rahatsızlıkların gizli alerjiden kaynaklı olabileceğini bilmemektedir.  

Vücutta alerji belirtileri nelerdir
  • Ciltte kaşıntı.
  • Kurdeşen adı verilen kabarıklıklar.
  • Kırmızı renkli döküntüler.
  • Sulanma, kabuklanma.
  • Deride kalınlaşma, renk değişikliği.
Vücut AlerjisiAlerji durumundan en etkin korunma yolları alerji yapan şeylerden uzak durulmalıdır. Fakat genelde bu durumla ne yapılırsa karşılaşılır. Fakat en aza indirmek için ev içerisinde bazı önlemler alınabilmektedir. Yani evde hayvan beslememek, toz yapan tüm eşyaları yok etmek, yün yastık kullanmamak, sigara içmemek, parfüm ve çamaşır suyu kokularından uzak durulmalıdır. Fakat alerji atlatılamıyor  ise küçük dozlarda aşı yaptırılabilir. Bu aşı alerjiye karşı duyarlılığı azaltarak alerji oluşmasını çok aza düşürmektedir.  Polene alejisi olan kişilerin, polen mevsimi olan bahar aylarında mümkün olduğunca çiçek ve ağaç olan yerlerde maskesiz dolaşmaması yararlı olmaktadır. Ayrıca akupuntur ile alerji en az seviyeye düşürülebilir. Örneğin akupuntur vücudun bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayarak direnci arttırır ve hasta enfeksiyona daha az yakalanmaktadır. Vücudun kendi steroidini salgılaması sağlanmakta ve böylece yara içeriden tedavi edilmektedir. Fakat uzmanların önerisi olan stresten uzak durma ise bağışıklık sistemini etkileyip en aza düşürdüğü için stresten kaçınılmalıdır.
]]>
Alerji Aşısı Yan Etkileri https://www.alerjik.gen.tr/alerji-asisi-yan-etkileri.html Thu, 01 Nov 2018 14:03:01 +0000 Alerji Aşısı Yan Etkileri, Vücudumuzun zararlı olmayan maddelere karşı vermiş olduğu ani reaksiyonlara alerji denir. Çeşitli durumlar alerjiye neden olmaktadır. Alerjik durumların nedenleri araştırılmalı ve uygun ted Alerji Aşısı Yan Etkileri, Vücudumuzun zararlı olmayan maddelere karşı vermiş olduğu ani reaksiyonlara alerji denir. Çeşitli durumlar alerjiye neden olmaktadır. Alerjik durumların nedenleri araştırılmalı ve uygun tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Erken teşhis alerjik durumların ve yaşanabilecek krizlerin önüne geçer. Ayrıca erken teşhis sayesinde alerjik durumlardan kaynaklanabilecek rahatsızlıkların da önüne geçilmiş olur. Alerjiler erken tedavi edilmelidir. Alerjiler gıda ve hava koşullarından kaynaklanmaktadır. Gıda maddelerinden dolayı kaynaklanan alerji türlerinde alerjiye neden olan gıda maddesinden uzak durulmaya özen gösterilmelidir. Genel olarak alerjiler için ilaç tedavisi ve aşı kullanılmaktadır. İlaç tedavilerinin ve aşının kesin bir çözüm olmamakla birlikte yan etkileri de bulunmaktadır. 

Alerji Aşısı Yan Etkileri
Alerji aşısının yan etkileri, Alerji aşısı ilk yapıldığı yerde kızarıklıkla başlar. Aşı içerisinde çok az bir miktar rizikosu bulunmaktadır. Bu da aşı yapılan kişide şişmeler ve su toplamalarına, nefes darlığına, mide bulantısı ve baş dönmelerine, burunda tıkanmalara ve kanamalara neden olmaktadır. Alerji aşısı yapıldıktan sonra kısa bir süre beklenilmesi gerekmektedir. Ayrıca alerji aşısı uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır. Böylece yaşanabilecek ani durumlarda müdahale imkanı bulunur. 
]]>
Yaz Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/yaz-alerjisi.html Thu, 01 Nov 2018 21:00:08 +0000 Yaz Alerjisi, Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, yani yaz alerjisi, pek çok kişinin yaşadığı ve bazı ortak sebeplere bağlı olan, sorunlardan biridir. Yazın güneş ışınlarının artan etkis Yaz Alerjisi, Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, yani yaz alerjisi, pek çok kişinin yaşadığı ve bazı ortak sebeplere bağlı olan, sorunlardan biridir. Yazın güneş ışınlarının artan etkisi ile ortaya çıkan bu sorunlar, kimi zaman kimyasalların etkisinin artması yüzünden, kimi zaman ise güneş ışınlarının doğrudan cilde zarar vermesi ile görülebilmektedir. Bazı durumlarda ise bitkilerin polenleri de, yaz alerjisi sebepleri arasında yer alabilmektedir. Direkt güneş alerjisi olan kişilerin de, yaz aylarında çok dikkatli olması ve önlem alması gereklidir.

Kimi cilt hastalıklarında ise yaz aylarında ki güneş, zarar verici olabilmektedir. Örneğin Lupus hastalığı olan kişilerin, güneşe korumasız bir şekilde çıkması hastalığın şiddetlenmesine sebep olmaktadır. Hiçbir rahatsızlığı olmayan kişilerde bile, güneş ışınları, leke ve isilik yapabilir.

Yaz Alerjisi

Yaz Alerjisine Yatkın Olan Cilt Tipleri

Özellikle sarışın ve kumral, yani açık tenli ve renkli gözlü kişiler, yaz alerjisi yatkınlığı olan kişilerdir. Bu yüzden açık tenli kişiler, güneşten olabildiğince korunmalı ve güneşe çıkmaları gerektiğinde, mutlaka yüksek faktörlü koruyucu güneş kremleri kullanmalıdırlar. Displastik nevüs yani riskli ben taşıyan kişiler ve çilli cilde sahip olan kişilerin de, yaz alerjisi riski taşımasalar bile, güneş ışınlarından korunmaları gereklidir.

Parfüm, kozmetik ve diğer kimyasalların da güneş ışınlarının etkisi ile yaz alerjisi sebeplerinden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden özellikle direkt güneşe maruz kalınması esnasında, mümkün olduğunca bu tür ürünlerin kullanılmaması önerilmektedir.

Hassas olan çocuk ciltlerinin de yaz aylarında güneş ışınlarından korunması gereklidir. Özellikle güneş yanıkları ve isilikler, çocukların sık sık yaşadıkları sıkıntılardandır. Alerjiye yatkınlıkları gelişkin bireylere oranla düşük olan çocuklarda, yüksek faktörlü koruyucu kremlerin üç saat ara ile tazelenerek sürülmesi, doğabilecek riskleri oldukça düşürebilmektedir. Ancak kullanılan koruyucu ürünlerinde kaliteli ve zararsız olmasına dikkat edilmeli, güvenilirliği olamayan ürünlerden uzak durulmalıdır.

]]>
Alerji Kızarıklığı https://www.alerjik.gen.tr/alerji-kizarikligi.html Fri, 02 Nov 2018 06:05:45 +0000 Alerji kızarıklığı, İnsan vücudunda zaman zaman yediği besinlerden, bulunduğu ortamdan, kullandığı malzemelerden ya da her hangi bir ragatszlığın dışa vurumu şeklinde ortaya çıkan reaksiyonlara alerji denilme Alerji kızarıklığı, İnsan vücudunda zaman zaman yediği besinlerden, bulunduğu ortamdan, kullandığı malzemelerden ya da her hangi bir ragatszlığın dışa vurumu şeklinde ortaya çıkan reaksiyonlara alerji denilmektedir. 
Kişilerin alerjik bir sorunla karşı karşıya kalması ise çok sık rastlanan durumlardır. Alerji farklı sebeplerden ortaya çıktığı gibi,  farklı şekillerde de kendini gösterebilir. Bunlardan biri de vücutta oluşan kızarıklıklardır. 

Alerji Kızarıklığı
Alerji kızarıklığı

Alerjik sebeplerden dolayı oluşan kızarıklıklar vücudun herhangi bir yerinde ya da bir çok yerde çıkan kırmızı ve hafif sarımsı iltihaplanmalar şeklinde görülür. Bu kızarıklıklar deride kaşınmalara ve yanmalara neden olur. Eğer deride karşılaştığınız bu yaraları kaşırsanız, hem alerji farklı alanlara da yayılacaktır, hem de o bölge daha fazla tahriş olacaktır. Alerjik bölgeye uygulayacağınız soğuk buz yanma hissini az da olsa hafifletebilir. Fakat kalıcı bir çözüm için mutlaka alerji kızarıklığını ortaya çıkaran sorunun ne olduğunu öğrenerek, içten bir tedavi uygulanması en mantıklı yoldur. Bu nedenle doktora gitmeli, ne tüketip tüketmeyeceğinizi, nelerden uzak durmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Bu rahatsızlığıa sebep olan faktörü bulup, önlem alırsanız gelecek günlerde daha sağlıklı bir yaşam sürmeniz de kolaylaşacak, olası tehlikelerden korunmuş olacaksınız. 
]]>
Şeker Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/seker-alerjisi.html Sat, 03 Nov 2018 00:56:28 +0000 Şeker Alerjisi, İnsan vücudu bazı zararlı olmayan maddelere karşı da tepkiler vermektedir. Bu ani reaksiyonlara alerji denir. Alerji türleri ve bedenleri farklılık göstermektedir. Alerji durumları hava şartlarına ve besin maddel Şeker Alerjisi, İnsan vücudu bazı zararlı olmayan maddelere karşı da tepkiler vermektedir. Bu ani reaksiyonlara alerji denir. Alerji türleri ve bedenleri farklılık göstermektedir. Alerji durumları hava şartlarına ve besin maddelerine göre değişmektedir. Hava şartlarından kaynaklanan alerji durumları genellikle bahar aylarında gerçekleşmekte ve çeşitlilik göstermektedir. Besin yada gıda maddelerinden dolayı kaynaklana alerjiler ise besin maddelerine göre farklılık göstermektedir. Örneğin; çilek alerjisi, yumurta alerjisi, çikolata alerjisi, süt alerjisi, kavun alerjisi gibi birçok çeşidi bulunmaktadır. Besin alerjisi alerjiye neden olan besin maddesi tüketildikten sonra ortaya çıkmaktadır. Erken tanı ve tedavi alerjik durumların ilerlemesini ve başka hastalıkları tetiklemesini de engel olacaktır. Besin alerji türleri içinde yer alan şeker alerji, şeker yada şeker içeren bazı besinlerin tüketilmesi sonucu vücutta meydana gelen değişimlerdir. 

Şeker alerjisinin belirtileri; şeker ya da şeker içerikli besin maddelerinin tüketilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Genel olarak belirtiler, yüzde, kollarda ve vücudun çeşitli bölgelerinde şişmeler ve kızarıklıklar, yüz ve çevresinde özellikle dudak kısmında şişme ve kızarmalar, mide bulantısı ve kusma, mide rahatsızlığı ve kramp, ishal, halsizlik, nefes darlığı, kalp atış hızında dengesizlik gibi belirtileri bulunmaktadır. 

Şeker Alerjisi
Şeker alerjisine karşı tedavi yöntemi; diğer besin maddelerinde olduğu gibi şeker alerjisine karşı kesin bir tedavi yöntemi bulmamaktadır. İlk öncelik şeker alerjisi teşhisi konulan kişiler şeker ve şeker içerikli besinlerden uzak durmalıdır. Şeker alerjisi için ilaç tedavisi de uygulanabilir. Özellikle alerjik durumlar için kullanılan antihistaminikler kullanılabilir. Ayrıca ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda adrenalin iğnesi de kullanılmaktadır. Alerji aşısı da birçok doktor tarafından önerilen tedavi yöntemleri arasındadır. Uygulanan bu yöntemlerinin yan etkileri de bulunmaktadır. Uygulanacak olan tedavi yöntemlerinin uzmanlar tarafından uygulanması hastanın sağlığı için önem arz etmektedir. 
]]>
Göz Alerjisi Nasıl Geçer https://www.alerjik.gen.tr/goz-alerjisi-nasil-gecer.html Sat, 03 Nov 2018 07:12:50 +0000 Göz Alerjisi Nasıl Geçer, Toplumumuzda her on insandan üçünde alerji görülmektedir. Bu alerjiler, oluşumu ile iki faktörden gerçekleşmektedir. Bunlar solunum ve besinler ile gerçekleşir. Bu oluşan alerjiler vücudumuzu farklı Göz Alerjisi Nasıl Geçer, Toplumumuzda her on insandan üçünde alerji görülmektedir. Bu alerjiler, oluşumu ile iki faktörden gerçekleşmektedir. Bunlar solunum ve besinler ile gerçekleşir. Bu oluşan alerjiler vücudumuzu farklı bölgelerde etkilemektedir. Bunların en başında gerçekleşen ise göz alerjisidir. Göz alerjisi çoğunlukla hava yoluyla  gerçekleşir. Havada bulunan toksinler, polenler gibi faktörlerden dolayı gözlerde alerjisi, olanlarda ters bir etki yaparak gözde kaşıntı, kızarıklık ve göz sulanması gibi rahatsızlıklar verirler. Göz alerjilerinin tedavilerine geçmeden önce gözdeki oluşan rahatsızlığın alerjiden mi kaynaklandığı yoksa başka bir rahatsızlıktan mı çıktığı belirlenmelidir. Bunu da doktor kontrolünde alerji testleri ile alerji olup olmadığının teşhisi konabilir. 

Göz alerjisi olanlarda rahatsızlıklar genelde her iki gözde meydana gelir. Fakat herhangi bir rahatsızlık varsa genellikle tek gözde meydana gelir. Oluşan bu alerjilerin tedavisi ise aslında kendi elimizdedir. Yani doktor gözde oluşan alerjinin geçmesi için damla ve hap vererek gidermeye çalışır. Bize düşen verilen bu damlayı periyodik bir şekilde aksatmadan kullanmaktır. Ayrıca gözümüzde alerji varsa bizde bunu biliyorsak gözde alerjinin oluşmasına ve rahatsızlığı minumum seviyeye kendimiz indirebiliriz. Göz alerjisi, çoğunlukla polenlerden meydana geldiği ve gözümüzün beyaz kısmı bu polenlerden dolayı kimyasal salgılarlar salgıladığından; bu kimyasallar gözde kaşıntı, kızarıklık, gözde sulanmaya neden olur. Bize düşen öncelikle gözlerimizi olduğunca ovalamamak ve gözlerimizi korumaktır. Çünkü gözleri ovaladıkça gözlerimizde ki kimyasallar daha çok çoğalmaktadır.Göz Alerjisi Nasıl Geçer Mevsim geçişlerinde alerji oluşmaması için gözlerimizi polenlerden koruyabiliriz. Mümkün oldukça bahar aylarında dışarı çıkmayarak ve gözlerimize direk temas etmemesi için güneş gözlüğü kullanarak alerjinin oluşmasına izin vermeyebiliriz. Bunların yanında gözlerdeki alerjiler hayvanlardan da oluşabilir. Özellikle sokakta yaşayan kedi köpek vb gibi hayvanlar doğayı çokça gezdiğinden üstlerinde polenler biriktirebilirler. Elimizden geldiği kadar bu tip hayvanlardan uzak durarak yanlarına sokulmamalıyız.

Bu şekilde önlemlerini alarak göz alerjilerin oluşmasından önce alerjiyi en aza indirebiliriz. Gözümüzün içinde ki beyaz kısımda salgılanan kimyasalları aşağıya çekerek, kısa sürede geçmesini sağlayabiliriz. Ayrıca oluşan alerjinin kısa sürmesi ve çoğalmaması için gözlerimizi bol bol temiz suyla yıkamalıyız. Mikroplardan olabildiğince uzak tutmalıyız.
]]>
Sivrisinek Alerjisine Ne İyi Gelir https://www.alerjik.gen.tr/sivrisinek-alerjisine-ne-iyi-gelir.html Sun, 04 Nov 2018 04:57:05 +0000 Sivrisinek alerjisine ne iyi gelir, sivrisinek sokması ciddi anlamda acıya yol açan ve hayati risk oluşturabilecek bir durum değildir. Ancak sivrisinek vücutta alerjiye yol açmışsa durumun ciddiyeti artabilir. Acıya nede Sivrisinek alerjisine ne iyi gelir, sivrisinek sokması ciddi anlamda acıya yol açan ve hayati risk oluşturabilecek bir durum değildir. Ancak sivrisinek vücutta alerjiye yol açmışsa durumun ciddiyeti artabilir. Acıya neden olmasa da sivrisinek sokması nedeniyle oluşan kaşıntı oldukça sinir bozucudur. Bazen kaşıntı çok şiddetli olduğunda ufak bir ısırık kaşınarak kat kat büyüyebilir. Sivrisinek sokmasına ve dolayısı ile alerjisine karşı eczanelerden kolaylıkla temin edilebilecek antiseptik kremler ve spreyler bulunmaktadır. Bu tür krem ve spreyler ile kaşıntı, kabarıklık kontrol altına alınabilir. Krem ve spreylerin haricinde ev ortamında kolaylıkla temin edilebilecek bazı ürünler ile de alerji kontrol altına alınabilir.

Sivrisinek Sokmasına Ne İyi Gelir

Sarımsak: Sivrisinek sokması nedeniyle oluşan alerjiye karşı sarımsak kullanılabilir. Bir diş sarımsak ikiye kesilerek sulu kısmı kabarıklığın bulunduğu yere sürülür. Sarımsak kaşıntı üzerinde oldukça etkilidir.

Limon Ve Aloe Vera: Limon suyu ve aloe vera sivrisineğin neden olduğu kaşıntı üzerine sürülürse kaşıntı hissini kısa sürede ortadan kaldırarak rahatlama sağlar.

Karbonat: Karbonat bir miktar su ile homojen bir şekilde karıştırılarak macun kıvamına getirilir. Macun kıvamına gelen karışın ısırık üzerine sürülerek bekletilir. Karbonat kuruduktan sonra yıkanabilir. Kaşıntı hissi kısa sürede ortadan kalkacaktır.

Muz Kabuğu: Sivrisinek alerjisine karşı kullanılabilecek bir diğer ürün de muz kabuğudur. Muz kabuğunun sulu kısmı sivrisinekten etkilenen bölgeye sürülür. Alerji nedeniyle oluşan kaşıntı kısa sürede ortadan kalkacaktır. Eğer sivrisinekten ciddi anlamda etkilenen bir vücut yapısı varsa acil durumlar için muz kabuğu buzlukta muhafaza edilebilir.

Sivrisinek Alerjisine Ne İyi Gelir

Sıcak Su: Sıcak su sivrisinekten etkilenen bölgede kısa süre olsa da rahatlama sağlar. Alerji oluşan bölge sık aralıklarla sıcak su ile yıkanırsa rahatlama sağlanabilir.

Sabun Köpüğü: Alerjinin geliştiği bölgeye sabun köpüğü sürülerek bir süre bekletilir. Daha sonra bölge bol su ile durulanır. Sabun köpüğü alerji nedeniyle oluşan kaşıntıya karşı iyi gelir.

Antiseptik Kremler: Antiseptik özelliği olan kremler alerji nedeniyle oluşan kaşıntılar üzerinde oldukça etkilidir. Sivrisinek ısırığının bulunduğu bölgeye antiseptik krem sürülerek beklenir. Kontrolsüz bir şekilde kaşımamak için kremin üzeri geniş bir bant ile kapatılabilir.

Aspirin: Sivrisinek alerjisi nedeniyle oluşan şişliğin üzerine aspirin uygulanabilir. 1 tane aspirin yarım tatlı kaşığı suyun içinde ezilir. Ezilen aspirin kabarıklığın üzerine sürülür. Hem kabarıklığı hem de kaşıntıyı hafifletmek için etkili bir çözümdür.

Alınan önlemlere rağmen sivrisinek alerjisi kontrol altına alınamıyorsa enfeksiyon oluşmaması için bir sağlık kuruluşuna başvurularak daha etkili reçeteler alınabilir.

]]>
Kol Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/kol-alerjisi.html Sun, 04 Nov 2018 15:56:34 +0000 Kol Alerjisi, Alerji sorunları vücudun her yerinde görülebilen ve müdahale edilmediği durumlarda çok daha büyük sorunları meydana getirerek insan hayatını olumsuz yönde etkileyen, farklı şekillerde karşımıza çıkan bir Kol Alerjisi, Alerji sorunları vücudun her yerinde görülebilen ve müdahale edilmediği durumlarda çok daha büyük sorunları meydana getirerek insan hayatını olumsuz yönde etkileyen, farklı şekillerde karşımıza çıkan bir durumdur. Bu durumlarda tıbbi olarak kişiye herhangi bir tedavi yöntemi uygulanamamaktadır. Bunun nedeni alerjik sorunlar hakkında tıbbi olarak çok fazla bir işlemin yapılamamasıdır. Kol alerjisi sorunu en çok görülen alerjilerden biridir. Bu durumda doktorlar hastaları için genellikle bu sorunu bir süre erteleyerek kişide rahatsızlıklar oluşmasını engellemek için bazı ilaç tedavileri uygulamaktadır.  Uygulanan yöntemler kişideki hassas ciltten kaynaklanan alerji problemini bir müddet ortada tutmaya yaramaktadır. Bu tür ilaçlar genellikle kişide diğer seneye kadar alerji probleminin oluşmasını engelleyebilir. Bu nedenle bu ilaçların her yıl başında kişi tarafından mutlaka yaptırılması gerekmektedir. Yapılan tedavilerle alerji durumu ortadan bir süreliğine kalkacak ve kişide görülen cilt estetiği sorunu ve ciltteki deri dökülmeleri sona erecektir. Kol alerjisi, genellikle genç yaştaki hatta çocuk yaşlardaki insanlarda meydana gelmektedir. Bu nedenle çocuklarınızda meydana gelen en küçük alerji belirtilerinde bile bu durumu doktorunuza bildirmelisiniz.

Kolda alerji, genellikle kol üzerinde şiddetli kaşıntılar ve bunun yanında deri dökülmeleri şikayetleri ile başlayan ve dışarıdaki toz ve diğer etkenlerden dolayı ortaya çıkan etkilerle kişinin kol bölgesinin zarar görmesidir. Bu durum genellikle hassas cilt problemi olan insanlarda meydana gelmektedir. Kolda görülen alerji şikayetlerinin içerisinde kişinin estetik sorunlar yaşamasına neden olarak kişiyi rahatsız etmektedir. Bu nedenle de kişi bu durumdan oldukça tereddüt eder. Çocuklarda ise bu durum en çok kaşıntı şikayetleri ile sorun haline gelmektedir. Çocukların kaşıntıya cevap olarak bölgeyi kaşıması sorunun büyümesine ve dağılmasına yol açmaktadır. Böyle durumlarda erken davranarak doktorunuza başvurun. Yapılacak olan ilaç tedavileri ve krem tedavileri ile alerji sorununuzun şiddetlenmesi önlenecektir. Bu tedaviler genellikle 2 ay kadar sürmektedir. Kol alerjisi, bazen kişinin tükettiği gıdalardan dolayıda oluşabilecek bir sorundur. Bu nedenden dolayı oluşan alerjiler bazen anne sütünden bile kaynaklanabilmektedir. Birçok insan bu durumdan dolayı oldukça zor durumlar yaşamaktadır. 

Kol Alerjisi
Kol alerjisi belirtileri

Kol alerjisi belirtisi öncelikle kolda oluşan küçük lekecikler ile başlayarak kaşıntı haline dönüşmektedir. Kaşıntıdan sonra ciltte deri dökülmeleri de baş göstererek alerji tam olarak ortaya çıkmış olmaktadır. İlaç tedavileri bu durumun meydana gelmesini önleyebilir. Bu nedenle tek yapmanız gereken bu durumdan kurulmak için erkenden doktora başvurmaktır. İşte bu belirtilere bakılarak ve hastanın şikayetleri dinlenerek hastaya alerji tanısı koyulabilir. Fakat alerji türünün bu durumda anlaşılması imkansızdır. Bunun için bazı testler yapılması gerekmektedir. 

Kolda alerji, müdahale edilmediği zaman zamanla kronikleşerek oldukça zor durumlar meydana getirebilmektedir. Özellikle çocuklarda bu durum kontrol altında tutulmaz ise çok büyük problemler meydana gelmektedir. Bu durumda iş işten geçtikten sonra insanlar telaşa kapılıp çareyi hastanelerde aramaktadırlar. Ama bu durumda hastalığın kontrol altına alınması oldukça zordur. Her hastalıkta olduğu gibi bu durumda da erken teşhis oldukça önemlidir.
]]>
Bal Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/bal-alerjisi.html Sun, 04 Nov 2018 17:52:47 +0000 Bal alerjisi, insanlarda oldukça nadir görülen fakat görüldüğü kişilerde çok kötü etkilere yol açan ürkütücü bir durumdur. Bu durum genellikle besin alerjisi ile aynı grupta incelenmektedir. Fakat besin alerjisine göre Bal alerjisi, insanlarda oldukça nadir görülen fakat görüldüğü kişilerde çok kötü etkilere yol açan ürkütücü bir durumdur. Bu durum genellikle besin alerjisi ile aynı grupta incelenmektedir. Fakat besin alerjisine göre bal alerjisi insanlarda çok daha az görülen bir sorundur. Bu nedenle tedavi yöntemleri de diğer alerjilere göre çok daha düşüktür. Bal alerjisi bazı insanlarda direk deriye etki ettiği halde kimi insanlarda vücudun diğer organlarında sorunlar meydana getirebilir. Örneğin bir insanda deri kaşıntıları ve dökülmeleri meydana gelirken diğer insanda göz sulanması ve göz kızarıklığı gibi sorunları meydana getirmektedir. Bal maddesi ağızdan alınarak tüketildikten sonra kişinin vücudu bu durum ile bazı uyuşmazlıklar yaşayarak bazı tepkilerde bulunur. Bu durumda vücudun verdiği tepkiler genellikle kişinin rahatsızlıklar yaşamasına neden olabilmektedir. Genellikle çocuklarda bağışıklık sisteminin düşük olmasında dolayı meydana gelen bir problem olan bal alerjisi yetişkinlerde de hemen hemen aynı nedenden dolayı meydana gelmektedir. Bal alerjisinin tedavi yöntemi de genel olarak diğer alerjiler gibi ilaçlı tedavidir. Fakat bu tedavide genellikle diğer alerjilerde ki gibi olumlu sonuçlar bazen alınamamaktadır. Bunun en büyük nedeni bal alerjisinin çok fazla kişide görülmemesidir.

Bal alerjisi bazen insanlarda mide bulantısı, ishal, kusma gibi sorunların ortaya çıkmasına ve bu durumda insanların zehirlenme belirtileri yaşamasına neden olabilmektedir. Bal alerjisi kesinlikle hafife alınacak bir durum değildir.  Bal alerjisi birçok insanın yaptığı gibi gıda alerjisi ile karıştırılmamalıdır. Belirtileri ve gösterdiği sonuçlar her ne kadar aynı olursa olsun bu durum oldukça farklıdır. 

Bal Alerjisi
Bal alerjisi belirtileri
  • Bal alerjisi sorununda kişi oldukça büyük rahatsızlıklar yaşayabilmektedir. Yaşanan rahatsızlıklar genellikle kişinin bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olmaktadır. Çünkü bağışıklık sistemi çok güçsüz olan bir kişide bu durum çok daha ağır bir şekilde geçebilmektedir. Fakat bağışıklık sistemi biraz daha güçlü olan kişiler bu durumdan çok fazla etkilenmezler.
  • Kişide bu durumun yanında kusma ve mide bulantıları görülebilmektedir. Bu durumda hasta kesinlikle herhangi bir yiyecek almamalıdır. 
  • Kişilerde deride değişiklikler ve lekelenmeler görülebilir. Bu durumda acil bir şekilde doktorunuzla görüşmelisiniz.
  • Son olarak kişide bal ağrısı ve bunun yanında deride dökülmeler meydana gelmektedir. Bu nedenle kesinlikle zaman kaybetmeden soruna çözüm bulunuz.
Bal alerjisi, diğer alerjiler gibi kişilerde her sene görülmez. Eğer kişide bal alerjisi var ise kişi sadece baldan uzak durarak bu sorunu çözmüş olacaktır. Oldukça nadir görülen bu alerji genel alerjiler gibi en fazla çocukları etkilemektedir.
]]>
Alkol Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/alkol-alerjisi.html Mon, 05 Nov 2018 07:52:50 +0000 Alkol alerjisi adından da anlaşılabileceği gibi sadece alkol tüketicilerini ya da alkol içmese bile alkolla içli dışlı olan insanlarda görülebilen ve bu insanları oldukça zor durumlara düşüren bir sorundur. Alkol alerjisi Alkol alerjisi adından da anlaşılabileceği gibi sadece alkol tüketicilerini ya da alkol içmese bile alkolla içli dışlı olan insanlarda görülebilen ve bu insanları oldukça zor durumlara düşüren bir sorundur. Alkol alerjisi, alkolün insan vücuduna yaptığı etkilerin vücut tarafından etkilenerek cevabının verilmesi ile ortaya çıkan bir durumdur Bu durumda kişiler tarafından yapılan hata alerji oluşsa bile sorunun alkolde olduğunun fark edilmemesi ile bu içeceğin içilmesine devam etmesidir. İşte bu durumda alerjinin şiddeti oldukça artarak kişideki problem iki katına çıkmaktadır. Bu aşama genellikle insanların doktora gitmeyi kabullendikleri aşamadır. Fakat bu aşamada kişinin doktora gitmesi çok fazla bir şeyi değiştirmez. Çünkü tedavi için oldukça geç kalınmıştır. Yapılan tedaviler bazı kişilerde fayda verebilir. Fakat bu durum genellikle kişilerde çok fazla fayda etmez. Bu gibi durumlarda erken teşhis oldukça önemlidir.

Alkol alerjisi bazen alkol içmeyen insanlarda da görülebilmektedir. Bu genellikle kişinin alkolle cilt temasında bulunması ile meydana gelen ya da kolonya  ve benzeri ürünlerin içerisinde bulunan alkolün kişide etkiler oluşturması ile ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu tür durumlarda sorunun alkolden kaynaklandığını düşünüyorsanız tükettiğiniz alkol miktarını ve alkol cinsini doktorunuz ile paylaşmalısınız. Alkol  alerjisi  sorununa yapılan ilaç tedavileri genel olarak sorunun çözümde başarılı olunmasına ve durumun tekrarlamasına yaramaktadır. Bu durumda durumun tekrar meydana gelmemesi için yapmanız gereken şey alkolden ve alkol içeren maddelerden kesinlikle uzak durmanızdır. Aksi halde alerji durumu tekrar vücudunuzda belirtiler gösterebilir. 

Alkol Alerjisi
Alkol alerjisi belirtileri
  • Bu alerji en çok alkol tüketen kişilerde meydana gelmektedir. Bu nedenle alkol alerjisi bu insanlarda göz kızarıklığı sorununun oluşmasına ve gözün kaşınmasına neden olmaktadır. Bu en büyük nedeni alkolün direk olarak beyni etkilemesidir. 
  • Diğer bir alerji belirtisi ise genel olarak birçok alerji ile aynı olan deri problemleridir. Kişinin yüzünde ya da kolunda ve diğer bölgelerinde lekelenmelerin meydana gelmesidir. Bu durum kişide oluşturduğu rahatsızlıkların yanı sıra estetik güzelliğinde sorun haline gelmesine neden olmasıdır. 
  • Kişide görülen vücut kaşıntısı alkol alerjisi belirtilerindendir. Derinin kuruması ile birlikte gerçekleşen kaşıntı bu durumun oluşmasına ve sorunların büyümesine neden olmaktadır.
İşte bu belirtiler kişide alerji olduğunun ve sorunların büyüyeceğinin belirtisidir. Bu durumda asıl sorun bu belirtilerin diğer alerjiler ile hemen hemen aynı olmasıdır: Bu durumda kişi doktoruna alkol tükettiğini bildirmesi gerekmektedir. Kişi vücudundaki alerji hastadan alınan numune bir kan ile ve bunun yanında yapılan bazı alerji testleri ile ortaya çıkarılabilmektedir. Bu durum ortaya çıkarıldıktan sonra kişide ilaç tedavileri yapılmaya başlanmaktadır. Bu tedaviler hastada iyileşmeyi sağlayacaktır. Fakat hastanın da alkol ve alkollü ürünlerden uzak durması şarttır.
]]>
Kanda Alerji Testi https://www.alerjik.gen.tr/kanda-alerji-testi.html Mon, 05 Nov 2018 12:20:41 +0000 Kanda Alerji Testi; Vücudunuzda her hangi bir rahatsızlık ara ara gerçekleşiyor ve nereden çıktığı tespit edilmediyse, rahatsızlığınız için çare bulunamıyorsa; alerji testini yaptırmada fayda vardır. Çünkü alerjilerin Kanda Alerji Testi; Vücudunuzda her hangi bir rahatsızlık ara ara gerçekleşiyor ve nereden çıktığı tespit edilmediyse, rahatsızlığınız için çare bulunamıyorsa; alerji testini yaptırmada fayda vardır. Çünkü alerjilerin neden kaynaklandığını siz pek tahminde bulunamazsınız. Bunun nedeni ise normal bir insanda alınan besin veya hava şartlarının başka vücutlar normal karşılayabilir. Sizin vücudunuz ise bunlardan birinde etkileniyor ve bünyeniz alınan besin veya farklı hava şartlarını kabul etmeyebilir. Bunun içinde en sağlıklı sonucunu elde  etmek istiyorsanız öncelikle kanda alerji testini gerçekleştirmelisiniz. Kanda alerji testi yaptırarak sonucun alerji olup olmadığını öğrenebilir ve ona göre tedavinizi gerçekleştirebilirsiniz. Alerji testleri iki çeşittir. Bunlar kandan alerji testi ve deriden kan tesitdir.Kandan alerji testi deriden alerji testine göre daha başarılı sonuç vermektedir.

 Kanda alerji testinin uygulanmasının ve yaygın olmasının asıl sebebi de deriden alerji testini her zaman uygulayamazsınız. Derinizde bulunan alerji veya başka bir sebebten kaynaklanan cilt rahatsızlıklarında deriden alerji testi gerçekleştirilsede çokta sağlıklı sonuç elde edemezsiniz. Cildinizdeki rahatsızlıklar derinizin çok fazla yıpranması ve hassasiyetini kaybetmesinden dolayı kandan alerji testi uygulanması daha avantajlıdır.

Kanda Alerji Testi

Kanda alerji testi uygulamasının yapılış şekline gelinecek olursak: Kanda alerji testleri doktor kontrolünde ve uzman bir kişi tarafından gerçekleştirilmelidir. Parmaktan ve damardan olmak üzere iki farklı kanaldan kan alınarak labarotuvar ortamında incelenerek sonuç elde edilir. Yalnız damardan alınan kan alerji testinin gerçek sonucu alınması yönünden daha başarılıdır. Parmaktan alınan kan testinde zaman zaman yanıltıcı sonuç alınabilir. Alınan yalnış sonuç neticesi sizin için riskli olabilir. Çünkü alerji testlerinde yalnış sonuç sonrası alınan yalnış önlem ve tedaviler başka bir rahatsızlıklara neden olabilir. Örnek verecek olursak bebeklerde alerji erişkinlerle kıyasladığımızda alerji olma oranları daha fazladır. Olası bir yalnış sonuçta alerji sonucu pozitif çıktığında bebeklerden bazı besinleri kesebilmekte ve bebeklerin gelişim dönemleri göz önüne alındığında alması gereken besini almadığından ilerde kalıcı ve hatta gelişimini de aksatacak sorunlara neden olabilir. Bundan dolayı kandan alerji  testinin yapılması, gerekliliği kadar doğru bir şekilde ve uzman kişiler tarafından gerçekleşmesi de bir o kadar önemlidir. Kandan alerji testi yapılmadan öncesinde sonucun doğru çıkabilmesi için kan alerji testinden bir hafta öncesinden antihissimatik içerikleri olan ve öksürük şurubu ( çoğu öksürük şurublarıda antihissimatik içermektedir.) gibi ilaçları kullanıyorsak kesmeliyiz. Bu  ilaçlar alerji testinin doğru sonuç vermesini engelleyebilmektedir.

]]>
Alerjiye Hangi Bölüm Bakar https://www.alerjik.gen.tr/alerjiye-hangi-bolum-bakar.html Mon, 05 Nov 2018 17:19:34 +0000 Alerjiye Hangi Bölüm Bakar, Çoğu insanların ömürleri boyunca bir kere de olsa geçirdikleri hastalık olan alerjilerin tedavileri genellikle yapılmamaktadır. Bunun nedenleri ise, oluşan alerjilerin önemsenmemesi, dış etkenlerin ( Alerjiye Hangi Bölüm Bakar, Çoğu insanların ömürleri boyunca bir kere de olsa geçirdikleri hastalık olan alerjilerin tedavileri genellikle yapılmamaktadır. Bunun nedenleri ise, oluşan alerjilerin önemsenmemesi, dış etkenlerin (kendilerini doktor sananlar ) şunu yap bunu yap geçer diyerek ihmal ettiğimiz ve en büyük neden ise: Alerji hastalığının hangi bölümde tedavi edildiğini bilmemektendir. Oysaki alerjiler tedavi edilmediği için kalıcı rahatsızlıklar ve kalıcı cilt sorunları bırakmaktadır. Çünkü alerji hastalığı tespit edilmediğinden vücuda alerji olan besin veya hava şartlarını kestiremediğimizden önlem ve tedavisini alamamaktayız. Alerjinin tespiti ve tedavisi için dahiliye bölümüne gitmeliyiz. Dahiliye bölümünde oluşan alerjilerin tespiti için testler yapılır. Bu testler kandan ve deriden yapılır. 

Yapılan testlerin sonuçlarına göre alerji olan besin veya hava ortamının tespiti sağlanır. Yalnız burada dahiliyeden randevu almadan önce gidilecek olan hastane ve hekimi iyi araştırılmasında fayda vardır. Çünkü alerji testi ve tedavisi uzman bir kişi tarafından gerçekleştirilmelidir. Bunun sebebi ise yapılacak alerji testlerinin azda olsa zaman zaman yanlış sonuç oluşabilir. Bundan dolayı doktor kontrolünde kesilen besinin yanlış sonuçtan dolayı kesilen gıdanın vücuda hiçbir alerjisi olmayabilir. Bu olay özellikle bebekler gelişme dönemlerinde çocuklar kesilen besinlerden alınması gereken vitamin protein mineraller, bakımından vücut noksan kalabilir. İleri yaşlarda başka ciddi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Dahiliyenin bölümünün yanında cildiye bölümüne gidilme durumu olabilir. 

Alerjiye Hangi Bölüm Bakar
Alerjiler yüzde, kollarda bacaklarda vb gibi yerlerde ciddi kızarıklar, sivilce türü yaralar meydana getirmiş ise cildiye bölümünden oluşan bu rahatsızlıkların kalıcı bir etki bırakmaması için dahiliye doktorunun kontrolünde cildiye bölümüne gidilebilir. Cildiye ile dahiliyenin aynı hastanede tercih edilmesi sizin için avantajlı olabilir. Dahiliye doktoru kontrolüyle cildiye de olunan tedavi de dahiliye doktorunun oluşan alerjinin nereden kaynaklandığını ve kullanılacak ilaçların verilmeden önce istişare yapılarak ilaç ve kremlerin verilmesi tedavi sürecini hızlandırabilir. Çünkü cildiye doktorunun vermiş olduğu krem veya ilaçların içerikleri dahiliye doktoru tarafından incelenebilir.  Yalnız burada dikkat edilmesi gereken alerji hastalıklarına, dahiliye bölümü bakar ve ilk olarak dahiliye doktoruna gidilmelidir. Sonrasında cildiye bölümüne gitme durumu var ise, doktor kontrolünde gidilebilir. İlk olarak alerjilerin çirkin  görüntüsü için cildiyeye gidilmemelidir. Cildiye sadecene oluşan çirkin görüntüleri götürmek için krem ve ilaçlar vererek tedavi etmeye çalışır. Fakat alerjinin tespitini yapamaz. Tespitin yapılabilmesi için öncelikle alerji testin yapılması gerekir.Buda yalnızca dahiliye doktoru tarafından gerçekleşir. 
]]>
Alerji Damlası https://www.alerjik.gen.tr/alerji-damlasi.html Tue, 06 Nov 2018 08:31:21 +0000 Alerji damlası, alerji damlası çocuklara dil altına damlatılarak kullanılan sıvı formda aşılar olarak tanımlanır. Alerjik astım ve alerjik nezle problemi olan çocuklar için kullanılır. Alerji damlası, alerjik ast Alerji damlası, alerji damlası çocuklara dil altına damlatılarak kullanılan sıvı formda aşılar olarak tanımlanır. Alerjik astım ve alerjik nezle problemi olan çocuklar için kullanılır. Alerji damlası, alerjik astım sorunu olan her çocuk için uygun olmayabilir. Çocukta ilk olarak alerji deri testi uygulanır ve ardından uzman doktor çocuk için alerji damlasının uygun olup olmadığına karar verir.

Alerji damlası, kullanan çocuklarda ciddi boyutlarda alerjik reaksiyon gelişme ihtimali oldukça düşük olduğundan damla evde rahatlıkla uygulanabilir. Damlanın içerisinde yalnızca alerjiye yol açan madde bulunur. Haftada 3 gün, günde 1 defa dil altına damlatılarak uygulanır. Uygulama süresi minimum 3 yıl, maksimum 5 yıldır. Damla uygulandığı sürede dil altında emilen alerjik maddeye karşı vücut tolerans tanır. Alerji damlasında amaç çocuklarda alerjik astım ve alerjik nezle tedavisinde kullanılan kortizon içerikli ilaçlara olan ihtiyacı ortadan kaldırmaktır.

Alerji Damlası

Alerji Damlası Tedavisinde Başarı

Alerji damlası bir diğer adı ile aşı tedavisi uygulanmayan çocuklarda alerjik astım ve bronşitin ergenlik döneminde ortadan kalkma ihtimali %50 kadardır. Her iki çocuktan biri hastalığı tamamen atlatamamakta ve dolayısı ile devamlı koruyucu ilaç kullanılmak zorunda kalınmaktadır. Alerji damlası kullanan çocuklarda ise hastalığın ortadan kalkma olasılığı %90'dır. Alerji damlası güvenilir bir uygulama olarak kabul edildiğinden koruyucu ilaç almak durumunda kalan astımlı çocukların damlaya uygun olup olmadığı incelenerek ailelere alerji damlası tedavisi önerilmektedir.

Alerjik astım genetik, yaşam tarzı gibi birçok nedene bağlı gelişen bir rahatsızlıktır. Bu nedenle de yalnızca damla tedavisi ya da ilaç tedavisi hastalığı iyileştirmek için yeterli değildir. Damla ve ilaç tedavisinin bir süre birlikte uygulanması, bu üre içinde hastanın yaşam tarzının düzenlenmesi gerekir. Bu uygulamalardan her hangi biri ihmal edilirse hastalığın iyileşme olasılığı çok düşüktür.

]]>
Göz Alerjisi İçin Damla https://www.alerjik.gen.tr/goz-alerjisi-icin-damla.html Tue, 06 Nov 2018 16:21:05 +0000 Göz alerjisi için damla, göz alerjisi özellikle bahar aylarında ortaya çıkan, gözde kaşıntı, kızarıklık, kanlanma gibi problemlere yol açan bir rahatsızlıktır. Göz alerjisinde göz tarafından bazı maddeler zar Göz alerjisi için damla, göz alerjisi özellikle bahar aylarında ortaya çıkan, gözde kaşıntı, kızarıklık, kanlanma gibi problemlere yol açan bir rahatsızlıktır. Göz alerjisinde göz tarafından bazı maddeler zararlı olarak algılanarak gözler anormal şekilde reaksiyon vermektedir. Gözler alerjen bir maddeye maruz kaldığında gözlerdeki bazı hücreler histamin salgılamaya başlar. Histamin sonucu göz kapaklarının altındaki ince yapılı hücrede şişkinlik oluşarak göz kapakları kızarır. Göz alerjisi bazen sezonluk bazen de sürekli olarak ortaya çıkabilir. Polen, hayvan tüyleri, toz, kimyasal maddeler, çim gibi bir çok faktör göz alerjisine neden olabilir. Göz alerjisi tedavisi genellikle damla ile yapılır. Göz alerjisi için kullanılacak birkaç çeşit göz damlası bulunmaktadır. Bu damlalar şu şekilde sıralanabilir.

Soğuk Göz Damlaları: Soğuk göz damlaları doktor önerisi ile kullanılan ve içerisinde yapay gözyaşı barındıran damla türleridir. Damla buzdolabında muhafaza edilerek gün içinde soğuk olacak şekilde birkaç defa kullanılır. Damla gözlerde rahatlama sağlar.

Göz Alerjisi İçin Damla

Antihistamin Damlalar: İçeriğinde damar büzücü ve antihistamin barındıran damlalar alerji nedeniyle gözde oluşan kaşıntıyı ve kızarıklığı hafifletir. Ayrıca şişmiş kan damarlarının ufalmasını sağlar. Damla alerji gelişen göze 7 gün süre ile günde 4 defa uygulanır. Fazla kullanmak gözde aşırı kızarıklık ve şişmeye yol açabilir.

Steroid Damlalar: Çok şiddetli gelişen göz alerjilerine karşı kullanılmaktadır. Daha çok sezonluk göz alerjilerinde kullanılan damlalar, kaşıntı, kızarıklık ve ışığa karşı duyarlılığı hafifletmek için kullanılır. 7 gün boyunca günde 4 defa kullanıldıktan sonra günde 2 defa, daha sonraki hafta ise günde 1 defa kullanılmalıdır.

]]>
Alerji Çeşitleri https://www.alerjik.gen.tr/alerji-cesitleri.html Wed, 07 Nov 2018 09:27:25 +0000 Alerji çeşitleri, alerji kısaca özetlenecek olursa bağışıklık sisteminin vücuda giren alerjenlere verdiği tepki olarak tanımlanabilir. Genetik yapı alerji üzerinde büyük rol oynar. Kişinin alerjiye yatkın bir bü Alerji çeşitleri, alerji kısaca özetlenecek olursa bağışıklık sisteminin vücuda giren alerjenlere verdiği tepki olarak tanımlanabilir. Genetik yapı alerji üzerinde büyük rol oynar. Kişinin alerjiye yatkın bir bünyesi varsa ailede başka kişilerde de aynı sorun büyük ihtimalle vardır. Alerji, daha çok vücudun hastalıklara yatkın olduğu dönemlerde daha fazla görülebilir. Alerji kendini hapşırma, kaşıntı, burun akıntısı, geniz akıntısı ve öksürük gibi belirtiler ile gösterebilir.

Alerji Çeşitleri

Deri Alerjisi: Deride alerji iki şekilde kendini gösterebilir. Metal ve kimyasal bir maddeye temas edildiğinde ortaya çıkan alerji, deride kuruluk, kızarıklık ve kaşıntı ile kendini belli eder. Diğer alerji ise bazı ilaçların kullanılması ile kendini belli eder. Özellikle antibiyotik kullanımı deride ürtikere neden olabilir.

Alerjik Rinit: Halk arasında bahar alerjisi, saman nezlesi ve yaz gribi olarak tanımlanan alerjik rinit, kişinin hassas olduğu alerjilere temas etmesi ile oluşum gösterir. Polen, küf mantarları, kedi, köpek tüyü, toz ve bazı gıdalar alerjiye yol açabilir. Alerjiye yatkın olan kişiler zararsız maddelere bile tepki göstererek alerjiye maruz kalabilir. Zeytin ağacı poleni, çimen poleni en yaygın alerjiye neden olan faktörler arasında yer alır. Alerjik rinit olan kişilerde hapşırma, burun kaşıntısı, burun akıntısı ve kuru öksürük yaygın bir şekilde görülür.

Alerjik Astım: Alerjik astım özellikle alerjiye yatkın olan kişilerin alerjenlere maruz kalması ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Duyarlı olan alerjenlere temas sonrası nefes darlığı, kuru öksürük, hırıltı, göğüs sıkışması gibi şikayetler oluşabilir. Hastanın şikayetleri gece ve sabaha karşı daha fazla olur. Alerjenden korunma ve ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Küf mantarı, hamam böceği, çimen poleni, kedi-köpek tüyü alerjik astıma neden olabilir.

Alerji Çeşitleri

Kurdeşen: Balık, kullanılan bazı ilaçlar, kabuklu deniz mahsulleri, inek sütü, yumurta, çikolata, domates, çilek gibi bir takım gıdalar, polen, küf mantarı, ev tozu ve hayvan tüyleri kurdeşene yol açan faktörler arasında yer alır. Yine enfeksiyonlar ve böcek sokması da kurdeşene neden olabilir. Kaşıntı, kabarıklık, deride pullanma gibi şikayetler ortaya çıkar.

Besin Alerjisi: Besin alerjisi genellikle besinlerde bulunan kimyasal maddelerden dolayı oluşum göstermektedir. Alerjiye yol açan besin ilk yenildiğinde bağışıklık sistemi antikor oluşturarak tepki gösterir. Aynı besin tekrar tüketildiğinde vücut tarafından yabancı olarak algılanan proteinin vücuttan dışarı atılması için bazı kimyasallar salgılanmaya başlanır. Alerji kendini döküntü, kaşıntı, kızarıklık, mide bulantısı, ishal ve nefes darlığı gibi şikayetler ile gösterir.

Etopik Dermatit: Halk arasında çocuk egzaması olarak bilinen, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu bir alerji türüdür. Tedavisi ihmal edildiğinde astım ve alerjik rinite neden olabilmektedir. Hastalık genellikle 6 ay ve 2 yaş arası çocuklarda şikayetlere neden olmaktadır. Deride kuruluk, kızarık lezyonlar, kaşıntı gibi şikayetlerle kendini belli eder.

Arı Sokması: Arı sokması ile bölgede şişme ve kızarıklık oluşarak, kendiliğinden ortadan kaybolabilen bir alerjiye ve anafilaksi olarak tanımlanan ölümcül bir alerjiye de neden olabilir.

Anafilaksi: Vücutta oluşabilen en ciddi ve tehlikeli bir alerji türüdür. Bilinç kaybı ve nefes alıp vermekte güçlük gibi ciddi reaksiyonlara neden olabilir. İlaçlar, tüketilen gıdalar, alerjen aşılar, hormonlar, enzimler ve renklendiriciler anafilaksiye neden olabilir.

]]>
Alerji Öksürüğü https://www.alerjik.gen.tr/alerji-oksurugu.html Wed, 07 Nov 2018 19:21:48 +0000 Alerji öksürüğü, genellikle genetik olarak kişiden kişiye geçen ve kişide ömür boyu tedavi edilemeye bir durumdur. Bu durum kişide büyük rahatsızlıklara neden olarak adeta boğarcasına insanlarda etki göstermektedir. Bu Alerji öksürüğü, genellikle genetik olarak kişiden kişiye geçen ve kişide ömür boyu tedavi edilemeye bir durumdur. Bu durum kişide büyük rahatsızlıklara neden olarak adeta boğarcasına insanlarda etki göstermektedir. Bu tür durumlarda genellikle bitkisel tedaviler uygulanamamaktadır. Çünkü öksürük, alerjilerden kaynaklandığı için genellikle bitkisel ürünler bu alerjinin dahada artmasına ve kişilerde çok daha büyük sorunlar meydana getirmektedir. Kişide sebepsiz yere, özellikle mevsim aralarında ve geçişlerinde kişilerde  görülen öksürükler alerjinin genel belirtisidir. Alerji tanısı genellikle kişilere, hastanın şikayetleri ve yapılan bazı alerji testleri ile konulmaktadır. Aksi halde kişi kendi kendine tanı koyamamaktadır. Bu durumda iyi haber olarak alerji öksürüğü sorunu yapılan bazı tedaviler ile kişide geçici olarak sorunun çözülmesine neden olmaktadır. Kişide görülen bu alerji kesinlikle aile yakınlarından birinde de görülmektedir. Bu durum kişilerde genetik olarak yayılarak ilerlemektedir.

Alerji öksürüğünün en genel sebepleri

Kişilerde görülen öksürük sürekli ve şiddetli bir şekilde kişilerde belirti gösteriyorsa bu durumda sorun giderek kronik bir hal alabilir. Kronikleşen öksürük sorunları ilerde çok büyük sorunların meydana gelmesine neden olabilmektedir. Bu durum zamanla astım hastalığına ya da diğer solunum problemlerine yol açarak sizleri çok zor durumlarda bırakabilir. Bu nedenle küçük bir öksürük alerjisinin bile önemsenmesi gerekmektedir.  Bu tür alerji öksürüğü gibi problemler kişide burun poliplerinin büyümesine ve solunum sıkıntılarının yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle en küçük belirtilerde bile doktorunuza başvurmayı unutmayın. Bu tür öksürük nedenleri çoğu zaman bahar aylarında havada oldukça artan polenlerden dolayı meydana gelebilmektedir. Bu nedenle bu mevsimlerde alerjik sorunları olan kişilerin bu tür ortamlardan biraz uzak kalmaları tavsiye edilmektedir.  Alerji öksürüğü birçok belirti gösterebilir. Bu belirtilerde kişinin göğüs kısmında hırıltılar ve öksürükten sonra yanmalar görülebilir.

Alerji Öksürüğü
Alerji öksürüğü genel olarak tam olarak tıpta tedavi edilememektedir. Bu nedenle evlerinizde doğal yöntemleri kullanarak bu gibi durumları yenebilirsiniz. Örneğin sürekli bol sıvı tüketerek öksürüğe neden olan toz, polen, kirli hava gibi sebepleri ortadan kaldırarak boğazınızı temizleyebilirsiniz. Bu sayede öksürüğünüz kısa sürede geçecektir. Bunun yanında yapmanız gereken en önemli şeylerden biride boğazınızı yumuşatacak içecekleri tüketmenizdir. Böylece öksürükten dolayı zarar gören ve tahriş olan boğazınızı yumuşatarak öksürüğü kesebilirsiniz. Diğer bir öksürük kesici önleminiz de evde yapabileceğiniz ilaçlar olsun. Genellikle limon ya da bal ile yapılan karışımları tüketerek öksürüğün kesilmesini sağlayabilirsiniz. Alerji öksürüğü her ne kadar kesilse bile bu durum geçicidir. Bu nedenle asıl doktor tedavisini ihmal etmemelisiniz. Yapılan doktor tedavileriyle hızlanmasını engelleyerek büyük sorunların meydana gelmesini önleyebilirsiniz.
]]>
Alerji Astım https://www.alerjik.gen.tr/alerji-astim.html Thu, 08 Nov 2018 05:12:19 +0000 Alerji Astım, Astım hastalığının bir türü olan alerji astım bu sorunun en fazla görüldüğü türüdür. Astım kişilerin aniden karşısına çıkan nefes darlıklarıdır. Öyle ki bu hastalık kişilerde sürekli ola Alerji Astım, Astım hastalığının bir türü olan alerji astım bu sorunun en fazla görüldüğü türüdür. Astım kişilerin aniden karşısına çıkan nefes darlıklarıdır. Öyle ki bu hastalık kişilerde sürekli olarak büyük tehlikelerin meydana gelmesine ve kişinin herhangi bir işi bile yapamamasına neden olabilmektedir. Konumu olan alerji astım genellikle çocuklarda görülen ve çocukların hayatları boyunca bu durumdan zarar görmelerine neden olan bir hastalıktır. Alerji astım hastalığı çoğu zaman diğer alerji etkenlerinden kaynaklanan nedenlerden dolayı meydana gelmektedir. Bu durumun tabi ki diğer alerjik sorunlar gibi net bir tedavisi bulunmamaktadır. Fakat nefes darlıklarının giderilmesi ve bu sorunun geçici olarak giderilmesi için küçük ve etkili ilaç tedavileri kişiler üzerinde uygulanabilmektedir. Bu tedailer birçok kişide alerji astım sorununun giderilmesini sağlayarak kişide büyük rahatlamalara yol açmaktadır. Genellikle kişilerin tozlu ortamlarda ya da kötü havalı ortamlarda bulunarak bu durumlardan etkilenmeleri bu durumun başlamasına neden olmaktadır. bilindiği gibi bu tür sorunlar genellikle anne ya da babadan çocuğa geçmektedir. Yani genetik ve ırsi bir durumdur. Tıbbi olarak birçok alerji sorununa çözüm bulunamadığı gibi bu soruna da bulunamamıştır.

Alerji astım sorunu olan kişiler yılın belli dönemlerinde özellikle kış ve bahar aylarında oldukça dikkat etmeleri gerekmektedir. En çok etki eden alerjik maddeden bu kişiler kesinlikle uzak durmalıdırlar. Bu tür küçük düşünceler büyük astım ataklarından kişinin korunmasına neden olabilmektedir.  Alerji astım olan kişiler havadaki en küçük tozlara bile hassasiyet göstererek nefes darlıkları ile karşılaşabilirler. Özellikle sigara dumanı bu durumların tetiklenmesinde yeterli olmaktadır.  Alerji astımın şiddetlenmesinde çoğu zaman streste duruma etki etmektedir. Kişilere astım tanısı genellikle şikayetlerinden ve doktorun muayeneleri sonucunda koyulmaktadır. Kişiye uygulanan tedaviler bu sorundan uzaklaşmasını sağlayacaktır. Yapılan kan ve alerji testleri ile bu durumunuzu tam olarak ortaya çıkarabilirsiniz. Yapılan bu testler ile birlikte astımın türü ve kendisi çok daha kolay bir şekilde ortaya çıkabilmektedir.  Özellikle çocuklarda alerjik astım çok yakından takip edilmelidir. Genellikle öksürük nefes darlığı ve hırıltı ile oluşan belirtilerde çocuklarda bu durumdan şüphe edilir.

Alerji Astım
Alerji astım nasıl oluşur

Alerji astım kişilerde akciğerlerde bulunan bronşların daralarak nefes darlığını beraberinde getirerek kişide büyük rahatsızlıklara yol açan bir durumdur.  Bu broşlar kasılarak öksürüklere ve hırıltı seslerine neden olmaktadır.  Bu nedenle kişinin solunum yollarında oluşan iltihap farklı hastalıkları oluşturabilmektedir. Öksürük, nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi bu durumun kanıtlarındandır. Alerjik astım genellikle kişilerde mevsimsel olarak görülmektedir. Bu nedenle kişiler en çok belirli mevsimlerde bu duruma dikkat etmelidir. Kimi insanlarda bahar aylarında görülen astım, kimi insanlarda soğuk havanın etkisi ile kış aylarında görülmektedir. Bu astımın görüldüğü kişiler kesinlikle evlerinde kedi köpek gibi hayvanları beslememelidir. Bu hayvanların tüyleri astım krizlerini meydana getirerek sizleri oldukça rahatsız edebilir. Kişilerde bu sorun kimi zaman grip nezle yada boğaz enfeksiyonları gibi nedenlerden dolayıda artışlar göstererek kişiyi zor durumlarda bırakabilir.
]]>
Alerji Aşısı https://www.alerjik.gen.tr/alerji-asisi.html Thu, 08 Nov 2018 20:43:24 +0000 Alerji aşısı, genellikle herhangi bir alerjik rahatsızlığı olan insanlarda yapılan tüm müdahalelere ve önlemlere rağmen hala sorunların devam etmesi durumunda son olarak başvurulan yöntemlerden biridir. Çünkü ale Alerji aşısı, genellikle herhangi bir alerjik rahatsızlığı olan insanlarda yapılan tüm müdahalelere ve önlemlere rağmen hala sorunların devam etmesi durumunda son olarak başvurulan yöntemlerden biridir. Çünkü alerji aşısı5 yıl boyunca yapılan ve oldukça ağır aşılardan biridir. Ağırlığını siz hissetmeseniz bile etkileri yüksek olan bir aşırıdır. Alerji aşısı, ciddi alerji vakalarında sıklıkla kullanılmaktadır. Alerji aşısı ile yapılan tedavinin tıbbi adı "Hiposensitizasyon ya da Allerjen İmmünoterapisi" dir. Bu aşı ile birlikte vücudunuzun alerjik etki duyduğu maddeleri aşı olarak vücudunuza alıştırmaktır. Bu nedenle vücudunuza alerjen madde verilir ve bu şekilde bağışıklık kazanırsınız. Sonraki alerjen maddeler ise bağışıklık nedeni ile sizi pek etkilemez.

Alerji aşısı toplamda 5 yıl boyunca kişiye uygulanır. 8 haftalık periyorlarla yapılan bu alerji aşıları düzenli olarak ve sürekli yapılırsa kişi belki de çok uzun bir süre herhangi bir sorun ile karşılaşmadan yaşamını sürdürür. Bu aşının dozajı giderek arttırılmaktadır. Vücut ne kadar bağışıklık kazanırsa daha fazla alerjen madde vücuda verilerek iyice vücudun alışması sağlanmaktadır.

Alerji Aşısı Hangi Durumlarda Yapılır

Alerji rahatsızlıklarına ağırlık ilaç tedavilerine verilmektedir. Özellikle tabletler halindeki haplar kullanılarak birçok alerjinin önüne geçilebilmektedir. Özellikle hastalarda burun içi lokal spreyler verilerek burun içindeki alerjiler de geçirilebilir. Ancak tüm bunlara rağmen kişinin yaşam kalitesinde düşme ve alerjik etkenler var ise bir süre sonra aşı tedavisine başlanabilir. Bu durum kişi için de zor olsa bile sonucunda yüzde 95 olumlu etkiler görülmektedir.

Aşı Tedavisi Kimlere Uygulanabilir

Aşı tedavisi 5 yaşını geçmiş olan herkeste uygulanabilmektedir. Bu kişilerin haricinde hamile olan bayanlarda da bu aşı pek tavsiye edilmese bile doktor tavsiyesi ile tedavi yapılabilmektedir. Bunların yanı sıra eğer kişinin durumu çok kötü ise bu durumda da ilaç tedavilerine başlanmadan direk aşı tedavileri yapılabilmektedir.

Alerji Aşısı Hangi Bölümde Yapılabilir

Alerji aşısını günümüzde tek bir bölüm yapabilmektedir. Bunun için uzman bir kulak-burun-boğaz uzmanına giderek muayene olmanızda fayda vardır. Tedavinin devamında da mümkünse aynı doktor ile işlemlerinize devam etmeniz önerilmektedir. Bunun yanı sıra çocuk doktorları arasından da alerjik hastalıklar uzmanı olan herhangi bir doktor alerji aşısı için yardımcı olacaktır.

Alerji Aşısının Yan Etkileri Nelerdir

  • Gözde sulanma ve kaşınma, en sık karşılaşılan yan etkiler arasında yer almaktadır. Bu belirti zaten aşı yapmtırmasanız bile bir alerjik durumda karşınıza çıkacaktır.
  • Bir diğer yan etki ise boğaz bölgesinde ortaya çıkan kaşıntı sorunlarıdır. Bu durum bazen yerinizde duramayacağınız kadar kaşıntıya neden olabilmektedir.
  • Nefes darlığı sorunları da bu aşıdan sonraki büyük yan etkiler arasında yer almaktadır. Bu durum bazen çok şiddetli olabilmektedir. Yan etkiler büyük olabileceği için aşından sonra 30 dakikaya kadar alerji aşısı yapılan merkezden ayrılmamanız gerekmektedir. Çünkü bazı yan etkiler ciddi reaksiyonlar gösterebilir.
]]>
Besin Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/besin-alerjisi.html Fri, 09 Nov 2018 00:37:52 +0000 Besin Alerjisi, dikkat edilmediği zaman oldukça tehlikeli olan alerji türlerinden biridir. Bu nedenle bu alerjinin şüphe duyulduğu kişilerde kesinlikle bu alerjinin hangi besinden kaynaklandığı bulunmalıdır. Aksi halde alerjin Besin Alerjisi, dikkat edilmediği zaman oldukça tehlikeli olan alerji türlerinden biridir. Bu nedenle bu alerjinin şüphe duyulduğu kişilerde kesinlikle bu alerjinin hangi besinden kaynaklandığı bulunmalıdır. Aksi halde alerjiniz sürekli olarak yenilenecek ve sizleri sürekli olarak rahatsız edecektir.  Besin alerjisi görülen kişiler yedikleri herhangi bir besinde özellikle bitkisel besinlerde vücut aşırı bir reaksiyon göstererek öncelik cilt olmak üzere birçok şekilde kişide etkilenmeler görülmektedir. Bu nedenle besin alerjisi sorununa kesinlikle zaman geçirilmeden gerekli müdahaleler uygulanmalıdır.  Kişide alerjinin sebebi olan besin vücut tarafından her ne şekilde olursa olsun kabul etmez ve ciltte yara ya da diğer şekillerde tepkiler verir. Kişi bu yiyeceklerden ömür boyu korunmalıdır. Aksi halde alerjiler kişileri kötü şekilde etkilemektedir.  En çok çocuklarda görülen bu alerji türü kesinlikle hangi besinden kaynaklandığı tespit edilmelidir.  Besin alerjileri bazen insanların en sevdiği yiyeceklerden bile kaynaklanabilmektedir. Böyle durumlarda kişinin bu yiyeceklerden ömür boyu uzak durması gerekmektedir. Fakat bu alerji insanlar tarafından çok fazla sorun edilmeyen bir alerji türüdür. Bu alerjiden o besini tüketmeden uzak kalabilirsiniz.

Besin alerjisi kişide nasıl anlaşılır

Bu alerji genelikle kişilerde bazı belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Alerjiden kaynaklanan mide bulantıları, kusmalar, ciltte leke ve noktalar  oluşması genellikle besin alerjisinden kaynaklanmaktadır. Bu gibi durumlarda kesinlikle yapmanız gereken bu süreler içerisinde kişinin tükettiği yiyeceklerin saptanmasıdır. Besin alerjisinde bazı belirtiler kişilerde en çok görülen durumlardandır. Örneğin ciltte egzema benzeri sorunların meydana gelmesidir. Bu durumlarda kişinin doktora muayene olarak alerjinin olup olmadığının anlaşılması da çok daha iyi bir yöntem kabul edilmektedir. bu sayede doktorunuzun yapacağı ilaç tedavisi sizleri uzun bir süre çok rahat ettirecektir. Özellikle çocuklarda görülen ciltte kızarıklık ve kaşıntılar da yine çocuğunuzun yediği herhangi bir besinden dolayı meydana gelmiş olabilmektedir. Bunların yanı sıra kişilerde görülen besin alerjisi sorunu belirtisi olarak birçok belirti vardır. Fakat bu belirtiler yukarıda yazdığımız belirtilere göre çok daha az görülür. Örneğin kişinin dışkısında görülen kan, sebepsiz yere kusma durumları, mide bulantıları ve iştah kesikliği,  sık sık akciğerde hırıltı nefes darlıkları gibi sorunlarda öncelik çocuklar olmak üzere birçok kişide gözlemlenmektedir. 

Besin Alerjisi
Besin alerjisi olan bir kişide bu belirtilerin tümü görülmez. Kimi insanlarda bu belirtilerden birçoğu görülse de kimi insanlarda bu belirtilerden sadece bir tanesi ama şiddetli olarak belirebilir.  Bazen anne sütü ile beslenen bebeklerde besin alerjileri meydana gelebilmektedir. Bu durumlarda acilen doktorunuza başvurarak gerekli önlemleri alınız. Böylelikle bebeğinizi çok daha iyi korumuş olursunuz. Besin alerjisi de diğer alerjiler gibi çoğu zaman kişide anne ya da babadan gelmektedir. Bu tür durumlar genel olarak genetiktir. 
]]>
Antibiyotik Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/antibiyotik-alerjisi.html Fri, 09 Nov 2018 04:28:54 +0000 Antibiyotik Alerjisi; Günümüzde ve özellikle ülkemizde, en yaygın ilaç olan ve zaman ilerdedikçe artık en ufak bir hastalıkta bile alınan antibiyotiğin bir çok yan etkileri mevcuttur. Fakat bu yan etkilerin yanında bazı insan Antibiyotik Alerjisi; Günümüzde ve özellikle ülkemizde, en yaygın ilaç olan ve zaman ilerdedikçe artık en ufak bir hastalıkta bile alınan antibiyotiğin bir çok yan etkileri mevcuttur. Fakat bu yan etkilerin yanında bazı insanlarda bünyenin antibiyotiğe karşı alerjisi vardır. Ne yazık ki çoğu kimse bundan haberi olmadan antibiyotik kullanmaya devam ederek, başka rahatsızlığa kapı aralamaktadırlar. Antibiyotiğin ülkemizde bu denli çok fazla kullanılmasının en büyük sebeblerinden biri de ucuz olmalarıdır. Bundan dolayıdır ki menenjiti falanjiti bronşit, boğaz enfeksiyonlarında vb. gibi rahatsızlıklarda ilk olarak antibiyotik tedavisi alınmaktadır. Antibiyotik vücuda enjeksiyonel ve hap şeklinde olmak üzere iki farklı şekilde alınmaktadır. Alınan antibiyotikte alerjisi olanların en çok etkilendiği yöntem ise enjeksiyonal olanıdır. Bunun sebebi ise, enjeksiyonal yöntemle alınan antibiyotiğin vücuda dağılımı diğerine göre daha çabuk olmasıdır. Bundan dolayı alerjisi olanlar çok kısa zamanda etkilenir ve alerji belirtileri maksimum bir saate kadar kendini gösterir. hastana çıkan alerjilerin önlemi alınmadığı takdirde bir aya kadar devam ederek hastaya rahatsızlıklar verir. Bundan dolayı antibiyotik alınmadan önce önlemi alınmaldır. Gerekli tahliller ve tenkitler yaptırarak vücudunuzun alerjisi olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Her hangi bir hastane de bunu yaptırabilirsiniz. Ağır antibiyotik kullanmak zorunda kalanlar için doktorlar genelde antibiyotik tedavisine başlamadan önce sizden alerjinizin olup olmadığını öğrenmek amacıyla tahliller ve tenkitler istemektedirler. Antibiyotik alerjisinde yaşanılan sıkıntı genel olarak  iç organlar ve ciltlerde yaşanmaktadır. Fakat çoğunlukla ciltlerde rastlanmaktadır. Ciltlerde soyunma, kabarcıklar, kırmızımsı şişkinlikler benek şeklinde çıkar.


Antibiyotik Alerjisi

Antibiyotik Alerjisinde Tedavi Yöntemi; Antibiyotik alerjisi tedavisinde en uygun tedavisi antibiyotik kullanılan hastaya zarar veren antibiyotiğin tespit edilerek bir an önce kesilmesidir. Fakat hastanın tedavisi için kullanılan antibiyotiğin dışında hiçbir alternatifi yoksa ve antibiyotiği kullanmak zorunda ise antibiyotik ile birlikte  yanında vücudun direncini artırmak ve alercinin hassasiyetini azaltmak amacıyla ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sayede hasta kullanılması gereken anitibiyotiğini kullanarak alerjisinin önü alınmış olur. Bir diğer tedavi yöntemi ise, kullanılan antibiyotiğin özellikle enjeksiyonel antibiyotik kullanımında vücudu anitibiyotiğe karşı duyarsızlaştırma metodudur. Burada hastaya ilk başlarda verilecek olan antibiyotiğin ufak dozdan periyodik bir şekilde yüksek doza kadar çıkartarak hastayı antibiyotiğe karşı duyarsızlaştırılır. 
]]>
Cilt Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/cilt-alerjisi.html Fri, 09 Nov 2018 11:09:37 +0000 Cilt alerjisi, İnsanların derilerinde bazen farklı durumlardan dolayı yaralar oluşmakta ve bu yaralar kaşıntı yapmaktadır. Bu durumlar bazen alerjilerden bazen ise farklı sebeplerden kaynaklanmaktadır. Cilt tahriş, darbe, sür Cilt alerjisi, İnsanların derilerinde bazen farklı durumlardan dolayı yaralar oluşmakta ve bu yaralar kaşıntı yapmaktadır. Bu durumlar bazen alerjilerden bazen ise farklı sebeplerden kaynaklanmaktadır. Cilt tahriş, darbe, sürtünme gibi durumlarla karşılaşınca, bu durumlar şişlik, kızarma ve kabarcıklar oluşturmaktadır.  Kaşıma ile de bunlar yara olmaktadır. Ama bu yaraların alerjiden mi veya başka bir sebepten mi olduğunu anlamak için ilk olarak doktora başvurmak daha iyi olacaktır. Ama alerjik olmayan durumlar çok kısa sürede geçecektir. Alerjilerin çok farklı reaksiyon ve belirtileri vardır.

Cilt alerjisine sebep olacak ürünler

  • Kozmetik ürünler
  • Kimyasal maddeler

İnsan vücuduna direk temas eden her şeyin insan vücudunda alerji yapması gayet normaldir. Cilt o kadar hassas ki neyin iyi geldiği veya neyin zararlı olduğunu deneme yanılma yolu ile öğrenebiliriz. İnsan vücuduna en fazla temas da bulundurduğumuz başında kozmetik ürünler gelmektedir. Bunlar parfüm, şampuan ve bayanların günlük hayatta da en fazla kullandıkları makyaj malzemeleri gelmektedir. Bu ürünler direk olarak cilt ile temas ettiği için farklı reaksiyonlar gösterir. Bunlar kızarıklık kabarcıklar kaşıntı gibi durumlardır. Daha sonrasında ise kaşıntı çok fazla ise cilt ve deride yaralar oluşturur. Bu yaralarda kalıcı izlere ve vücutta artmalarla yayılmaya başlar. Bu saydıklarımın hepsi alerji belirtileridir. Alerjiler cilt de ve deride yayılması ile önemli sağlık problemlerine sebep olacaktır. Cilt alerjisinde doktor tedavisi kesinlikle şarttır. Kimyasal maddelere de gelecek olursak boya ve benzeri kimyasal ürünlerde cilt ve deri de kızarıklıklara, şişmelere ve kaşıntılara sebep olur. Kaşıntı sırasında alerjiye sebep olan madde kaşıntı ile deri altına kaçarak kan ile karışması ile çok önemli durumlara neden olacaktır. Kan ile de karıştıktan sonra ciltte ve deride tedavisi olmayan hasarlara sebep olacaktır. Belki vücudun her bir yerine yayılarak hiç geçmeyecektir.

Cilt Alerjisi

Cilt alerjisine sebep olan hem kozmetik ürünler, hem de kimyasal ürünlerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. İnsan cildine ve derisine zarar veren ürünler çoğu kez kullanımda zarar vermeyebilir ama belli bir süreden sonra zarar vermeyeceği anlamına da gelmemektedir. Kullanıldığı zamanlarda da oluşabilecek alerjik durumları kendi tedavi yöntemlerimiz ile değil doktora giderek önerecekleri ilaç ve kremler ile tedavi etmeliyiz. Mutlak suretle alerjinin nasıl bir boyutta olduğunu bilmediğimiz için yapacağımız hatalar deride ve ciltte kalıcı izlere daha kötüsü vücutta yayılmasına sebep olacaktır. Daha da kötüsü ihmal edilen durumlarda cilt kanserine çevirme ihtimali olduğunu da unutmamamız gerekir. Cilt alerjisine sebep olan her ne varsa uzak durmalıyız.

]]>
Bebeklerde Alerji https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-alerji.html Fri, 09 Nov 2018 20:47:36 +0000 Bebeklerde Alerji,  Bebeklerde oluşan alerjiler, iki farklı şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisi kirli havalardan dolayı ve mevsimler geçişi özellikle yaz aylarında gerçekleşen solunum alerjisi diğeri ise bebe Bebeklerde Alerji,  Bebeklerde oluşan alerjiler, iki farklı şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisi kirli havalardan dolayı ve mevsimler geçişi özellikle yaz aylarında gerçekleşen solunum alerjisi diğeri ise bebeğin yediği besinlerden hatta anne karnında iken annenin kullandığı besinlerden, kaynaklanan gıda alerjisidir. Bebeklerde alerji rahatsızlığında, en büyük görev ebeveynlere düşmektedir. Ebeveynler her an için bebeklerini gözlemlemeli ve ihmal etmemelidirler. Alerjinin önlemi alınmadığı takdir de bebekteki alerjiler, ileride kalıcı solunum hastalıkları ve mide hastalıklarına  neden olabilerek ciddi sorunlara yol açabilir. Çünkü bebeklerin normal insanlara oranla hızlı gelişmelerinden dolayı, hasar gören organın gelişmemesi ile kalıcı rahatsızlığa neden olmaktadırlar. Bebeklerde alerjinin bir takım belirtileri vardır. Bu belirtilerin fark edilmesi ve ebeveynlere bu konuda yardımcı olmak amacıyla belirtileri maddeler halinde sıralayacak olursak;

Bebeklerde Alerji Belirtileri
  • Aniden ve sonrasında tekrarlayan bulantılar ve kusmalar
  • Mide ve karın ağrıları; bebek durmadan elini karnında tutarak oynuyor ve ağlıyorsa anlayabilirsiniz
  • Hırıltılı ve zorlanarak öskürme
  • Başı ağrıyosa; ağrısı olduğunda bebeğin elinin basında olduğunda durmadan elleriyle basını tutuyosa
  • Orta kulaktan gelen akıntılar ve bu akıntılar sık sık tekrarlıyorsa
  • Burun ve gediz akıntısı (nezle) 
  • Deride kızarıklar ve şişkinlikler var ise
  • Dillerde kırmızımlık ve nefes alıp zorlanma oluyorsa
Hiç vakit kaybetmeden en yakın hastaneye başvurmalısınız. Hastanede, alerji testleri yaptırarak alerjinin nereden kaynaklandığını hekim yardımıyla teşhisini koyabilirsiniz. Alerjinin gıda mı yoksa solunum alerjisi mi olduğunu ve neden kaynaklandığı hakkında bilgi sahibi olarak bebeğininz sağlığını koruyabilirsiniz.

Bebeklerde Alerji Tedavisi

Bebeklerde alerji tedavisi bebeğin alerjisi olduğu besinlerin tespit dilmesi ve o besinlerin bir daha kullanılmamasına dikkat ederek gerçekleşebilir. Bura da size düşen görev alerji testi yapılırken doktorunuza mutlaka şüphelendiğiniz besinleri söylemeniz ile mümkündür. Bebeklerde alerji genellikle deneme yanılma ile gerçekleştirilir. Şüphelenen gıdaların kesilmesi sonrası alerjinin tekrarlanmadığı sürece tespitlerin doğruluğu anlaşılmaktadır. Doktor yardımıyla evde birer besin günlüğü de tutabilirsiniz, hangi besini verdiğinizi günü gününe yazarak doktorunuza danışabilir ve kesdiğiniz besinlerden sonraki süreçte bebeğiniz de iyileşmeleri veya düzelmeme gibi faktörleri gözlemleyebilirsiniz. Fakat bunları mutlaka doktorunuzun kontrolünde yapmalısınız. Ayrıca bebeklerde alerjinin gerçekleşmesi açısından riskli besinler bulunmaktadır. Bun besinler : inek sütü yumurta balık kabuklu deniz ürünlri baharat ve çeşniler ayrıca fazla kullanıldığında çikolata gibi besinler bebeklerde alerji açısından risk taşıyan besinlerdir.

Bebeklerde Alerji Çeşitleri ve Yapılması Gerekenler

Burunla ilgili alerjiler:
 burun kaşınması, akması, tıkanma, aksırma ve kaşınan göz belirtileridir. Toz alerjisi olan bebeklerde, evde hayvan beleniyor ise, sigara dumanı ile ilgili görülen yaygın bebek alerjilerdir. Doktor tedavisi şarttır. Dikkat edilmez ise ileri ki zamanlarda astıma çevirebilir.

Besin alerjileri: besin alerjilerin ilki belirtisi burun tıkanmasıdır. Sonrasında ise kızarıklıklar, yüzde veya vücudun herhangi bir yerinde şişme, kusma, gaz, ishal ve kabızlık belirtileri besin alerjilerinin belirtileridir. Bebeğin en önemli besini anne sütüdür. Yenidünya ya gelen bebek de vücudu yeni tatları kabul etmeyebilir ve alerjilere sebep olabilir. Ne yedirildiği ise tespit edilmeli alerji var ise yedirilmemelidir. Alerji esnasında çok ciddi reaksiyonlar görürseniz de yapmanız gereken 112 aramak en iyi çözüm olmalıdır.

Çevresel alerjiler:  çevresel durum]]> Deniz Suyu Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/deniz-suyu-alerjisi.html Sat, 10 Nov 2018 20:18:33 +0000 Deniz suyu alerjisi, İlk duyduğunuzda deniz suyu da mı alerji yaparmış diyeceksiniz ama yapmaktadır. İnsan derisi ve cildi yaratılış özelliğinden dolayı çok hassas özelliklere sahiptir. Bu özelliklerden dolayı da ne ile Deniz suyu alerjisi, İlk duyduğunuzda deniz suyu da mı alerji yaparmış diyeceksiniz ama yapmaktadır. İnsan derisi ve cildi yaratılış özelliğinden dolayı çok hassas özelliklere sahiptir. Bu özelliklerden dolayı da ne ile olursa olsun temas sayesinde çok farklı reaksiyonlar göstermektedir. En başta şüpheci davrandığınız hatta inanmadığınız deniz suyu bile alerjiye sebep olmaktadır. Deniz suyu alerjisi dikkat edilmediği durumlarda da deride kalıcı izlere hatta vücutta her yere yayılıyor. Deniz suyunun faydası kadar zararlarının da mümkün olduğunu bu sayede görmekteyiz.

Deniz suyu alerjisi çok yaygın değildir. Ama bazı insanların cilt ve derilerinde ki hassasiyetten dolayı deniz suyu alerjiye neden olmaktadır. Deniz suyunun içinde bulunan katkı maddeleri bazı insanların deri ve ciltleri ile uyum göstermemekte alerjilere sebebiyet vermektedir. Bu durumu sadece deniz suyunun içindeki maddeler ile de kısıtlı tutmak pek sağlıklı değildir. Tüm insanların ortak kullanımı olan denizlere gün içerisinde insanlar girip çıkmaktadır. Sağlık açısından düşündüğümüzde sağlıklı olmayan denizler sıcak havalarda tatil yapan insanlar için serinlemek maksadıyla kullanılmakta ama bu durumlardan dolayı da mikrop yuvası haline gelmektedir. İnsanlar haricinde hayvanlarda serinlemek maksadı ile su ile temas etmektedir. Daha derine inecek olursak da denizlerde balıklar da yaşamaktadır. Nerede ise tüm canlıların kullanımı haline gelen denizler bu sebepten dolayı deniz suyu içine karışan mikroplar bazı insanların deri ve ciltlerinde alerjilere sebep olur desek yanlış olmaz. İnsan deri ve cildi de çok hassas olduğu için direk etkilenmekte ve alerji kapmaktadır. Su ile temas eden cilt ve deri de kızarıklık, kaşıntı, aşırı derece yanma ve tahriş olmuş ise büyük bir ihtimal deniz suyu alerjisinin belirtisidir. Deniz suyu olduğu içinde şiddetli kaşıntı yapacaktır ama kaşımamak için sabır etmeliyiz. Kaşıntılar da aşırı kaşıntı ile deri ve ciltte yaralara sebep olmaktadır. Yaralar ise tüm vücuda yayılmakta hatta alerjinin etkisinden dolayı farklı reaksiyonlar göstermektedir. Deniz suyu alerjisinin neyden olduğunu bilmek aslında biraz zordur. Çünkü birçok alternatif il temas edildiği için en iyisini doktorlar ve uzmanlar bilmektedir.

Deniz Suyu Alerjisi

Deniz suyu alerjisine karşı yapmamız gerekenler ilk başta alerjiye ne sebep oluyorsa onu yapmamakla başlar. Doğru bir tespit ile yapmaz isek alerjinin etkilerine maruz kalmış oluruz. Diğer alerjik durumlar gibi ilk yapılmaması gereken doktor tedavisidir. Çünkü yapılacak hatalar cilt ve deri de iz kalmasına hatta tüm vücuda yayılmasına neden olacaktır. Doktorların önereceği tedaviyi de uygulamak kendi menfaatimize olacaktır.

]]> Alerji Kaşıntısına Ne İyi Gelir https://www.alerjik.gen.tr/alerji-kasintisina-ne-iyi-gelir.html Sun, 11 Nov 2018 19:04:30 +0000 Alerji kaşıntısına ne iyi gelir, alerji farklı alerjenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Alerjide en çok rastlanan şikayetlerden biri de kaşıntıdır.  Kaşıntı kişi oldukça rahatsız eden ve Alerji kaşıntısına ne iyi gelir, alerji farklı alerjenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Alerjide en çok rastlanan şikayetlerden biri de kaşıntıdır.  Kaşıntı kişi oldukça rahatsız eden ve ciltte tahrişe neden olabilen bir sorundur. Alerji nedeniyle oluşan kaşıntı vücutta tek bir noktayı etkileyebileceği gibi farklı noktaları da etkileyebilir. Hafif ya da şiddetli derecelere ulaşabilen kaşıntı tıbbi desteğin yanında bitkiler ile de kontrol altına alınabilir. Ancak alerji kaşıntısı için bitkilere başvurmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Alerji Kaşıntısına Ne İyi Gelir

Aynısefa Bitkisi: Aynısefa bitkisi alerji kaşıntısına karşı kullanılabilecek bitkiler arasında yer almaktadır. Ülke genelinde farklı yerlerde yetişen aynısefa bitkisi iltihabı engellemek ve tahriş olan cildi iyileştirmek için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İltihabı önleyici ve ciltte oluşan tahrişi azaltıcı etkisi vardır. Cilde ilaç şeklinde uygulandığında antibakteriyel ve antiviral özelliğinden yararlanılabilir. Arı sokması ve benzeri alerji kaşıntılarında etkili olur.

Papatya: Papatya çay şeklinde hazırlanarak kaşıntılı bölgeye sürülür. Cilt hastalıkları ve döküntüler nedeniyle ortaya çıkan kaşıntıların tedavisinde etkili bir çözümdür. Tropikal olarak kaşıntılı bölgeye sürüldüğünde iltihabı ve tahrişi hafifleterek rahatlama sağlar. Antibakteriyel ve antiseptik özelliği olan papatya bölgede oluşan ağrı ve acıyı da hafifletir. Bölgede uyuşma sağlayarak iyileşme sürecini kısaltır.

Alerji Kaşıntısına Ne İyi Gelir

Çay Ağacı Yağı: Alerji kaşıntısı, egzama, kuru ciltleri nemlendirmek için kullanılabilecek çay ağacı yağı mantar enfeksiyonlarına karşı da çözüm olabilir. Kuru ciltlerde nem oranını arttırarak temizleyici etkisi ile enfeksiyonları yok eder. Kasık mantarı ve ayak mantarı için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Çay ağacı yağı kaşıntıya karşı banyo suyuna ilave edilerek kullanılabilir. Banyo suyuna 10 damla kadar ilave edilir. Çay ağacı yağı eklenen banyo suyu ile banyo yapıldığında alerji nedeniyle oluşan kaşıntı ve tahriş hafifler. Oldukça güçlü bir yağ olduğu için mutlaka inceltilerek kullanılmalıdır.

Taze Fesleğen: Taze fesleğen yaprakları kaşıntılı bölgeye uygulandığında iltihap sökücü etkisinden yararlanılabilir. Böcek sokması ve diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan kaşıntıyı hafifletmek için taze fesleğen kullanılabilir. Cilt enfeksiyonları üzerinde etkili olan taze fesleğenin kaşıntı haricinde ağrı kesici özelliği de vardır. Cilde doğrudan uygulanacağı zaman yaprakları koparılarak uygulanmalıdır. Bu sayede yaprakların iç kısmı kaşıntılı bölgeye daha güzel temas edecektir. Fesleğen çay şeklinde hazırlanarak da kullanılabilir. Fesleğen çayı kaşıntılı bölgeye sürülerek bekletilir.

Alerji Kaşıntısına İyi Gelen Diğer Bitkiler

  • Sarı kantaron
  • Karakafes otu
  • Zeytinyağı
  • Sakız otu
  • Kan otu
  • Kuş otu

Yukarıda sayılan bitkilerin de iltihap önleyici ve kaşıntıyı giderici etkileri vardır. Kaşıntılı alana uygulandıklarında yatıştırıcı özelliklerinden yararlanmak mümkün olur.

Diğer Önlemler: Alerji kaşıntısını önlemek için soğuk kompres, losyon ve ılık duş almak etkili olabilir. Kaşıntı tüm vücudu etkisi altına almışsa ve kurdeşen döküntüleri oluşmuşsa mutlaka zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Alınan önlemlere rağmen iyileşmeyen ve cildin ciddi anlamda tahriş olmasına neden olan kaşıntılarda nedenin araştırılması için gerekli tetkiklerin yapılması gerekir.

]]>
Bahar Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/bahar-alerjisi.html Mon, 12 Nov 2018 02:17:54 +0000 Bahar Alerjisi,  Alerji  kişilerin zararlı olmayan maddelere karşı göstermiş oldukları reaksiyon yada aşırı hassasiyet şeklinde tanımlanabilir. Alerji solunum yada temas yoluyla başlamaktadır. Kişiler hassas oldukları duruml Bahar Alerjisi,  Alerji  kişilerin zararlı olmayan maddelere karşı göstermiş oldukları reaksiyon yada aşırı hassasiyet şeklinde tanımlanabilir. Alerji solunum yada temas yoluyla başlamaktadır. Kişiler hassas oldukları durumlara karşı alerjik reaksiyon göstermektedir. birçok alerji çeşidi bulunmaktadır. Bazı bireyler besinlere karşı bazıları ise hava şartlarına karşı alerjik durum göstermektedir. Alerji rahatsızlığı her ne kadar basit bir rahatsızlık gibi görünse de olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bireylerin dikkatli davranması gerekir. Alerji belirtileri çeşidine göre farklılık göstermekle birlikte genel olarak; kaşıntı, burun akması, hapşırma, nefes almakta zorlanma, gözlerde kızarma ve dudaklar şişme şeklinde kendini göstermektedir. Genellikle besinlere karşı belirtisi ise vücutta belli bir alanın kızarıp şişmesidir.  

Baharın gelmesi ve polenlerden dolayı bahar alerjisi yaşanmaktadır. Polenlerden kaynaklandığı için polen alerjisi de denilmektedir.  Bahar ayının başlaması ile birlikte ortaya çıkan ağaç ve çiçek polenleri kişilerde alerji neden olmaktadır. Bahar alerjisi göz nezlesi, astıma neden olabilmektedir. Bu hastalıklar bahar aylarında daha çok yaşanmaktadır. Bahar alerjisi kişiler de yorgunluk yapar ve tükenmişlik duygusu yaratmaktadır. Bu durum çalışan kişilerin iş hayatını öğrencilerin ise başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir. 

Bahar Alerjisinin Belirtileri;
  • Genellikle solunum yolunda gerçekleşir.
  • Sürekli hapşırma
  • Nefes almakta zorlanma ve burun tıkanıklığı
  • Gözler de kaşıntı, kızarma ve sulanma
  • Burunda akıntı ve burun kanaması
  • Aşırı baş ağrısı
  • Halsizlik
  • Göz çevresinde morluk ve şişme 
  • Kulakta kaşıntı
Bahar Alerjisi
Bahar Alerjisinin Tedavisi ve Alınması Gereken Önlemler; 

Alerji durumları engellemek için kişiler alerjiye neden olan besin yada diğer durumlardan uzak durarak alerji durumunu engelleyebilir. Bu durum bahar alerjisi için mümkün görünmemektedir. Bahar alerjisi olan kişilerin polenlerden uzak durması neredeyse imkansızdır. Fakat polenlerden uzak durmak ve etkisi azaltmak için sık sık banyo yapılmalı ve dışarı çıkıldığı günlerde güneş gözlüğü takılmalıdır. 

Bahar alerjisine karşı alınabilecek bir diğer önlem de ilaç  kullanımıdır. Bu ilaçlar burun spreyi veya ağız yoluyla alınan alerji hapları olabilir. İlaçlar kullanılan kişiler tarafından pek önerilmemektedir. İlaçların yan etkileri kişileri rahatsız etmektedir. Özellikle alerji için kullanılan antihistaminik dediğimiz ilaçlar, kişilerde yorgunluk hissi, uy hali ve dikkat dağınıklığı yapmaktadır. Aslında bahar alerjisine karşı yapılabilinilecek en önemli tedavi yöntemi aşı tedavisidir. Aşı tedavisi bahar alerjisinin veya polen alerjisinin etkilerini azaltmakta ve ileride yaşanabilecek astım rahatsızlığını da engellemektedir. 
]]>
Domates Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/domates-alerjisi.html Mon, 12 Nov 2018 11:27:59 +0000 Domates alerjisi, bir çok domates kişilerde hafiften şiddetli boyutlara kadar reaksiyonlara sebep olabilir. Domates alerjisi olan kişilerde dudaklarda ve ağızda hemen şişme meydana gelir. Ağızda yaralar ve kaşınmalar oluşur. Boğa Domates alerjisi, bir çok domates kişilerde hafiften şiddetli boyutlara kadar reaksiyonlara sebep olabilir. Domates alerjisi olan kişilerde dudaklarda ve ağızda hemen şişme meydana gelir. Ağızda yaralar ve kaşınmalar oluşur. Boğazda şiddetli kaşıntı hassasiyet ve nefes alma zorluğu yaşanır yutkunmada da güçlük çekilir. Deri de dökülmeler yaşanır terleme baş ağrısı oluşabilir. Eğer ağızda dudaklar da şişme başladıysa ve göğüs sıkışıyorsa hemen bir doktora başvurmak gerekir. 

Domates alerjisi, alerji oluşumu vücutta  zararlı olarak yayılmakta ve o besin vücuda girdiği anda bağışıklık sistemi o besine karşı antikor oluşturur ve o yemek yendiği zaman bağışıklık sistemi hemen döküntüye kaşıntıya ishal ve mide bulantısına nefes alma zorluğuna sebep olacaktır. Bu nedenle doktora başvurup bu alerjinin önlenme yolları aranmalıdır. Cilt ve kan testleri yapılmalıdır.
Domates Alerjisi
Hafif alerjik reaksiyonlar tedavi edilebilir. Ancak bazen sizi sıkıştırıp zorlayıp acil servise gitmenizi gerektirebilir. Eğer solunum sıkıntısı çekiyorsanız hemen acile başvurmanız gerekecektir. Acil serviste gerekli ilaçlar kullanılarak solunum sıkıntınız düzenlenecek ve diğer belirtilerin oluşumu önlenecektir. Bu tedavilerin yanı sıra sizde mümkün olduğunca evde kendi hazırladığınız yemekleri yemeli domates ve domates içeren yiyeceklerden uzak durmaya çalışmalısınız. Dışarıda yediğiniz yemeklerin içerisinde veya sosunda olma olasılığı yüksek olduğundan evde yemek yemeyi tercih etmelisiniz.
]]>
Gıda Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/gida-alerjisi.html Mon, 12 Nov 2018 18:33:54 +0000 Gıda alerjisi, yemekten sonra kişide solunum sıkıntısı, bilinç bulanıklığı, kusma, karın ağrısı gibi belirtilerin ortaya çıkmasıyla yaşanır. Daha çok süt, deniz ürünleri, fıstık, domates, yumurta gibi bes Gıda alerjisi, yemekten sonra kişide solunum sıkıntısı, bilinç bulanıklığı, kusma, karın ağrısı gibi belirtilerin ortaya çıkmasıyla yaşanır. Daha çok süt, deniz ürünleri, fıstık, domates, yumurta gibi besinlerden sonra bu belirtilerin ortaya çıkması halinde, hiç gecikilmeden doktora gidilmelidir. Yaşam boyunca çeşitli gıdalar tüketilmektedir. Bu gıdaların içinde besin maddesi olarak tanımlanan vitamin, yağ, protein, karbonhidrat gibi yapı taşları bulunur. Gıda alerjisi ise bu yapı taşlarının bağışıklık sistemi tarafından yabancı bir madde olarak algılanmasıyla ortaya çıkan immün sistem yanıtıdır. Gıdanın içindeki yabancı görülen maddelere karşı oluşturulan antikorlar, vücutta istenemeyen alerjik reaksiyonlara  neden olur.

Çocukluk döneminde en fazla süt, yumurta, yetişkinlikte ise yumurta ve deniz ürünlerine karşı gıda alerjisi oluşabilir. En fazla görülen gıda alerjileri ise, kabuklu deniz ürünleri, fıstık, balık ve yumurtaya karşı oluşur. Çocuklardaki gıda alerjisi süt, kabuklu deniz ürünleri, soya ürünleri, yumurta akı, domates gibi besinlerde yoğunlaşmaktadır. Gıda maddeleri içine konulan renklendiriciler, koruyucu katkı maddeleri, kakao, çay, kolalı besinlerde alerjik reaksiyona neden olabilir. Bazı gıdaların kendileri alerjik reaksiyona neden olurken, bazıları da aynı türde gıdalarla çapraz reaksiyona girebilir. Yani badem, ceviz gibi fıstıklara alerjisi bulunan kişilerde, diğer fıstık türleri de alerjik etki yapabilir.

Gıda alerjisi ciddi rahatsızlıklara neden olabilir

Gıdaların alerjik reaksiyon oluşturması için, gıdaların sindirim sisteminde işlenerek emilmesi gerekir. Vücudumuzda gıda alerjisi ya da intoleransından koruyucu çok sayıda mekanizma bulunmaktadır. Bu koruyucu mekanizma gıda maddelerini tanımakta ve alerjenlerin istenmeyen etkilerini engellemeye çalışır. Bu sistem immünolojik tolerans olarak tanımlanır. Fakat gıda maddelerinin yeterince işlenmemesi ya da savunma mekanizmasındaki hata nedeniyle gıdalara karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Gıdaların sindirim sistemini tahriş etmesiyle kişide çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bunlar hafif etkiler yapabileceği gibi, şiddetli etkilere de neden olabilir. Gıda alerjisindeki belirtilerin en önemlileri ise;

  • Bulantı ve kusma
  • Kurdeşen
  • Mide ağrısı ve mide spazmı
  • İshal
  • Cilt kaşıntısı
  • Göğüs ağrısı, nefes darlığı
  • Solunum yollarının daraltılması
  • Anaflaksi adı verilen ölümcül tablonun gelişmesi
  • Sütte bulunan laktozun neden olduğu alerjide şişkinlik, karın ağrısı ve ishal görülebilir.

Gıda alerjileri yetişkinlerin % 1 inde etkili olurken, çocuklarda % 7 oranında etkili olur. Bazı çocuklarda daha yaygın şekilde görülür. Gıda intoleransı daha sık görülür. Bazı insanlarda spesifik maddelere karşı tolerans görülebilir. Bunların en fazla görüleni laktoz intoleransıdır. Toplumda % 15 kadar etkili olur. Ailelerin bir kısmında yaygın şekilde görüldüğünden, bunun genetik olduğu söylenebilir.

Gıda Alerjisi

Gıda alerjisinin belirtileri

İnsanlarda rahatsızlık veren belirtilere neden olan gıda alerjileri, oldukça belirgin şekilde sindirim sistemi sorunlarına neden olur. Alerjenlere karşı antikor üreten vücut, bunlarla savaşmak içinde histamin maddesi salgılar. Bununla birlikte kişilerde burun akıntısı, boğazda kaşıntı, ciltte döküntü, ürtiker, nefes borusunda şişkinlik, buna bağlı olarak nefes darlığı, mide ağrısı, kramplar ve ishal görülebilir. Bazı alerjenlere karşı  hafif etkiler ortaya çıkarken, bazılarında oldukça şiddetli etkiler olmaktadır.

Gıda alerjisi tanısı ve tedavisi

Tanı konulması için, kişinin hangi gıdalardan sonra yakınması olduğu değerlendirilmelidir. Şüphe edilen besinlerin kesilmesinden sonra yakınmalar ortadan kalkarsa, gıda alerjisi tanısı konulabilir. Bazen gıdalar tüketildikten sonra egzersizle birlikte yakınmalar gelişebilir. Burada egzersizle gelişen gıda a]]> Burun Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/burun-alerjisi.html Mon, 12 Nov 2018 19:39:38 +0000 Burun alerjisi, birçok insanda özellikle belli mevsimlerde çok büyük sorunlar meydana getirmektedir. Genellikle hastaların hapşırma, kaşıntı gibi şikayetler ile doktora gitmesi ile doktorun yaptığı bazı alerji testleriyle Burun alerjisi, birçok insanda özellikle belli mevsimlerde çok büyük sorunlar meydana getirmektedir. Genellikle hastaların hapşırma, kaşıntı gibi şikayetler ile doktora gitmesi ile doktorun yaptığı bazı alerji testleriyle birlikte tanı ortaya konulmaktadır. Bu alerjide kişinin burnundan sürekli olarak sıvı gelmektedir.  Bu alerjilere tıbbi olarak net bir tedavi yapılmamaktadır.  Yapılan ilaç tedavileri ile sadece bu durum azaltılarak hasta geçici süreliğine rahatlatılmaya çalışılır.  Bu durum direk olarak insanların yaşam kalitesini, uyku düzenlerini, sosyal hayatlarını oldukça etkilemektedir .Bu gibi sorunlar ile kişide büyük solunum sıkıntıları meydana gelebilmektedir. Alerji durumlarından burun alerjisi, tıbbi olarak tedavisi ve ilaçları en gelişmiş alerji çeşididir. Hasta üzerinde kullanılan tıbbi ilaçlar oldukça etkili ve kişide direk olarak sorunun çözümüne adım attıran ilaçlardır. Bunun yanında geliştirilen aşılarla bu durum oldukça geliştirilmiştir. İnsanların alerjiden dolayı çektikleri rahatsızlıklar ve sorunlar bu tür ilaçlar sayesinde genellikle bir sene olarak geçici bir iyileşme söz konusu olur. Bu durum kişinin hayatı boyunca tekrarlanacaktır. 


Burun alerjisi sorunu olan insanlar kesinlikle tozlu ortamlardan uzak durmalıdır. Çünkü tozlu ortamlar burun içindeki poliplerin alerji nedeni ile çabuk etkilenmesine neden olarak alerjik rahatsızlıkların meydana gelmesini kolaylaştırmaktadır. Polipler tozlardan etkilendiğinde aşırı bir kaşıntı ve hapşırık hissi oluşturur. bu durumlar kişinin direk olarak yaşam kalitesini düşürmektedir. Burun alerjisi olan kişilerin yapması gereken bir diğer konu ise özellikle ilkbahar aylarında havada uçuşan polenlerin olduğu ortamlardan uzak durmaktır.  İlkbahar aylarında gerekirse bu kişiler evlerinin pencerelerini kapalı tutmaları gerekmektedir. Bu gibi bitki polenleri sizleri hızlıca etkileyerek alerjinizin artmasına neden olacaktır.  Alerji olan kişilerin vücut hassasiyeti oldukça fazladır. Bu nedenle kişiler oldukça dikkat etmelidir. Çünkü Bu tür alerjiler önlem alınmadıkça farklı solunum hastalıklarına yol açarak kişide büyük rahatsızlıklar meydana getirmektedir.  Bu tür alerjiler genel olarak bünyesel olarak zayıf kişilerde meydana gelmektedir. Bu nedenle en çok çocukluk dönemlerinde kişilere etki eden bir hastalık niteliği taşıyan bir durumdur.  Burun alerjisi genel olarak kişilerde doğuştan gelmektedir. Bu durum aileden birinde yani anne ya da babada gizlide olsa bulunmaktadır. Bu tür ailelerden gelen çocuklarda  sürekli bu hastalık kişiden kişiye geçecektir. 
Burun Alerjisi
Alerjen maddeler doğada oldukça fazladır. Öyle ki insanlar nedenini bildiği alerjiler ile baş edebiliyor. Fakat bunun yanında nedeni bilinmeyen alerjilerde bulunmaktadır. İşte bu durumda kişiler oldukça zor durumlara düşmektedir. Genellikle hava yolu ile kişinin vücuduna etki eden alerjiler küçük tıbbi ilaçlar ile birlikte  oldukça azaltılmaktadır.  Doktorun yaptığı kontroller ve testler ile kişiye alerji tanısı konularak kolay bir şekilde durum kontrol altına alınmaktadır. Alerji olan kişiler kesinlikle hijyen kurallarına dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü burun alerjisi bazen hijyen sorunlarından dolayıda ortaya çıkmaktadır. Kullanılan ilaçlar sonrasında kişide alerji belirtilerinden başka sorunlar meydana gelir ise kesinlikle doktor  ile görüşmesi tavsiye edilir. Aksi halde çok daha büyük alerji sorunları meydana gelebilir.
]]>
Balık Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/balik-alerjisi.html Tue, 13 Nov 2018 02:29:17 +0000 Balık alerjisi, balığa karşı vücudun gösterdiği alerjinin sebebi balık etinde bulunan bir proteine vücudun alerji göstermesinden kaynaklanır. Bu protein bir çok balık çeşidinde bulunur. Fakat balık alerjisi olan kişiler tüm Balık alerjisi, balığa karşı vücudun gösterdiği alerjinin sebebi balık etinde bulunan bir proteine vücudun alerji göstermesinden kaynaklanır. Bu protein bir çok balık çeşidinde bulunur. Fakat balık alerjisi olan kişiler tüm balık türlerine karşı tepki gösterirler. Balıkta alerjiye sebep olan etkenler sıcağa karşı dayanıklılık gösterir. Bu sebeple balık piştikten sonra da yine alerjiye sebep olabilir. Bazı kişilerde alerji boyutu o kadar hassastır ki balık pişerken ki kokusu dahi alerji tepkilerinin oluşmasına sebep olur. Balık alerjisi olan kişilerde astım belirtileri şiddetli mide ağrıları deride döküntü Gözde ve burunda akıntı kan basıncında düşüş nefes alıp verme de zorluk çekilebilir.

Balık Alerjisi
Balık alerjisi, balık alerjisi tedavisi alerjiye sebep olan gıdaların beslenme sistemimizden çıkarılması ile mümkün olur. Balık alerjisi çok erken yaşlarda kendisini gösterir. Çocuklara bir yaşından önce balık ve balık proteini içeren besinler verilmediğinden bir yaşına kadar görülmez fakat balık proteini almaya başlayınca hemen belli olur. Balık alerjisi her an kendini göstermese de hayat boyu süren bir alerji türüdür. Balık alerjisi balık yağında bulunmaz çünkü balık yağının proteini alınmıştır bu nedenle balık alerjisi olan kişiler ihtiyaç duyduklarında balık yağı tüketebilirler. Fakat piyasada satılan bazı hazır yiyecekler içerisinde de balık proteini bulunabilir bu nedenle alınan hazır gıdaların içeriğini inceleyip o şekilde tüketmek gerekir.
]]>
Göz Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/goz-alerjisi.html Tue, 13 Nov 2018 21:39:41 +0000 Göz alerjisi, bahar aylarında kendini daha fazla gösteren gözlerde sulanma, kaşıntı, kızarıklık ve yanma gibi belirtiler veren bir rahatsızlıktır. Gözün zararlı olarak algıladığı birçok etkene karşı gözlerin normal Göz alerjisi, bahar aylarında kendini daha fazla gösteren gözlerde sulanma, kaşıntı, kızarıklık ve yanma gibi belirtiler veren bir rahatsızlıktır. Gözün zararlı olarak algıladığı birçok etkene karşı gözlerin normal dışı reaksiyon göstermesi olarak da tanımlanabilir. Gözler herhangi bir alerjene maruz kaldığında göz içinde bulunan hücreler histamin adlı bir madde üretmeye başlar. Histaminin salgılanması göz kapakları altında bulunan ince doku şişerek göz kapakları kızarır. Göz alerjisi mevsimsel ya da devamlı olmak üzere iki çeşitte gelişebilir.

Göz Alerjisi Belirtileri

Göz alerjisi mevsimsel ya da devamlı olsa da yaşanan belirtiler hemen hemen aynıdır. En belirgin semptomu gözde kaşıntı olmasıdır. Diğer belirtiler;
  • Gözlerde kızarma
  • Gözde yaşarma
  • Bulanık görme
  • Göz yanması
  • Mukus ve iltihap
Göz Alerjisi Nedenler

Göz alerjisi gözde ve aynı zamanda burunda da bulunan konjantiva adlı yapıyı etkiler. Dolayısıyla alerjik durum aynı anda burunda da hissedilebilir. Burunda kaşıntı, akıntı ve tıkanıklık gibi belirtiler gözde yaşanan belirtilere eklenebilir. Polen, hayvan tüyleri, toz, çim ve yabani otlar göz alerjisi nedenleri arasındadır. Mevsimsel ve devamlı seyreden alerji arasındaki tek fark yaşanan belirtilerin zamanlamasıdır. Mevsimsel alerjiler daha kısa süre. Genelde sonbahar ve ilkbaharda görülür. Çim, küf, ot nedeniyle oluşabilir. Devamlı süren alerjilerde toz, küf, hayvan tüyleri yılın herhangi bir zamanında alerjiye sebep olabilir. 

Göz Alerjisi Tedavisi

Göz alerjisinde kesin bir tedavi olmadığı için ilk adım alerjiye yol açan alerjeni bulmak ve bu alerjenden kaçınmaktır. Eğer alerjiye yol açan alerjen tespit edilememiş ya da yaşam koşullarından dolayı alerjenden kaçınmak mümkün değilse ilaç tedavisi uygulanır. Göz hastalıkları bölümüne başvurularak doktorun reçete ettiği göz damlası ve beraberinde çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Kullanılan damla ve ilaçlar rahatlamayı sağlar. 

Alerjen etkenden kaçınmak: Göz alerjilerinde en önemli tedavi yöntemi alerjiye yola çan etkenden kaçınmaktır. Hayvan tüyü, polen, toz gibi alerjenlerden kaçınarak göz alerjisi kontrol altına alınabilir. 

Soğuk kompres: Göz alerjisi sebebiyle yaşanan şikayetleri hafifletmek için faydalı bir uygulamadır. Ufak buz parçaları ufak bir havlu içine sarılıp gözlere uygulanabilir. 5-10 dakika gözlerde bekletilen buz kompleksi gün içinde 4-5 defa uygulanabilir. 

Soğuk göz damlası: Doktor reçetesiyle alınan ve göz yaşı içeriği oaln soğuk damlalar günde 3-4 defa göze damlatıldığında belirtilerin şiddetini azaltır.

Antihistamin damlalar: Antihistamin ve damar büzücü özellikte olan damlalar gözde oluşan kızarıklık ve kaşıntı için oldukça etkilidir. Şişen kan damarlarının ufalmasını sağlar. Bir hafta boyunca günde 4 defa uygulanabilir. 

Steroit damlalar: Göz alerjisinin şiddetli olduğunda durumlarda doktor reçetesiyle kullanılması gereken damlalardır. Genelde mevsimsel alerjilerde kullanılır. Çoğu hekim başlangıçta günde 4 defa ve bir hafta boyunca reçete edip, bir hafta sonrasında günde 2 defa, gelecek hafta ise günde 1 defa kullanılacak şekilde reçete eder.

Göz Alerjisi Doğal Tedavi

Gül suyu: Göz alerjisinde kullanılabilecek doğal bir yöntemdir. Gün içinde 3 defa göz kapaklarında birkaç damla gül suyu sürülebilir. Gözde alerji nedeniyle oluşan belirtiler ve enfeksiyona karşı iyi gelir.

Acı biber: Gözün temizlenmesi için etkili bir tedavi yöntemidir. Gözde kan sirkülasyonunu arttırır. Acı biber beslenme listesine eklenip tüketilebilir.

Tuzlu su: Yeteri kadar su kaynatılır ve ı]]> Gluten Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/gluten-alerjisi.html Wed, 14 Nov 2018 00:08:02 +0000 Gluten alerjisi, vücutta ince bağırsaklarda bulunan villus çıkıntılarının yapısal olarak bozulmasıyla, besinlerin gerektiği gibi sindirilememesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu yüzden ince bağırsak hasar görür ve dah Gluten alerjisi, vücutta ince bağırsaklarda bulunan villus çıkıntılarının yapısal olarak bozulmasıyla, besinlerin gerektiği gibi sindirilememesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu yüzden ince bağırsak hasar görür ve daha sonraki dönemde kişilerde gluten denilen proteine karşı yaşam boyu etkili olan bir alerji ortaya çıkar. Bağırsaklarda villuslar olmadığı sürece sağlıklı bir beslenme ve gelişim söz konusu olamaz. Bunun sonucunda kişilerde çölyak hastalığı denilen bir rahatsızlık ortaya çıkar. İçeriğinde gluten bulunan yulaf, çavdar, arpa gibi besinlerin tüketilmesi halinde, hemen gluten alerjisi devreye girer. Bağırsaklardaki mukozanın glütene olan hassasiyeti nedeniyle, hemen villus çıkıntıları küçülmeye başlar. Besinler tam olarak sindirilemediğinden çölyak hastalığı görülür.

Gluten alerjisinin belirtileri nelerdir

  • Karın bölgesinin ön tarafına doğru şişkinlik olması gluten alerjisinin en belirgin belirtisidir.
  • Gluten içeren besinlerin tüketilmesiyle bulantı ve kusma görülmesi
  • Dışkıda anormalliklerin olması
  • Kas ve eklem ağrılarının olması
  • Ciltte farklı özelliklerde döküntülerin oluşması
  • Sinirlerde gerginlik oluşması
  • İştahsızlık çekilmesi gibi belirtiler ortaya çıkar.
Gluten Alerjisi

Gluten alerjisi nasıl belirlenir ve tedavisi nasıl olur

Bu sorun oldukça rahatsızlık veren yakınmalara neden olur. Herkeste farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Bazıları sinirli bir yapıda olurken, bazılarında karın ağrısı, kusma bazılarında cilt döküntüsü ve ishal görülebilir. Her yaşta kişide gluten alerjisi olabilir. Kesi teşhis yapılması için, ince bağırsaklardan parça alınarak biyopsi yapılması gerekmektedir. Tanı konulduktan sonra, hastaların gluten içermeyen gıdaları tüketmesi gerekir. Bu hastalar glütensiz diyetlerini yaşam boyu yapmak zorunda kalırlar. Aksi halde tüm yakınmalar yeniden ortaya çıkabilir. Yaşam boyu glütensiz bir diyet uygulamak zorunda kalırlar. Diyet sonucunda bağırsağın yüzeyi düzeltilse bile, diyet bırakıldığı anda yeniden yakınmalar ortaya çıkar. Bağırsaklardaki hasarın iyileşme zamanı, hasarın derecesine, kişinin yaşına ve diğer etkenlere göre değişebilir. Uzun yıllar belirti vermeden gluten alerjisi ilerleme göstererek, bağırsaklara ağır hasar vermiş olabilir. Bu nedenle glütensiz diyet hiç bırakılmamalıdır. Tek tedavi yolu budur.

Gluten içeren besinler tüketildiği takdirde, besinlerin tam sindirilmediğinde kana karışma olmadığından kişilerde beslenme geriliği ortaya çıkar. Bu nedenle kişiler güçsüzleşir ve zayıf düşer. Ayrıca vücuttaki organlarda zarar görür. Bu kişilerde sağlıklı yaşamla glütensiz gıdaları tüketmek aynı anlama gelmektedir. Bu nedenle gluten alerjisi olan kişiler yaşamları boyunca gluten içeren besin tüketmemelidir.

]]>
Güneş Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/gunes-alerjisi.html Wed, 14 Nov 2018 02:32:06 +0000 Güneş alerjisi, güneşe maruz kalma sonucu ciltte kızarıklık, kaşıntı, döküntü gibi belirtilerle kendini gösteren bir rahatsızlık türüdür. Güneş alerjisinin en yaygın ve tehlikeli türü polimorf ışık reaksiyonu ya Güneş alerjisi, güneşe maruz kalma sonucu ciltte kızarıklık, kaşıntı, döküntü gibi belirtilerle kendini gösteren bir rahatsızlık türüdür. Güneş alerjisinin en yaygın ve tehlikeli türü polimorf ışık reaksiyonu yani güneş zehirlenmesidir. Bazı ilaçlar ve bitkilerin tetiklemesi sebebiyle yaşanabileceği gibi genetik olarak da yaşanabilir. Güneş alerjisi hafif seyrettiğinde herhangi bir tıbbi tedaviye gerek duyulmaz. Ancak şiddetli vakalarda bazı ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Güneş alerjisine ciddi derecede maruz kalan kişilerin mutlaka önlem alması ve kendini güneşten koruması gerekir.

Güneş Alerjisi Belirtileri

Güneş alerjisinde yaşanan belirtiler alerjene bağlı olarak değişebilir. Görülebilecek yaygın belirtiler;
  • Ciltte kızarıklık
  • Kaşıntı
  • Ağrı
  • Cilt üzerinde çatlakların oluşması
  • Ciltte kabuklanma ve kanama
  • Kurdeşen olarak sıralanabilir. Belirtiler güneşe maruz kalan alanlarda etkili olur ve güneşe maruz kalındıktan hemen sonra gelişebilir. Güneşe maruz kalındıktan sonra ciltte anormal şekilde değişiklikler olmuşsa ve bu değişiklikler rahatsız edecek boyuttaysa mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. 
Güneş Alerjisi Nedenleri

Kullanılan bazı ilaçlar, rahatsızlıklar, genetik yatkınlık, ırk, cildi güneş ışınlarına karşı daha savunmasız hale getirebilir. Güneş alerjisinin nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

Irk: Bazı ırklarda güneş alerjisi daha yaygın şekilde görülebilir. Beyaz tenli insanlar güneş alerjisinde daha risklidir. 

Bazı nedenlere maruz kalmak: Cilt bazı etkenlere maruz kaldıktan sonra güneş ışığına çıkmak alerjiye sebep olabilir. 

İlaç kullanımı: Bazı antibiyotikler ve ağrı kesiciler güneşe maruz kalan cildin daha fazla tahrip olmasına sebep olabilir.

Deri hastalıkları: Deri hastalığına maruz kalan kişilerin ciltleri daha hassas olur ve güneşe çıktıktan sonra cilt tahrişe daha yatkın olur.

Güneş Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir

Çoğu durumda hekim yalnızca cilde gözle muayene yaparak alerji teşhisi koyabilir. Eğer teşhis için göz muayenesi yeterli değilse bazı tetkiklere başvurulabilir.

Ultraviole  (UV) ışık testi: Fototesti olarak da bilinen bir test türüdür. Cilde farklı dalga boylarında ultraviole verilerek cildin verdiği tepki ölçülür. Ultraviole testiyle cildin hangi güneş alerjisine sahip olduğu belirlenebilir.

Fotokaşıntı testi: Cilde alerjiye yol açabileceği düşünülen maddelerden sürülür ve hangi maddeye tepki gösterdiği belirlenir. 

Kan testleri ve deri örnekleri: Çoğu kez bu tetkiklere ihtiyaç duyulmadan güneş alerjisi teşhis edilir. Ancak kişide verem gibi bir rahatsızlıktan şüphe duyuluyorsa kan ve deri örneği istenebilir. 

Güneş Alerjisi Tedavisi

Güneş alerjisi tedavisinde tedavi şekli alerjinin türüne bağlı olarak değişir. Hafif vakalarda birkaç gün güneşten kaçınmak belirtilerin hafiflemesini sağlar. 

İlaçlar: Kortizon içeriği olan ilaçlar alerjinin haffilemesi ve tamamen geçmesi için reçete edilebilir. Bazı ilaçlar reçetesiz olarak satılırken bazı durumlarda prednizon adlı ilaç reçete edilerek kısa süreli kullanılması tavsiye edilir. 

Terapi: Güneşe karşı ciddi şekilde alerji gelişiyorsa cildi güneşe karşı alıştırmak için doktor güneşe yavaş yavaş çıkmayı önerebilir. Fototerapi uygulanırken güneşten etkilenen bölgeye yavaş yavaş bir lamba ile ultraviole ışığı verilir. Terapi birkaç hafta devam eder ve haftada 2-3 defa uygulanır.

Güneş Alerjisine Ne İyi Gelir

Güneşte fazla k]]> Alerji Nasıl Anlaşılır https://www.alerjik.gen.tr/alerji-nasil-anlasilir.html Wed, 14 Nov 2018 16:20:22 +0000 Alerji nasıl anlaşılır, Günlük yaşantımızda farkında olarak ya da olmayarak birçok başka canlı ve canlı olmayan varlıkla münasebet halindeyiz. Bunların bir bölümü gözle görülmeyecek denli minik boyuttadır. Mesela, soluk Alerji nasıl anlaşılır, Günlük yaşantımızda farkında olarak ya da olmayarak birçok başka canlı ve canlı olmayan varlıkla münasebet halindeyiz. Bunların bir bölümü gözle görülmeyecek denli minik boyuttadır. Mesela, soluk alıp verirken ciğerlerimize çektiğimiz havada çok fazla minik partikül yer alır. Bu küçük partiküller toz zerrecikleri, bitkisel ya da hayvansal orijinli minik parçacıklar bizlerin etrafa saldığı egzoz gazları, yakacak artıkları benzeri kirletici maddelerdir.

Bu başka maddelerden korunmak amaçlı vücudumuzda sürekli bir uğraş vardır. Koku alma organı içerisinde yer alan kıllarla havayı süzmeye başlarız. Tekrardan koku alma organı ve teneffüs yönteminin başka bölgelerindeki koruma amaçlı sistem sürekli çalışır. Alınan soluk ısıtılır, nemlendirilr ve akciğerlere vücuda uyumlu duruma gelmiş olarak gönderir. Burundan başlayan teneffüs yolundaki salgı bezleri, sudan belli bir süre ek olarak kıvamlı, saydam ,sümüksü bir salgı yaparlar.

Alerjinin oluşma şekli

Alerjenlere karşın meydana gelen koruma amaçlı sistem, birtakım insanlarda genetik olarak belirlenerek çok fazla olarak kuvvetli olabilir. Öyle ki, bu maddeleri yok etmek amacıyla gösterilen reaksiyon, kişinin kendisine de zararlı olmaya, hastalık biçimde görülen belirtiler oluşturmaya başlar. Alerjen maddelere karşın vücudun gösterdiği çok fazla olan reaksiyona alerji denir. Bunun bir hastalık boyutuna erişmesi da alerjik hastalıklara neden olur. Bitkilerin üreme tozları durumda olan polenler, küf ve mantar sporları, hayvan tüy ve cilt döküntüleri ile salyaları, ev tozu akarı benzeri olan bizimle içi içe hayatını sürdüren çok fazla minik canlıların kendi kendileri ya da beden artıkları olabilir. 5-60 mikron boyutundaki protein yapısındaki maddeler, en fazla fazla alerji yaratan maddelerdir.Bu denli minik parçacıklar, gökyüzünde rahatça uçabilir. Polenler,bu yöntemle havada yükselir,rüzgarın tesiri ile çok fazla uzak mesafelere denli savrulabilir. Ara sıra 100 km. uzaklıklara dahi ulaşır. Salındığı yerden çok fazla uzaktaki insanlarda alerjiye neden olabilir. Bitkilerin alerjenik nitelikleri, çiçek tozu yapısına bağlıdır. Çiçekli bitkilerin polenleri, çoğunlukla büyük ,akışkan özelliktedir. Zor durumda olan bu polenler havada çok fazla uzunca duramaz,uzaklara savrulamaz,yere düşer.Bu bitkilerin üremesi amaçlı arı,sinek benzeri böceklere gereği vardır. Fakat onların ayağına yapışan polenler başka bitkilere erişerek üremeyi olanağı sağlar.
Alerji Nasıl Anlaşılır
Bu sebeple çiçekli bitkiler, fakat iyice yanına yaklaşıp çiçeği koklandığı vakit poleni ile karşılaşılıp alerjiye yöntem açabilir. Halbuki ot, ağaç ve tarla bitkilerinin polenleri, gökyüzüne savrularak uzaklara uçabilir. Hayvanların tüy ve cilt döküntüleri de benzer biçimde etkiler. Kesinlikle hayvanla uzak olmayan münasebet gerekmez.Kediler, sürekli yalanarak temizlenir. Yalanma esnasında tüylerine yapışan salya parçacıkları, hayvan davranış ettiğinde havaya karışır, teneffüs karayolu ile buruna,akciğerlere, doğruca münasebet ile gözlere ulaşır, oralarda alerjik tepkileri başlatır. Kuş çırpındıkça tüy ve cilt döküntüleri havaya savrulur; yanına yaklaşmayan ya da başka odada yer alan insanlara gökyüzü yolu ile ulaşır. 

Küf ve mantar sporları da alerjendir Karanlık, sıcak ve rutubetli ortamlarda ürerler, sıkı yalıtım yapılmamış tavan ya da duvarda, kış mevsiminde yeşil siyah renkte küf oluşur.Oda havası ısındığında, buradan havaya karışır,solukle vücuda girer,Odanın havalanması yetersizse,pencere ve duvarlarda nemlenme olarak küf üremesine yöntem açabilir .Banyo duvarlarında küf üreyebilir.Bunların tümü alerji kaynağı olabilir. Mide bağırsak sistemi ile alerji yaratan maddelerde ayrıdır.  
]]>
Alerji https://www.alerjik.gen.tr/alerji.html Wed, 14 Nov 2018 16:42:59 +0000 Alerji, vücudun bazı maddelerden kaynaklı yada psikolojik faktörlere bağlı olarak gelişen aşırı reaksiyon göstermesi durumuna denir. Toplumun yaklaşık % 30 unda görülen bir rahatsızlıktır.  Alerjik reaksiyona yol açan antij Alerji, vücudun bazı maddelerden kaynaklı yada psikolojik faktörlere bağlı olarak gelişen aşırı reaksiyon göstermesi durumuna denir. Toplumun yaklaşık % 30 unda görülen bir rahatsızlıktır.  Alerjik reaksiyona yol açan antijene alerjen denir. Alerjiye daha çok genetik faktörler neden olmaktadır fakat genetik faktörler dışında bazı  çevresel faktörlerde etkili olmaktadır. Bunlar arasında böcek ısırmaları, bazı yiyecekler (çikolata, süt, fındık, yumurta vb) küf sporları, bazı ilaçlar (penisilin gibi) bitkiler ve polenler vardır. Bazı kişilerde bunlar dışında boyaya veya bazı kimyasal maddelere karşı da alerji gelişebilmektedir. Alerji daha çok açık ve sarı tenli kişilerde ve deniz kenarında yaşayanlarda görülür. Alerji normal kişilerde olabileceği gibi çocuklarda ve gebelerde de olabilir. Anneler bebekleri ek gıdaya geçirirken aceleci olmamalıdırlar.  Alerjik bünyesi olan kişilere atopik kişiler denir.  Bazen bu durum dönemsel olabilmektedir. Özellikle bahar aylarında polen alerjisine sık rastlanır. 

Alerjisi olan kişilerde hangi maddeye veya gıdaya karşı alerjisi olduğunu anlamak için alerji deri testi yapılmaktadır. Bu test koldan veya kandan alınan numuneden yapılır. En sık rastlanan maddeler cilt ile temas ettirilerek bulunmaya çalışılır. Eğer bu testin sonucu olumsuz çıkarsa ilerki dönemlerde alerji gelişmeyeceği anlamına gelmez. Yapılan bu test sonucunda hastanın neye karşı alerji çıktığında hasta kesinlikle bu maddelerden, yiyeceklerden uzak durmalıdır. Bu şekilde şikayetler azalacaktır. 
Alerji
Alerji belirtileri: genelde kaşınma, burun akıntısı, burun tıkanması, hapşırma, geniz kaşıntısı ve göz sulanması şeklindedir. Her hastada bu şikayetlerin şiddeti farklı olur.

Alerji kendi arasında çeşitlere ayrılır. Bunlar: alerjik astım, alerjik dermatit, alerjik konjoktivit ve alerjik rinit' dir.

Alerjinin  tanısı için doktorunuzun sizi dinlemesi yetebilir. 

Alerjide tedavi için geç kalınmamalıdır ilerlediği taktirde krizlere yol açabilir.  Aşı tedavisi olan immunoterapi alerji  tedavisinde tek kür sağlayan bir tedavi yöntemidir.

Alerjisi olanlar nemli ve rutubetli alanlardan, tozdan vb. kesinlikle uzak durmalıdır.
]]>
Güneş Alerjisi Bitkisel Tedavi https://www.alerjik.gen.tr/gunes-alerjisi-bitkisel-tedavi.html Thu, 15 Nov 2018 08:56:41 +0000 Güneş Alerjisi Bitkisel Tedavi, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcağın olumsuz etkilerinden korunmak için herkes kendi çabalarıyla önlemler almaya çalışır. Ancak hassas cilt tipine sahip olan kişiler için alına Güneş Alerjisi Bitkisel Tedavi, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcağın olumsuz etkilerinden korunmak için herkes kendi çabalarıyla önlemler almaya çalışır. Ancak hassas cilt tipine sahip olan kişiler için alınan bu önlemlerde fayda sağlamayabilir. Bu nedenle etkili kozmetik ürünlerinden yardım alınacağı gibi herkesin kolaylıkla elde edebileceği ve kolaylıkla hazırlayabileceği bitkisel çözümlerden de faydalanılmaktadır. Bu nedenle sizler için derlediğimiz güneş alerjisi için doğal bitkisel kürlerden bazılarından faydalanabilirsiniz. Yaz aylarında özellikle açıkta kalan kısımlar yani yüz, kol ve bacaklar gibi kısımları oldukça dikkatli bir şekilde korumak gerekir. Adı geçen bu kısımlarda güneş sebebiyle güneş alerjisi meydana gelir. Bu alerji ise uygulanacak olumlu tedaviyle 8-10 gün gibi bir zaman içerisinde tamamen tedavi edilerek iyileşme sağlanabilir. Güneş alerjisini iyileştirmek için antibiyotik içerikli kremler kullanılmalıdır. Bu sayede tedavi süreci en aza inerek iyileşme sağlanacaktır. Antibiyotikli kremlerin yanı sıra güneş alerjisinin derecesine göre enfeksiyonu giderici ve iyileşmeyi hızlandırıcı antibiyotikli veya sıvı çekici merhemler tercih edilerek güneş alerjisinin iyileşme süreci çabuklaştırılabilir.

Güneş Alerjisi Bitkisel Tedavi Şekilleri

Isırgan Otu Kürü: Isırgan otu kürü hazırlamak için ilk olarak 2 su bardağı suyu uygun bir kabın içine alarak kaynatın. Ardından kaynayan suyun içine 1 tutam ısırgan otu ekleyip yaklaşık olarak 3-4 dakika kadar kaynattıktan sonra ocaktan alarak demlenmesi için 5-10 dakika kadar bekletilerek sabah akşam aç karnına için. Güneş alerjisini kısa sürede iyileştirmek için bu küre 10-15 gün düzenli olarak devam edin. Güneş Alerjisi Bitkisel Tedavi

Keçiboynuzu Kürü: Güneş alerjisinin bitkisel tedavi şekillerinden biriside keçiboynuzu kürüdür. Bu kürde kullanılacak olan keçiboynuzu sayısı yedi tanedir. Kürü hazırlamak için 7 adet keçiboynuzu ufak ufak parçalara ayrılarak uygun bir kabın içine alınır. Ardından keçiboynuzlarının üzerini 1-2 parmak aşacak kadar su ilave edilerek 5-6 dakika kaynatılarak ılımaya bırakılır. Keçiboynuzu kürü ılıdıktan sonra sabah akşam aç karnına bir su bardağı içilir. Bu kür 1 hafta süresince düzenli olarak içilir.  

Güneş alerjisini hafifletmek için bitkilerin yanı sıra evde kendinizin uygulayacağı yöntemlerde oldukça önemlidir. Bu önlemler arasında rahatlamak amacı ile sabah akşam ılık su ile duş almak hem sizi rahatlatacaktır hem de belirtilerin azalmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca bu dönemde pamuklu, açık renkli ve bol kıyafetler kişilerin daha rahat ve ferah hissetmelerini sağlayacaktır. Bu önlemlerin yanı sıra güneş ışınlarının aşırı etkili olduğu saatlerde güneşe maruz kalmamakta oldukça önemlidir.

]]>
Hamilelikte Alerji https://www.alerjik.gen.tr/hamilelikte-alerji.html Fri, 16 Nov 2018 08:55:50 +0000 Hamilelikte Alerji, kadınların hamilelik döneminde yaşayabilecekleri sıkıntılar arasında alerji sorunu da bulunabilir. Bazen kadının daha önceden hiç yakınması olmasa da, hamilelikte alerjik reaksiyonları olabilir, Hamilelikte Alerji, kadınların hamilelik döneminde yaşayabilecekleri sıkıntılar arasında alerji sorunu da bulunabilir. Bazen kadının daha önceden hiç yakınması olmasa da, hamilelikte alerjik reaksiyonları olabilir, bazıları da alerjik reaksiyonlara zaten yatkın olabilir. Hamilelik bilindiği gibi vücutta hormon seviyelerinin değiştiği bir dönemdir. Bu nedenle alerjik reaksiyonlar değişik seviyelerde ortaya çıkabilir. Anne adayını alerjenler hafif derecede etkileyebilir ya da şiddetli bir etkilenme olabilir. Normalde hamilelikte anne karnında büyüyen bebeğin dokusu da kadından daha farklıdır. Bilindiği gibi alerji bağışıklık sisteminin vücuda giren yabancı maddelere karşı geliştirdiği bir savunma sisteminin sonuçlarından kaynaklanır. Ancak bebeğin anneyle farklı dokuda olması alerjiye neden olmaz. Kadında hamilelikte alerji başka etkenlerden kaynaklanır.

Hamilelikte alerji karşısında ne yapılmalı

Bu dönemde ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar karşısında burun akıntısı etkisi görülürse, kadında sıvı kaybı gibi önemli bir etkiye neden olur. Böyle bir durumda alerjenlere maruz kalındığında, kadının bol sıvı tüketmesi tavsiye edilir. Bunun için meyve suyunun tercih edilmesi vücudun direncini arttıracaktır. Alerjik etkenlerden uzak durulması, böyle ortamlara girilmemesi de yararlı olacaktır. Bazen anne adaylarının ev tozu alerjisi olabilir. Bu durumda kadının gebeliği süresince temizlik konusunda yakınlarından destek alması tavsiye edilir. Bu arada temizlikte kullanılan malzemelerinde alerjen olmamasına özen gösterilmelidir. Hamilelikte alerji konusunda en önemli etken alerjenlerden uzak kalınmasıdır.

Hamilelikte alerjiye neden olabilecek etkenler nelerdir

Hamilelikten önce sigara içen anne adaylarının bu dönemde sigarayı bırakması alerji oluşması bakımından yararlı olacaktır. Ayrıca sigara içilen ortamlardan uzak kalınması gerekir.

Anne adayı alerjik yapıya sahipse, tozlu ortamlarda bulunmamalıdır. Evde özellikle kitapların bulunduğu alanlardan uzak kalmalıdır. Kitaplar fazla miktarda toz barındırır. Dış ortamda parklar, ağaçlarda tozlu alanlardandır. Bu nedenle alerjik reaksiyon oluşmaması için, bunlara dikkat edilmelidir.

İlkbahar ve yaz dönemi alerjik reaksiyonların en fazla görüldüğü zamanlardır. Özellikle polen alerjisi, toz alerjisi yaygın olur. Anne adayında bu tür alerjiler varsa, dışarı ortamda fazla bulunmamalı, evde pencerelerin uzun süre açılmaması gibi önlemler alınabilir. Sıkça eller yıkanmalı, ellerin yüzle temas ettirilmemesi tavsiye edilir.

Hamile kadınlarda gıda alerjisi de olabilir. Diğer insanlarda olduğu gibi, hamile olanlarda besinlerden dolayı alerji ortaya çıkabilir. Bu durumda alerjiye neden olan yiyecek belirlenmeli ve anne adayı bu besinden uzak kalmalıdır. Yiyeceğin tüketilmemesi alerjik sorunların azalmasını sağlayacaktır.

Kadınlar hamile oldukları zamanda mümkünse evde hayvan beslememelidir. Evcil hayvan tüyleri alerjik sorunlara neden olabilir. Bu süreçte evcil hayvanların bir yakına verilmesi sayesinde alerji etkisinden kurtulmak mümkün olabilir.

Hamilelikte alerji sorunu yaşayan anne adaylarının mutlaka doktoruna danışarak bazı önlemler alması ve bu süreci doyasıya yaşaması gerekir. Bu tür sıkıntıların bertaraf edilmesiyle kadınlar daha rahat olacaktır.

]]>
Bebeklerde Alerji Yapan Yiyecekler https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-alerji-yapan-yiyecekler.html Fri, 16 Nov 2018 11:29:01 +0000 Bebeklerde alerji yapan yiyecekler, çoğu zaman anne ve babalar tarafından verilmesi bebeklerde birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Vücutları yetişkin insanlar kadar dayanıklı olmayan bebeklerin doğru beslenmesine önem Bebeklerde alerji yapan yiyecekler, çoğu zaman anne ve babalar tarafından verilmesi bebeklerde birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Vücutları yetişkin insanlar kadar dayanıklı olmayan bebeklerin doğru beslenmesine önem veilmelidir. Henüz hayatlarının çok başında olan bebekleri beslerken özellikle anne ve babalar çok dikkatli olmalıdır. Bebeklerde alerji yapan yiyeceklerin verilmesi halinde bebeklerde beklenmedik sağlık sorunları görülmektedir. Bebekler doğdukları andan itibaren ilk 6 ay anne sütüyle beslenmelidir. 6. aydan sonra ek besinler verilebilir. Ancak bebeklerin sindirim ve boşaltım sistemleri çok fazla gelişmiş olmadığı için verilen besinlerin alerji yapma riski oldukça fazladır. Anne ve babalar bebeklere ek besin verdiklerinde herhangi bir alerjik durum olup olmadığını gözlemlemeleri gereklidir. 1 yaşından önceki bebeklere kesinlikle tuz ve tuzlu besinler verilmemelidir. Bu yaşlarda alınan tuz vücut tarafından atılmadığı için ileriki yaşlarda damar  ve kalp krizi gibi sorunlara neden olmaktadır.

Bebeklerde besin alerjisine neden olan yiyeceklerin başında inek sütü ve buğday unu gelmektedir. Erken yaşlarda verilen bu besinler bebekte alerjik sorunlara yol açabiliyor. Kakao, çikolata, çilek, kuruyemiş, yumurta akı, bal, inek sütü ve buğday unu bebeklerde alerjiye neden olan yiyeceklerin başında geliyor. Bu besinler taşıdıkları bakterilerden dolayı alerjik soruna neden olmaktadır. Ayrıca bu besinler tuzdan kaynaklı sorunlara, mineral eksikliğine, damar ve böbrek hastalığına da neden olmaktadır. Çocuğunuza ek besin verirken bu gıdalara dikkat edilmelidir. Ayrıca bebeğiniz için uygun hangi besinlerin verilmesi için mutlaka doktora danışılmalıdır. Ek besin verirken tek tek besinleri verin. Böylece hangi gıdanın alerjik reaksiyona neden olduğunu daha kolay anlayabilir ve önlem alabilirsiniz. Çocuğunuza vermemeniz gerek bir diğer besin de dondurulmuş gıdalardır. Taze meyve ve sebze kadar vitamin değeri bulunmayan dondurulmuş gıdalardan çocuklarınızı uzak tutmaya özen gösterin. Dondurulmuş gıdalar hem besin değerleri düşük hem de sağlıksız olduğu için bebeklerin daha kolay hasta olmalarına yol açmaktadır. Bebeklerin bağışıklık sistemi oldukça zayıftır. Bu besinleri tüketen bebekler hem daha kolay hasta olmakta hem de alerji olmaktadır. Bebeklerde gıda alerjisi 6. aydan sonra 1 yaşına kadar daha sık görülmektedir. Her 20 bebekten birinde deride hassasiyet ve kuruluk gibi belirtiler görülmektedir. Ek besinle beslenen bebeklerde egzama görülme olasılığı anne sütüyle beslenen bebeklere göre daha fazladır. Balık, susam ve yer fıstığı gibi besinlerin bebeklere verilmesi de alerjiye neden olmaktadır. Özellikle bebeklik döneminde görülen gıda alerjisi okul çağındaki çocuklarda ve yetişkinlerde de görülebilmektedir.

Bebeklerde alerjik besin yedikten sonra dudak kenarında kızarıklık oluşur. Gıda alerjisi belirtileri arasında ağızda yanma, gözlerde şişkinlik, kusma, göz ve burunun sulanması, nefes almada güçlük yer alır. Anne sütüyle beslenen bebeklerde emziren annenin alerjik bir gıda yemesi sonucunda da bebekte alerji görülebilmektedir. Bebeklerde ilk 12 ayda egzama ve astım belirtileri görülüyorsa ileride gıda alerjisi olma ihtimali de oldukça yüksektir. Gıda alerjisini önlemek için alerji yapan besinin tüketilmemesi gereklidir. Hangi gıdanın alerji yaptığını öğrenmek için hastanelerde gıda alerjisi testi yapılabilmektedir.
]]>
Alerji Nasıl Geçer https://www.alerjik.gen.tr/alerji-nasil-gecer.html Sat, 17 Nov 2018 00:17:47 +0000 Alerjiyi nasıl geçer, Alerji, bireylerin yediği yiyeceklerden, hava şartlarından ve ya havadaki toz ve polenlerden meydana gelmektedir. Özellikle bahar aylarında bitkilerden dağılan çiçek polenleri kişilerin alerjik durumların Alerjiyi nasıl geçer, Alerji, bireylerin yediği yiyeceklerden, hava şartlarından ve ya havadaki toz ve polenlerden meydana gelmektedir. Özellikle bahar aylarında bitkilerden dağılan çiçek polenleri kişilerin alerjik durumlarını ortaya çıkarmaktadır.

İnsan vücudu dönem dönem bazı maddelere karşı daha duyarlı olabilmektedir. Yaz aylarında sıcaklıktan ve nem dolayısıyla, bahar mevsimlerinde polenlerden ve benzeri bitkisel tozlardan, stres ve yorgunluk ya da bazı besinlere karşı hassasiyetin olmasından kaynaklanmaktadır.Alerjik durumlar herkeste aynı şekilde ortaya çıkmadığı gibi alerjik reaksiyonun nedenine göre de belirtileri değişebilmektedir. Genellikle kusma, baş ağrısı, mide bulantısı, kaşıntı ve kızarıklıklar şeklinde belirmektedir.  Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda ise, alerjik reaksiyonu meydana getiren sebebin tespit edilmesi son derece önemlidir. Rutin tüketilen besinlerin dışında yediğiniz her hangi bir gıda tükettiyseniz muhtemel sebep bu olabilir. Bunun yanı sıra çok hijyenik olmayan bir ortamda bulunmanız, her hangi bir üzüntü yaşamış olmanız da göz önüne alınmalıdır. Elinizden geldiğince stresten, gürültüden, uykusuzluğa neden olan durumlardan uzaklaşmalısınız. Buz kompleksleri uygulayarak da alerjik bölgenin rahatlatılması sağlanabilir. Ayrıca patates unu, zencefil, saf bal ve elma sirkesi alerjinin geçirilmesi için tüketilecek besinler arasındadır. 

Kendi yöntemlerinizle geçmeyen ya da ciddi boyutlarda rahatsızlık veren alerjik bir sorununuz varsa, bir cildiyeye başvurmanız sizin yararınıza olacaktır. Her hangi bir iç hastalık, alerjik bir reaksiyonla dışa vurmuş olabilir. Bu nedenle de erken teşhis konulması ve rahatsızlığın ilerlememesi nedeniyle gerekli tahlillerinizi yaptırmalısınız. 
]]>
Bebeklerde Alerji Kaç Günde Geçer https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-alerji-kac-gunde-gecer.html Sat, 17 Nov 2018 06:09:03 +0000 Bebeklerde alerji kaç günde geçer, alerji nedenleri arasında toz, polen, bitkiler, hayvan tüyü, aşı, serum, sıcak ve soğuk hava, güneş ışığı, dondorulmuş ve işlenmiş gıdalar yer alır. Alerji özellikle bağış Bebeklerde alerji kaç günde geçer, alerji nedenleri arasında toz, polen, bitkiler, hayvan tüyü, aşı, serum, sıcak ve soğuk hava, güneş ışığı, dondorulmuş ve işlenmiş gıdalar yer alır. Alerji özellikle bağışıklığı zayıf olan bebeklerde verilen ek besinlerin alerjik reaksiyon göstermesi sonucunda ortaya çıkar. Bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyon göstermesi sonucunda ortaya çıkan gıda alerjisi bebeklerde ilk 6-12 ay arasında daha fazla görülmektedir. Yetişkinler kadar dayanıklı bir sisndirim ve boşaltım sistemine sahip olmayan bebeklere ek besin verilirken çok dikkatli olunması gereklidir. Hayatlarının henüz çok başında olan bebeklere hangi gıdanın alerjiye neden olup olmadığını öğrenmek için besinleri tek tek vermek gereklidir. Anne babalar tarafından bilinçsizce verilen ek gıdalar bebekte çeşitli sağlık sorununa yol açıyor.

Bebeklere ilk 6 ay boyunca anne sütünden başka bir gıda verilmemesi gereklidir. 6 ay sonunda ise bebeklere besinler yavaş yavaş verilerek alıştırılmaya çalışmalıdır. Hangi besinin alerjik tepkiye neden olduğunu gözlemleyerek bulabileceğiniz gibi hastanelerde kolay birşekilde alerji testleri de yapılarak öğrenebilirsiniz. Bebeklerde alerji yapan besinlerin başında inek sütü ve buğday unu gelmektedir. Ayrıca kakao, çilek, yumurta akı, çikolata, kuruyemiş, bal ve balık da bebeklerde alerji yapmaktadır. Çocuğunuzu gıda alerjisinden korumanın en başıca yolu hangi besinin alerjiye neden olduğunu tespit ederek bu besinleri çocuğa vermemektir. Bu besinler taşıdıkları bakteriler nedeniyle bağışıklığı zayıf olan bebeklerde alerji yapmaktadır. Ayrıca bu besinler ileriki yaşlarda mineral eksiliği, tuzdan kaynaklı sorunlar, damar ve böbrek hastalıklarına da yol açmaktadır. Bir yaşından önce bebeklere tuzlu besinler verilmemesi gereklidir. Vücuttan atılmayan tuz nedeniyle kalp ve damar hastalıklarına da neden olmaktadır. Dondurulmuş ve işlenmiş gıdaların vitamin değerleri daha azdır. Taze meyve ve sebzeler kadar vitaminli olmayan bu besinlerden bebeklerinizi uzak tutmalısınız. Gıda alerjisi her 20 bebekten birinde görülmektedir. 6-12 ay içinde görülen gıda alerjisi ciltte kuruluk ve döküntü gibi sorunlara neden olur. Bebeklerde gıda alerjisinin belirtileri arasında ağız etrafında kızarma, kabarma, ağızda yanma, kusma, gözlerde şişlik, burun akıntısı  yer alır. Bebeklere yer fıstığı, fındık, fıstık gibi kuruyemişlerin yanı sıra balık ve yumurta akı verilmesi de alerjiye neden olmaktadır. Emziren annelerin bu alerji yapan gıdaları tüketmesi halinde süt yoluyla bebeğe de geçtiğinden bebekte alerji görülebilmektedir.
Bebeklerde Alerji Kaç Günde Geçer
Bebeklik döneminde görülen bu gıda alerjisi verilen besinin kesilmesi halinde alerji durumuda sona erecektir. Bebeklere ek gıda verirken tüm gıdaları aynı anda vermek hengi besinin alerjiye neden olduğunu bulmanızı zorlaştırır. Bu nedenle besinleri sırayla verebilirsiniz. Böylece hangi besinin alerjiye neden olduğunu bulabilir bu besini çocuğunuza vermediğiniz anda alerji durumuda görülmeyecektir. Bebeklerde ilk bir yaşından önce egzama ve astım gibi hastalıkların görülmesi bu bebeklerde gıda alerjisinin de olduğunu gösterir. Bebeğinizin hangi besine karşı alerjisi olduğunu hastanede alerji testi yaptırarak öğrenebilirsiniz.
]]>
Köpek Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/kopek-alerjisi.html Sun, 18 Nov 2018 05:40:15 +0000 Köpek alerjisi, insanlarda köpeklerin tüylü olması alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kılların dışında, köpeğin salgıladığı tükürük ve yağsı yapı, idrarındaki alerjenlerde buna sebep olabilir. Bunlar hava Köpek alerjisi, insanlarda köpeklerin tüylü olması alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kılların dışında, köpeğin salgıladığı tükürük ve yağsı yapı, idrarındaki alerjenlerde buna sebep olabilir. Bunlar havaya karışarak, solunumla birlikte teneffüs edilir. Bu durumda alerjik tepkiler verilebilir. Köpeklerden saçılan tozların içeriğinde 10-20 türde alerjik etken bulunur.

Köpek alerjisi kimlerde görülür

Kişideki genetik etkenler köpek alerjisine yatkınlığını belirleyen unsurlar arasındadır. Ailede alerjiye yatkınlık olması halinde, kişinin köpek alerjisi ortaya çıkabilir. Anne ve babada kedi alerjisi olursa, çocuklarda da kedi, köpek alerjisi olabilir. Anne ve babanın her ikisinin de alerjik yapıda olması demek çocuğun % 80 oranında alerjik yapıya sahip olması demektir. Bu sorun küçük yaştaki çocuklarda daha fazla görülür. Yaşı 12-14 olan çocuklarda bundan sonra köpek alerjisi görülme riski daha az olur. Yetişkinlerinde köpek alerjisi bulunabilir. Herkesin hayvan alerjisi farklı hayvanlara karşı ortaya çıkabilir. Köpekle yakın temasta olunduğunda, alerjik sorunlar görülüyorsa kişinin köpekten uzak kalması gerekir. Ancak yeni yapılan araştırmalarda, kişinin erken dönemde yani küçük yaşlarında alerjenlerle temas etmesi halinde, daha sonradan alerjiye yakalanma riskini biraz azalttığı belirlenmiştir. Bu konuda yapılan değerlendirmelere halen devam etmektedir.

Köpekler tüylü olmaları nispetinde alerjen etkiye neden olurlar. Fakat köpeklerin küçük ya da büyük olması, fazla tüylü ya da az tüylü olması alerjinin oluşmasına engel olmaz. Belli oranda alerjik etkiler gösterebilir. Çünkü köpek ırklarının hepsi alerjik etkiye sahiptir.

Köpek Alerjisi

Köpek alerjisi nasıl teşhis edilir

Kişideki bu sorun kan tahlilleri yapılarak, ciltte iğne testi sayesinde teşhis edilebilir. Bu testler sadece köpek alerjisinde değil, tüm hayvanlara olan alerjiyi tespit edebilir. Ancak çocuklarda belli hayvanlara karşı alerjinin belirlenmesi daha önceden tahmin edilerek, testlerle belirlenemez. Yapılan iğne testi negatif bile çıksa, ilerdeki alerjik tepkilerin tahmininde kullanılamaz.

Köpek alerjisinde hangi belirtiler olur, tedavi nasıl uygulanır

Öncelikle alerjide burunda akma, tıkanıklık, gözlerde sulanma ve kaşınma, astım en fazla görülen belirtiler arasındadır. Bazı kişilerde ise kurdeşen ve egzama ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin olması halinde, alerjiye neden olan köpeğin uzaklaştırılması gerekir. Cilt altına yapılan aşılama, alerji aşısı denilen bağışıklık terapisi, köpek alerjisinde en etkin tedavi şeklidir. Bunun dışında kortizonlu burun spreyleri, göz damlası antihistamin ilaçlarda belirtilerin etkilerini azaltmaktadır. En önemlisi köpeklerden uzak kalınmalıdır. Bu diğer alerjilerde de alerjenlerden uzak kalınması şeklinde uygulanır. Bunları uygularken evin temizliğine de önem verilmelidir. Çünkü evde köpekten kalan tüy kalıntılarının mutlaka temizlenmesi gerekir. Geniş çaplı bir temizlik yapılması uygun olacaktır. Dış ortamda da köpeklerden uzak kalınması gerekir.

]]>
Alerji İçin Hangi Doktora Gidilir https://www.alerjik.gen.tr/alerji-icin-hangi-doktora-gidilir.html Sun, 18 Nov 2018 22:21:13 +0000 Alerji İçin Hangi Doktora Gidilir, Alerji öncelikle vücudun bazı gıdalardan ya da besinlerden zarar görmesi sonucu meydana çıkan bir durumdur. Alerjiyle sorunuyla karşılaşan çoğu kişi randevu alması gereken bölüm Alerji İçin Hangi Doktora Gidilir, Alerji öncelikle vücudun bazı gıdalardan ya da besinlerden zarar görmesi sonucu meydana çıkan bir durumdur. Alerjiyle sorunuyla karşılaşan çoğu kişi randevu alması gereken bölüm konusunda tereddüde düşmektedir. Bu nedenle alerjik reaksiyonu meydana getiren asıl unsurun bulunması için alerji rahatsızlığı olan kişinin bir dahiliye uzmanına görünmesi gerekmektedir. Bu bireylerin hem alerjinin nedenini öğrenebilmesi hem de kesin sonucun alınabilmesi için önemlidir. Pek çok etkenin alerjiye neden olduğu bilinmeli, en doğru kararın verilerek bir an evvel sağlığınıza kavuşulması için iç hastalıkları uzmanına şikayetinizi belirtmeniz gerekmektedir. 
Alerji İçin Hangi Doktora Gidilir
Dahiliye uzmanının sizden talep edeceği tahliller sonucu tüketilmesi ya da tüketilmemesi gereken besinleri öğrenmek, bir daha bu sorunu yaşamamanız için de önemlidir. Sadece besinlerle sınırlı olmayan alerji sorunu bir başka rahatsızlığın da haberci olabilir. Bu nedenle erken teşhis konulması, sağlık problemlerinin bir an evvel çözüme kavuşturulmasında oldukça önemlidir. 
]]>
Kedi Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/kedi-alerjisi.html Mon, 19 Nov 2018 03:47:54 +0000 Kedi Alerjisi, Hayvan tüyü alerjisi en çok kedi ve köpeklerden kaynaklanmaktadır. Bu hayvanlar genellikle evcil ve ev içerisinde beslenen hayvanlardır. Bu nedenle insanlardan görülen alerjiler en fazla bu hayvanlardan kaynaklanm Kedi Alerjisi, Hayvan tüyü alerjisi en çok kedi ve köpeklerden kaynaklanmaktadır. Bu hayvanlar genellikle evcil ve ev içerisinde beslenen hayvanlardır. Bu nedenle insanlardan görülen alerjiler en fazla bu hayvanlardan kaynaklanmaktadır.  Kedi alerjisi birçok tür ile karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle alerjilerin türü öğrenilmeden herhangi bir tedaviye başvurulmaması sizler için çok daha iyi olacaktır. Dünyada oldukça sevilen kediler genellikle ev içerisinde sevenler tarafından beslenmektedir. Bu durumda en çok hastalık bu hayvanlardan insanların vücuduna girmektedir. Kedi alerjisi genellikle kişinin bu hayvanlara yaklaşması ya da dokunması ile kişide başlamaktadır. Genellikle ilk başta kaşıntı ile başlayan bu sorun bir süre sonra ciltte lekelenmelere neden olmaktadır.  Kişi bu durumda en yakın sağlık kuruluşuna gidip şikayetlerini doktora anlatmalıdır. Bu durum genellikle ilaç yardımı ile durdurulmaktadır.

Kedi alerjisi olan kişiler bu durumun tanısını kan testi yaparak ya  da deri testi yaparak anlayabilirler. Bu testler yapılmadan bu durum kesinlikle söylenemez. Kedilerin tüyleri bazı hassas deriye sahip olan insanlara bazı yan etkilere neden olmaktadır. Kaşıntı, kızarıklık, farklı leke ve yaralar gibi durumlar genellikle kedi alerjisi görülen kişilerde kediler ile temas sonrasında meydana gelen tehlikelerdendir. Tüm bu durumların yanında öksürük, hapşırık, burun akıntısı, göz yaşarması gibi durumlarda bazı alerji türleri ile kişilerde belirebilen durumlardandır. Bazen alerji sorunu çok artmış kişilerde bu sorun oldukça artarak nefes darlığı problemlerine bile neden olabilmektedir. Bu gibi durumlar insanları son derece rahatsız eden ve büyük sorunları meydana getiren durumlardandır.  Bu alerjilere önlem alınmadığı zaman kişilerde birçok problem meydana gelebilmektedir. Bu problemler yaşanmadan önce kesinlikle bazı önlemleri almanız gerekmektedir. Özellikle bu tür alerji belirtilerinde zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmanız olası tehlikeleri ortadan kaldıracak ya da azaltacaktır. Çocuklarda çok daha fazla alerjiye sebep olan bu durumlar kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır. Aksi halde alerji durumu kişide çok büyük problemlere neden olacaktır.

Kedi Alerjisi
Kedi Alerjisinden nasıl korunabilirsiniz

Kedi alerjisi şüphesi olan bir kişi evinde beslediği kediyi kesinlikle evin mutfak bölümüne ve yatak odası bölümüne girmesine izin vermemelidir. Aksi halde bu kedinin yattığı ve gezindiği yerlerden vücudunuza alerjiye sebep olan faktörler geçebilmektedir.  Kedilerde uygulanan bazı hormonal değişikliklerle  alerjiye neden olan maddelerin kedi tarafından üretilmesi azaltılmaktadır.  Bunun yanında kedinin gezindiği bölgelerin sık sık ve bolca temizlenmesi alerjen maddelerin azalmasında etkili olacaktır. Bunun yanında kedinizi küçüklükten başlayarak banyo alışkanlığı kazandırmalısınız. Böylece alerji sorununu çok daha azaltabilirsiniz. Bunların yanında gerekirse evcil hayvanınızdan bile uzak durmanız gerekebilir. Çünkü alerji hastalığı önlem alınmazsa çok büyük tehlikeler meydana getirebilen bir durumdur. Birçok insan bu alerjilerden uzak durmak için zorda olsa en sevdikleri hayvandan vazgeçmek zorundadırlar.
]]>
Alerji Testi https://www.alerjik.gen.tr/alerji-testi.html Tue, 20 Nov 2018 01:39:42 +0000 Alerji testi, vücudumuzun hangi besinlere karşı alerjik reaksiyon gösterme hassasiyetine sahip olduğunu öğrenmek için yapılan bir uygulamadır. Alerjik bir besin tüketildiğinde vücutta kaşınma, kızarıklık, ciltte kabarma, cilt Alerji testi, vücudumuzun hangi besinlere karşı alerjik reaksiyon gösterme hassasiyetine sahip olduğunu öğrenmek için yapılan bir uygulamadır. Alerjik bir besin tüketildiğinde vücutta kaşınma, kızarıklık, ciltte kabarma, cilt lekeleri ve halsizlik görülmektedir. Vücudumuzun neye alerjisini olduğunu öğrenmek için epidermal alerji testleri yapılmaktadır. Ağrısız ve sancısız bir şekilde uygulanan bu test yapılmadan bir süre önce doktor sizin bazı ilaçları kullanmamanızı ister. Bir hafta boyunca ilac kullanmayan kişiye test yapılır. Alerjen maddelerin deri üzerine sürüleceği yerleri belirmek için kalemle işaretlenir.  Alerjen madde damlatıldıktan sonra 15 dakika beklenir. Bu süre içinde kişinin hangi maddeye karşı alerjisi varsa o bölgede kabarcıklar oluşur.

Özellikle vücut bakımından yetişkinlere göre daha hassas olan bebeklerde bu uygulama çok kolay bir şekilde yapılmaktadır. Hiçbir ağrı ve acı hissedilmez. Yaklaşık 15 dakika süren bu testi yaptırmadan önce antihistamik ilaçların kullanılmaması gereklidir. Besin alerji testleri bebeklerde 2-3 aylıkken yapılabilirken ciltten yapılan astım ve alerjik nezle nedeniyle yapılan testler ise 1-2 yaşından itibaren yapılmaktadır. Hem kandan hem de ciltten yapılan alerji testleri sonucunda vücudunuzun nelere alerjisi olduğu tespit edilir. Deriden yapıaln test kandan yapılana göre daha ayrıntılı sonuç vermektedir. Çocuklara bu testi çocuk alerjisi uzmanları tarafından yapılması tavsiye edilir. Deneyim gerektiren bu çocuklara yapılan test yetişkinlerden daha farklıdır. Çocuğun hayatı için oldukça önemli olan bu testin doğru bir şekilde yapılıp teşhisin ve tedavinin doğru bir şekilde yapılması oldukça önemlidir. Antihistemik denilen alerji ilaçlarının kullanımının bırakılamadı ciddi alerjik durumların olması halinde bu test ciltten değil kan yoluyla yapılmaktadır. Alerji testi tehlikesi az olan bir uygulamadır. Önemli olan deneyimli alanında uzman kişiler tarafından yapılmış olmasıdır. Alerji uzmanları tarafından yapılması halinde yüz bin çocuktan ikisinde riskli durum görülmektedir. Oysa deneyimsiz kişiler tarafından yapılan alerji testleri bin çocuktan beşinde ciddi reaksiyonlar görülmektedir. Ölümle bile sonuçlanabilen bu testi mutlaka uzman kişiler tarafından yapılmasına dikkat etmelisiniz.
Alerji Testi
Alerjik hastalığın tanısını koymak ve doğru tedavinin yapılmasını sağlamak amacıyla yapılan alerji testleri sonucunda hangi alerjenlerden korunmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Tedavide aşının kullanılıp kullanılmaması gerektiğine, aşıda hangi alerjenden ne kadar doz kullanılması gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla bu test yapılır. Alerji belirtileri olan tüm kişilere bu test yapılmaktadır. 2 aylıktan itibaren yapılan bu test egzama, astım, alerjik nezle, ilaç ve arı alerjisi, besin ve lateks alerjisi olan çocuk ve yetişkinlere rahatlıkla uygulanabilmektedir. İlaç alerji testi yapılmadan önce test edilecek ilaçların konantrasyonu ölçülür. 2-3 saat süren bu ilaç alerji testi sonucunda kişinin hangi ilaçlara alerjisi olduğu tespit edilir. Besin alerji testi ise kan ve cilt yoluyla yapılmaktadır. Ayrıca yama testi yapılmaktadır. Kesin sonuç için kan ve cilt testi birarada uygulanmalıdır. Cilt reaksiyonların teşhisinde kullanaılan yöntemlerden biri de yama tastidir. Sırt bölgesine uygulanan bu testte 48 saat sırtta kalan alerjenler 72. saat sonunda değerlendirilerek teşhis konulur. Acı ve ağrı yapmayan bu testin mutlaka uzman kişiler tarafından yapılması gereklidir.
]]>
Laktoz Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/laktoz-alerjisi.html Wed, 21 Nov 2018 01:19:40 +0000 Laktoz alerjisi, aynı zamanda laktoz hassasiyeti, laktoz intoleransı olarak ta bilinen bir sorundur. Laktoz sütte olan disakkarid yapısındaki şekerdir. Bunlar iki şekerin bir araya gelmesiyle oluşur. Galaktoz ve glikozun b Laktoz alerjisi, aynı zamanda laktoz hassasiyeti, laktoz intoleransı olarak ta bilinen bir sorundur. Laktoz sütte olan disakkarid yapısındaki şekerdir. Bunlar iki şekerin bir araya gelmesiyle oluşur. Galaktoz ve glikozun birlikteliği süt şekeri denilen laktozu oluşturmaktadır. Sütte olan laktoz sindirim sistemine girince bağırsak yüzeyinde olan ve laktaz denilen bir enzim sayesinde parçalanır, glikoz ve galaktoza ayrışır. Laktaz enzimi eksikliği olduğunda ya da işlevini görmediğinde laktoz intoleransı yani laktoz alerjisi oluşur. Bu süt ya da süt ile yapılmış olan besinlerin sindirilemediğini ya da sindirimde güçlük çekildiğini anlatır. Kişiler süt ve sütle yapılan besinleri tükettiğinde aşırı gaz çıkarma, şişkinlik, ishal gibi etkileri yaşarlar.Laktoz alerjisi toplumda oldukça sık görülen bir sindirim problemidir.

Laktoz alerjisi nedenleri

Sütle alınan laktozun bağırsaklarda emilmesi için laktaz enzimiyle parçalanması gerekir. Bağırsak yüzeyinde bulunan laktaz yeterli miktara üretilmediğinde, laktoz intoleransı yaşanır. Doğumda en yüksek düzeyde olan laktaz, 2 yaşın geçince azalır. Bu nedenle laktoz alerjisi zamanla ortaya çıkar. Nadiren genetik olarak konjenital laktaz eksikliği de görülür.

Laktoz Alerjisi

Laktoz alerjisi belirtileri

Kişilerde görülen belirtiler tüketilen süt miktarına, türüne göre değişir. Ortaya çıkan klinik bulgular herkeste farklı şiddette etkili olabilir. Bağırsak laktaz aktivitesi düşük olan bir kişi, 1 bardak sütü rahatsız olmadan içebilir. Yoğurt, sert peynir gibi fermente edilen süt ürünlerini tüketebilir. Bağırsaktaki laktaz aktivitesi bulunmuyorsa ya da düşükse laktoz sindirilmediğinden bağırsak içeriğindeki dengeyi bozarak, bağırsakta sıvı ve elektrolit birikimine sebep olur. Genişlemiş bağırsakta hareketlenme olur ve ishal meydana gelir. Laktoz kalın bağırsağa ulaşarak, bakteriler tarafından fermantasyona uğrayarak, hidrojen gazının çıkmasına neden olur. Fazla hidrojen ishali arttırır, gaz, şişkinlik gibi sindirimle ilgili yakınmalar oluşur. 

Süt ürünlerinin ya da sütün kendisinin tüketilmesinden sonra karında şişlik, ishal, kramp, mide bulantısı belirtileri olur. Bu yakınmalar yiyeceklerin tüketilmesinden yarım saat sonra ya da 2 saat içinde ortaya çıkabilir. Ayrıca beslenme bozukluğu ile kilo kaybı olabilir. Laktaz eksikliği olan kişilerin hepsinde laktoz alerjisi belirtileri olmayabilir. Bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir. Laktoz alerjisi kişilerin yaşam kalitesini bozsa da, hayati bir soruna neden olmaz.

Laktoz alerjisi tanısı ve tedavisi

Laktoz alerjisi klinik bulguların izlenmesiyle belirlenir. Evde birkaç gün laktoz içeren besinlerden uzak kalınarak, üzerine 2 bardak süt içildiğinde ortaya çıkan yakınmalara göre laktoz intoleransı tespiti yapılır. Kesin tanı için laboratuvar tetkikleri yapılabilir. Bunun için soluk testi, laktoz tolerans testi, biyopsi uygulanabilir. Tedavide süt ve süt ürünlerinin tüketimi azaltılırsa yararlı etkiler yapar. Süt içilemediğinden diyete kalsiyum eklenmesi gerekir. Ayrıca süte ilave edilen laktaz damlaları, tabletleri de kullanılabilir. Ancak laktoz süt ürünleri dışında başka besinlerde de bulunur. Bu nedenle laktoz alerjisi olanlar daha dikkatli olmalıdır. Özellikle salata sosları, ekmek, hazır çorbalar, bisküvi gibi yiyeceklerin içeriğine bakılmalıdır.

]]>
Kronik Alerji https://www.alerjik.gen.tr/kronik-alerji.html Wed, 21 Nov 2018 15:28:04 +0000 Kronik Alerji, Dünyada birçok alerji çeşidi bulunmaktadır. Bu alerjilerin farklı farklı birçok nedeni vardır. Alerji türlerinin fazla olması bu tür durumların birçok kişide görüldüğünün kanıtı olmaktadır.  Alerj Kronik Alerji, Dünyada birçok alerji çeşidi bulunmaktadır. Bu alerjilerin farklı farklı birçok nedeni vardır. Alerji türlerinin fazla olması bu tür durumların birçok kişide görüldüğünün kanıtı olmaktadır.  Alerjik hastalıklar dünyada insanların yüzde 20'sinde etkisini göstermektedir. Buna rağmen tıbbi olarak alerjik sorunlara sadece yavaşlatıcı ve azaltıcı çözümler bulunmuştur. Yani tam olarak tedavisi bulunamayan alerjiler bu nedenden dolayı kronik alerji haline gelmeye başlamaktadır. Kronik alerji, insanlarda görülen alerji türünün müdahale edilmediği için birçok probleme yol açarak bu alerjilerin kalıcı hale gelmesi ile oluşan ve kişilerde büyük sorunlara yol açarak sosyal hayatın ve yaşam kalitesinin en alt seviyelere düşmesine neden olan bir hastalıktır. Kronik alerjiler, kronik hastalıklar grubunda en üst sıralarda yer almaktadır. Bu da demek oluyor ki kişilerde görülen alerjilerin bir çoğu kronik hale gelmiştir. Alerjiler kronik hale gelmeden önce ilaç tedavileri ile bu durum kontrol altına alınabilmektedir. Fakat bu durum kronik bir hal aldığında başa çıkılamaz sorunların meydana gelmesine ve ilaç tedavilerinin bile tesir etmemesine neden olmaktadır.

Kronik alerji hastalığı genellikle çocukluk döneminden sonra meydana gelen ve genel nedeni önemsiz olarak görülerek herhangi bir müdahalede bulunulmayan hastalıklardır. Bu hastalıklara örnek olarak astım hastalığı verilebilir. Kronik alerji durumlarında ilaç tedavileri kişilerde çok fazla etki etmediği için daha gelişmiş bir tıp olarak kabul edilen alerji aşısı tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviyle kişiler kronik alerji durumundan birkaç seansta kurtulabilirler. Kronik alerji çoğu zaman saman nezlesi, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, bahar nezlesi gibi durumların kontrol altına alınmaması ile ortaya çıkan  ve oldukça fazla oranda artış gösteren durumlar ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Genellikle 20'li yaşlardan sonra ortaya çıkması çocuklarınızın bu hastalıktan uzak olduğunun göstergesidir. Fakat çocuklarda görülen herhangi bir alerji müdahale edilmediğinde bu çocuğun ileri yaşlarında bu tür sorunlarla karşılaşma olasılığı oldukça yüksektir. Bu nedenle çocuklarınızın bu tür sorunlarını zaman kaybetmeden bir doktora giderek kontrol altına alın.
Kronik Alerji
Kronik alerji en çok bağışıklık sistemi çok düşük kişilerde meydana gelen bir durumdur. Bu durumda kişiler bağışıklık sistemini güçlendirici vücut direncini arttırıcı yiyecek ve içecekler tüketerek bu durumu çok daha kolay bir şekilde atlatabilir. Kronik alerji tedavileri kişide görülen alerjinin türüne bakılarak değişiklikler göstermektedir. İlk zamanlar kontrol altına alınmayan alerji sorunları kronik alerji sorunu meydana gelerek kişinin yaşam kalitesini direk olarak etkiler. Bu durumun önüne erken tedavilerle rahat bir şekilde geçebilirsiniz. Tek yapmanız gereken bu durumu fark eder etmez hemen doktorunuzla görüşmektir. Bu gibi sağlık sorunları zamanla kişide çok büyük problemler yol açarak zor anlar yaşatır.
]]>
Güneş Alerjisi Nasıl Geçer https://www.alerjik.gen.tr/gunes-alerjisi-nasil-gecer.html Thu, 22 Nov 2018 11:15:29 +0000 Güneş Alerjisi, Yaz aylarının gelmesi ile güneşe duyulan ihtiyaç ve gereksinimler de artmaktadır. Bu sebeple çeşitli tatil beldeleri ile giderilebilen ihtiyaçlar, günlük sokağa çıkma ile de giderilebilmektedir. Kış ayları Güneş Alerjisi, Yaz aylarının gelmesi ile güneşe duyulan ihtiyaç ve gereksinimler de artmaktadır. Bu sebeple çeşitli tatil beldeleri ile giderilebilen ihtiyaçlar, günlük sokağa çıkma ile de giderilebilmektedir. Kış aylarında soğuğa alışan ve güneş ışınlarını alamayan vücudumuz, yaz ayına girdiğimizde güneşe karşı henüz doğal önemini alamamış olmaktadır. Bu sebeple güneş ışınlarına maruz kalan cildimiz zarar görmektedir. Bu ise cildimizde bazı alerjilerin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Yüzümüz, kollar, bacaklar, ense el ve kulaklarımız her zaman güneşten ilk etkilenen bölgelerimiz olmakla beraber vücudumuzdaki alerjiler şişme, kızarıklık, kaşıntı, leke, kabarmalar ve derinin su toplaması gibi olabilmektedir. Oluşan kabuklar genellikle göğsümüzün üst kısmı ile sırtımızda belirtilerini göstermektedir. Alerji vücutta bir kere tekrarlandıysa, bunun her sene aynı şekilde tekrarlanma olasılığı çok yüksektir. Vücut artık hassaslaşmış olmakla beraber kendini doğal yollarla korumakta zorlanmaktadır. Bu alerjiler erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülür. Kadınlarda daha sık görülmesinde derinin inceliği ve hassaslığı en belirgin özelliklerden biridir. Güneş alerjisi ve güneş yanığı bir çok kişi tarafından karıştırılmaktadır.

Peki iki durum arasındaki fark nedir ve nasıl anlaşılır Güneş yanığında daha çok acı ve yanmalar hissedilirken, güneş alerjisinde genelde şişmeler meydana gelmektedir. Güneş yanığının iyileşmesi için uzun bir süre gerekliyken, güneş alerjisi için ise güneşten ayrıldıktan hemen hemen 24 saat yeterli bir süredir ve bu yirmi dört saatlik zaman dilimi sonrasında yok olmaktadır alerjiler. 

Güneş Alerjisi Nasıl Geçer
Güneş Alerjisi Nasıl Geçer

Güneş alerjilerini kendi vücudumuzdan uzak tutabilmemiz için ilk yapmamız gerekenler arasında güneşe az  çıkmaya özen göstermemiz bulunmaktadır. Zaman içerisinde vücudumuz güneşe karşı direnç gösterdikçe, güneşlenme süremizi de uzatmaya başlayabiliriz. Ancak vücudumuzun buna hazır olması gerekmektedir. Güneş alerjilerine yakalanmamak için yapmamız gereken bir diğer önemli faktör ise güneş kremlerine olan ihtiyacımızı karşılayabilmemiz. Güneş kremleri vücudun zararlı ışınlarından bizleri koruyarak alerji riskimizi de azaltmaktadır. En pratik ve kullanımı en rahat olan titanyum içeren kremler her zaman için diğer kremlere oranla güneş ışınlarına karşı tam koruma sağlayacağı için alerji de en tercih edilenler arasındadır. Bu iki önemli yardımcı dışında ve eğer bu yöntemlerin herhangi bir yararı olmadıysa yapmamiz gereken en doğru tercih bir hekim yardımına başvurmaktır. Her zaman en doğruyu bulamadığımız gibi cildimiz için iyi gelebilecek kremlerde de sıkıntılar yaşayabiliriz. Hekim kontrolünde alınan ilaçların genellikle alerji reaksiyonunun başlamasına neden olan hormonları yok edeceğini unutmamalıyız. Bu nedenle hekim gözetimindeki ilaçların olumlu ve büyük etkisini gözardı etmemekte fayda var. Eğer vücutta ciddi derecede döküntüler varsa bir şeyler yapmaya çalışmadan direk gidilmesi gereken yerin hekim olduğunu unutmamalıyız. Hekimin vereceği steroid ilaçları kullanmak bu durumlarda şarttır. Hekim gözetimindeki ilaçlar sayesinde vücudumuz zaman ile güneş ışığına alışacaktır.
]]>
Penisilin Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/penisilin-alerjisi.html Fri, 23 Nov 2018 07:10:24 +0000 Penisilin alerjisi, penisilin ve buna benzer içeriğe sahip olan antibiyotiklere karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği aşırı tepkidir. Bu sorunda ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar ciltte döküntü olabileceği gib Penisilin alerjisi, penisilin ve buna benzer içeriğe sahip olan antibiyotiklere karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği aşırı tepkidir. Bu sorunda ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar ciltte döküntü olabileceği gibi, bazen anafilaksi gibi ciddi derecede etkilerde olabilir. Penisilin grubu ilaçlar boğaz ağrısı tarzında bakteri kökenli enfeksiyonlarda reçete edilmektedir. Bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlar olurken, bazı kişilerde yan etkiye neden olmaz. Penisilin alerjisinden korunmak için penisilin grubu antibiyotikler kullanılmamalıdır.

Penisilin alerjisi belirtileri nelerdir

İnsanların çoğunda penisilin belirtileri gibi semptomlar görülse de, hepsi gerçek penisilin alerjisi değildir. Bunlar penisilinle ilgili cilt reaksiyonlarıdır. Fakat her reaksiyon alerji değildir. Belirtiler arasında;

  • Ciltte kaşıntı
  • Kurdeşen
  • Hırıltılı solunum
  • Deri döküntüsü
  • Dudaklarda, dilde, yüzde şişkinlik olması (anjioödem)

Anafilaktik reaksiyonlar: Bu penisiline karşı gösterilen oldukça ciddi, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyon olan anafilaktik şoktur. Hassas yapıdaki kişilerin penisilinde maruz kalmasıyla birlikte gelişir. Belirtileri arasında;

  • Hırıltılı solunum ve nefes darlığı
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Boğazda ve dilde şişme
  • Baş dönmesi, bilinç kaybı
  • Nabzın hızlanması ya da düşmesi

Bu belirtilerin birinin bile olması halinde hemen acilen doktora gidilmeli, gerekirse 112 aranmalıdır. Diğer hafif reaksiyonlar için yine doktora görünmek gerekir. Alerjik reaksiyonlar olduğunda doktora gidilirse, teşhis koymak daha kolaydır.

Penisilin Alerjisi

Penisilin alerjisi nedenleri nelerdir

Alerjik reaksiyonun gelişmesi bağışıklık sisteminin vücuda giren penisilini yanlış ve hatalı olarak algılamasından kaynaklanır. Bu nedenle lgE antikorları üretilir. Kan dolaşımına giren kimyasallar alerjik etkilere neden olur. Bu etkilerin bazı insanlarda gelişmesi diğerlerinde gelişmemesinin nedeni hala bilinememektedir. Penisilin beta laktam antibiyotik grubunda bir ilaçtır ve bakteriyel enfeksiyon tedavisinde kullanılır. Hem etkili, hem de uygun fiyatlıdır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında, kulak ve cilt enfeksiyonlarında etkili olurlar. Ağızda ya da enjeksiyon ile vücuda verilen ilaç, bakterilerin üremesine engel olur. Çok sayıda türü olmasına rağmen, her birinin etki alanı farklıdır. Amoksisilin, oksasilin, ampisilin, dicloxacillin gibi penisilin ilaçları vardır. Bunlardan birine alerjisi olanların diğer penisilin ilaçlara da alerjisi olur. Özellikle 20-49 yaş aralığında olan, sıkça penisilin kullana, kistik fibröz hastaları, AIDS hastaları, önceden penisilin alerjisi geçirenlerde penisilin alerjisi daha fazla görülür.

Penisilin alerjisi tedavisi nasıl olur

Penisilin alerjisini belirlemek için test yapılabilir. Özellikle tedavide penisilin kullanılması gerektiğinde, önceden penisilin alerjisi geçirenlerde bu testin yapılması gerekir. Penisilin alerjisi yaşanıyorsa, ilaç kullanımı bırakılmalı ve doktora danışılmalıdır. Ortaya çıkan belirtilere göre bir tedavi uygulanır. Anafilaksi denen ciddi durumun gelişmesi halinde acilen epinefrin yapılması gerekir. Gecikilmeden acile gidilmelidir.

]]>
Bebeklerde Sıcak Alerjisi https://www.alerjik.gen.tr/bebeklerde-sicak-alerjisi.html Fri, 23 Nov 2018 13:52:39 +0000 Bebeklerde sıcak alerjisi, Anne babalar genelde bebeklerinin üşütmemesi ve soğuğa karşı hassas davranırlar. Ama dikkat edilmesi gereken diğer hassas durumda sıcaktır. Soğuk ne kadar çocuğa zararlı ise sıcak da o kadar zar Bebeklerde sıcak alerjisi, Anne babalar genelde bebeklerinin üşütmemesi ve soğuğa karşı hassas davranırlar. Ama dikkat edilmesi gereken diğer hassas durumda sıcaktır. Soğuk ne kadar çocuğa zararlı ise sıcak da o kadar zararlıdır. Sıcak çocuğa daha fazla zarar verir. Bebekteki sıcak alerjisi soğuk kadar önemsenmeli ve dikkat edilmelidir. Çünkü sıcak alerjileri ölüme kadar sebep olmaktadır. Bebeği güneşte çok tutmak, aşırı alın giydirmek, sıcak ortamlarda çok uzun süre bekletmek alerjilere sebep olacaktır. Bebekler ilk doğduklarından sonra belli bir süreye kadar çok hassastırlar. Bu hassaslıklara da anne babanın çok dikkat etmesi gerekmektedir. Bebekler konuşamadıkları ve tepkiler veremedikleri için çok uzun süre ağlamaları durumunda kontrol edilmelidirler.

Sıcak alerjisinin belirtileri;

  • Bebeğin cildinin çok ısınmış ve çok kuru olması
  • Aşırı yüksek ateş
  • Bebeğin ishal olması
  • Uyuşukluk ve bilinç kaybı
  • Çocuk havale geçirmesi

Bu belirtilerin görülmesi halinde çok acil bir şekilde çocuğu doktora götürmek veya acil yardım çağırmak gerekmektedir.  Bu tür sıcak alerjileri çocuğa çok büyük zararlar verecektir. Yapılması gereken sıcak havalar da bebeği bir yere götürüp getirmemek gerekmektedir. Bebekleri çok sıcak havalarda park halindeki aracın içinde bırakılmaması gerekmektedir. Ortamın ısısı bebeğin ölümüne kadar sebep vermektedir. Bebeklerin üzerine giydirileni kıyafetlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Geniş ve hafif giysi giydirmek çocuğun sıcağa karşı alerji kapmasına engel olacaktır. Bebeğin direkt güneş ışınlarıyla teması engellenmelidir. Bebek arabası ile yapılan gezintilerde de bebek arabası da aşırı sıcak olduğunu bilmeniz gerekir. Serin yerlerin tercih edilmesi gerekir. Bebeğin ve çocuğun güneşte en fazla yarım saat kadar oynamasına müsaade verilmelidir. Bebeğin ateşi varsa sıkı giydirilmemeli ve serinletilmelidir. Sıcak alerjisi olan çocukların vücutlarında kızarıklık, kabarcık oluşmaktadır. Bu durumlar için doktora gidilmesi mutlaka şarttır. Hafif şekilde bu yaralar vücudun her yerinde oluşmaya başlar. Daha sonrasında ise yayılmaya hatta kaşınma ile yara olmasına sebep olur. Daha sonrasında ise bu yaralar alerjinin de etkisi ile kalıcı yaralara ve kalıcı izlere sebep olur. Bu tür yaraların aşırı kaşınma ile kanla temas etmesi de çocuğun sağlığının bozulmasına ve ciddi rahatsızlıklara sebep olur.

Bebeklerde Sıcak Alerjisi

Sıcak alerjisi bebeklerde çok ciddi bir problemdir. Bu problem bebekleri bu tür etkilere maruz kalınmaması için anne ve babalara çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Bebeğin güneşle temasında bebekte alerji rahatsızlığının çıkabileceği durumları akıl etmeliler ve bebeğin direk olarak güneşle olan temasını engellemeleri gerekmektedir. Bebeklerdeki sıcak alerjisinin çözümü için doktora gidilmesi şarttır. Teşhis ve tedavi ile bebeğin sağlığı tekrar normale döner ancak ihmal eden durumlarda bebekler de kalıcı sorunlara hatta ölümlere sebep olur.

]]>